İsveç'te Türk Bakan Mehmet Kaplan istifa etti

İsveç'te Türk Bakan Mehmet Kaplan istifa etti
18 Nisan 2016, 17:29

İsveç Şehircilik ve İskan Bakanı Mehmet Kaplan görevinden istifa etti. Kaplan, Türk Sivil Toplum Kuruluşlarının toplantılarına katıldığı için devlet televizyonu başta olmak üzere İsveç medyasının hedefi olmuştu. Kaplan'ın iftar programına katılması bile 'yeraltı örgütüne destek' olarak gösterildi.

İsveç Şehircilik ve İskan Bakanı Mehmet Kaplan, görevinden istifa etti. İstifasını başkent Stockholm'de düzenlediği basın toplantısıyla duyuran Kaplan, 3 Ekim 2014'ten bu yana sürdürdüğü bakanlık görevinden ayrıldı.

İsveç medyasında son günlerde, Türk kökenli Bakan Kaplan'ın yanı sıra Türk sivil toplum kuruluşlarına (STK) ağır suçlamalar yapılıyordu.

İFTAR YEMEĞİNE ''YERALTI FAALİYETİ'' DEDİLER

Devlet televizyonu SVT ve ülkenin önde gelen gazeteleri Aftonbladet ve Expressen dahil olmak üzere İsveç medyasının önemli yayın organları Türk STK'lar için "ırkçı", "faşist", "aşırıcı" ve "yeraltı örgütü" şeklinde tanımlamalar kullanıyordu.

Bakan Kaplan'ın, Tüm Sanayici ve İş Adamları Derneği (TÜMSİAD) tarafından farklı sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinin davet edildiği bir iftardaki fotoğrafları, bazı gazetelerde "Kaplan, yeraltı örgütü üyeleri ile aynı yemekte" başlığı ile yayımlanmıştı.

KUR'AN ETKİNLİĞİ SUÇ OLARAK GÖSTERİLDİ

Kaplan'ın, IGMG tarafından düzenlenen "Maide-i Kur'an" etkinliğindeki fotoğrafı da "Kaplan radikal İslamcıların programında" başlığıyla okurlara yansıtılmıştı.

''DEĞERLERİMDEN TAVİZ VEREMEM''

Mehmet Kaplan yaptığı açıklamada bugüne kadar yaptıklarının arkasında olduğunu ve değerlerinden taviz vermeyeceğini kaydetti.Son günlerde kendisine karşı yöneltilen asılsız suçlama ve saldırılardan ötürü partisinin ve hükümetin zarar görmemesi için istifa etmeye karar verdiğini dile getiren Kaplan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Kökenim ve dini değerlerimden dolayı bana savaş açıldı. Ben ve partim, her zaman ırkçılığa, İslamofobiye, antisemitizme ve aşırılığın her türlüsüne karşı mücadele ettiğimiz halde ben, ırkçı, radikal İslamcı ve başka formlarda gösterilmeye çalışıldım. Hayatım boyunca insan hakları için çalıştım, demokrasiye inandım ve diyalogdan yana tavır aldım."