FETÖ gönüllü CIA ajanı oldu

FETÖ gönüllü CIA ajanı oldu
13 Haziran 2016, 10:50

İstihbarat birimlerinin raporunda, Gülen Örgütü’nün ABD gizli servisi CIA için ‘kendi isteği ile işbirliği ve ajanlık yaptığı’ vurgulanıyor. ABD de çıkarları gereği Gülen ve örgütünü kullanıyor.

Sabah gazetesinin haberine göre, istihbarat birimlerinin hazırladığı 'Fetullah Terör Örgütü' başlıklı raporda, örgütün geçmişi, amacı ve yöntemleri konusunda resmi raporlara ilk kez giren kritik bilgiler yer aldı. Raporda Gülen Örgütü'nün ABD Merkezi Haberalma Teşkilatı'ndaki (CIA) konumu, 'walk-in' tabir edilen 'kendi isteği ile işbirliği ve ajanlık yapma' şeklinde özetlendi. Raporda ABD'nin Ortadoğu ve Türkiye'deki stratejilerine uygun olarak Fetullah Gülen'i ülkesinde himaye ettiği ve Gülen ile örgütünü kullandığı belirtildi.

EL KAİDE GİBİ KÜRESEL ÖRGÜT

Raporda Fetullah Gülen'in, PKK'nın kurucusu ve lideri Abdullah Öcalan'ın Türkiye'ye getirilmesinden bir ay sonra, 21 Mart 1999'da ABD'ye gittiği hatırlatılıyor. FETÖ raporunda Paralel Yapı, ABD'nin Pensilvanya eyaletinden yönetilen, Türkiye'nin ekonomik kaynaklarını kullanan, 165 ülkede yüzlerce kuruluşu, binlerce mensubu ve milyarlarca dolarlık ekonomik gücü olan bir yapı olarak nitelendiriliyor. Raporda FETÖ'nün üye sayısının tam bilinmediği, örgütün gerek üye sayısını, gerekse üyelerinin becerisini olduğundan fazla göstererek güçlü görünmeye çalıştığı belirtilerek şu ifadelere yer veriliyor: "Fetullah Gülen silahlı ayrı bir güç oluşturup devletle savaşmak yerine sinsi bir taktik geliştirmiş ve devlete ait silahları kullanan kişileri yetiştirip yerleştirerek devleti elindeki silahla vurma üzerine planını kurmuştur. Diğer bütün terör örgütlerinden farkı, devlet imkânlarını devlete karşı terör amacıyla kullanma modeli geliştirip başarıyla uygulamasında görülmektedir. ABD'yi kendilerinin yönettiğini ve emirlerine itaat ettirdiğini üyelerine övünerek anlatan örgüt, Türkiye'deki ve dünyadaki üyelerine çok güçlü oldukları görüşünü kabul ettirmiştir. Örgüt üyeleri ABD'yi kendilerinin yönettiğini, bu nedenle hocalarının orada oturduğunu sanmaktadır. Örgüt üyeleri bütün dünyayı bu şekilde kendilerinin yönettiğine inanmaktadır. Gerçekte örgüt küresel emperyal devletlerin çıkarlarına hizmet etmekte, Türkiye düşmanlığı yapmaktadır."

KÂİNAT İMAMLIĞI ÜTOPYASI

Raporda, 17-25 Aralık operasyonu, paralel yapılanmanın despotizmini Türkiye'de egemen hale getirmek üzere anayasayı kaldırmak üzere girişilen darbe planı olarak nitelendiriliyor. Bu girişim, Gülen'in cami vaizliğinden kâinat imamlığına ve dünya hâkimiyetine giden ütopik yolculuğunun son aşaması olarak değerlendiriliyor. Raporda her ülkede örgütlenen ve Afganistan ile Pakistan'daki ana üslerinden yönetilen el Kaide gibi FETÖ'nün de Pensilvanya'daki ana merkezden yönetilen küresel bir örgüt olduğu kaydediliyor. Raporda Türkiye'de iktidar, muhalefet, ordu, cemaatler, STK'lar ve üniversitelerin bu yapılanmanın 40 yıllık gelişim sürecinden sorumlu olduğu da belirtiliyor.

FARKLI İMZALARLA EMEKLİ AYLIĞI ALIYOR

Raporda Fetullah Gülen'in sigorta ve emeklilik kayıtlarıyla ilgili de önemli bilgiler yer alıyor. Buna göre Gülen, SGK'ya birbirinden farklı imzalarla belge sunmuş olmasına rağmen emekli aylığı alıyor. Bir bankanın Erzurum şubesindeki ödeme kayıtlarına göre Gülen'e 1 Şubat 1990'dan itibaren aylık ödenmeye başlandığı ve son olarak 20 Ocak 2015 günü 1313.73 TL maaşı, kardeşi vasıtasıyla İzmir'de bir ATM'den çektiği bilgisi veriliyor. Rapora göre parayı, Gülen'in verdiği vekaletname ile çeken kişi ise kardeşi Seyfullah Gülen. Seyfullah Gülen'in adı, bilindiği üzere Erzurum'da bir kız çocuğuna taciz olayına karışmıştı.

"DOĞUM GÜNÜM 10 KASIM" DİYOR

Raporda Fetullah Gülen'in hayatı, örgütün devlete sızma stratejisinin bilinmeyenleri ve üst düzey yöneticileriyle ilgili de önemli bilgiler yer aldı. Raporda Gülen hakkında şu bilgilere yer verildi: "Fetullah Gülen'in doğum tarihi 27.04.1942 iken nüfus kayıtlarında yılı 1941 olarak düzeltilmiştir. (Vaiz olabilmek için yaşı büyütülerek memur olacak yaşa çıkarılmıştır). Gülen, sohbetlerinde doğum tarihini 10 veya 11 Kasım 1938 olarak açıklamıştır. Bunun sebebi kendini Mehdi olarak gördüğünden Deccal kabul ettiği Mustafa Kemal Atatürk'ün ölüm tarihini kendisine doğum tarihi seçmiştir. (M.F.G.'nin başındaki M harfi, Muhammed'in kısaltmasıdır ve Muhterem- Mesih-Mehdi isimlerini de çağrıştırmaktadır.)"