Avusturya’dan Türkler’e ceza

Avusturya’dan Türkler’e ceza
14 Ağustos 2016, 10:34

Türkiye’ye demokrasi dersi vermeye kalkan Avusturya, darbe girişimi gecesi sonrasında sokaklara çıkıp demokrasiye sahip çıkan Türklere, korna çalmak ve bayrak taşımak gibi gerekçelerle para cezası kesiyor

FETÖ'nün darbe girişiminde bulunduğu 15 Temmuz gecesi Avusturya Büyükelçiliği ve Bregenz Başkonsolosluğu önünde toplanarak darbecileri lanetleyip demokrasiyi sahiplenenlere para cezası kesilmeye başlandı. Ülkede demokrasiye sahip çıkan Türkleri hazmedemeyen Avusturya, ceza keserek kendi hukukunu bile hiçe saydı.

HOŞGÖRÜSÜZLÜK ÖRNEĞİ
Bin euroya kadar varan para cezası, izinsiz gösteri yapmak, bayrak taşımak, korna çalmak ve otomobilin ikaz lambalarının açılması bahanesine sığınılarak kesildi. Günlerdir Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne alınmaması için yoğun çaba gösteren ülkenin bu tutumu hoşgörüsüzlüğe en iyi örnek oldu. Para cezası kesilenlerden biri olan Avrupalı Türk Demokratlar Birliği (UETD) Avusturya Başkanı Cem Aslan, "Ülkede Türklere karşı sindirme ve yıldırma politikası uygulanıyor. Bir miting için 24 saat önce izin alınması gerekiyor. Ancak olağanüstü durumlar karşısında gösteri hakkımız var. Biz kesilen cezalara itiraz edeceğiz" dedi.

"YASAL HAKKIMIZ VAR"
Türkiye'nin Bregenz Başkonsolosluğu, kendilerine ceza ihbarnamesi gönderilen vatandaşların en kısa zamanda Başkonsolosluğun Hukuk Danışmanı ile görüşmeleri çağrısı yaptı. Başkonsolosluk, "Yasal hakları ve cezaya itiraz süreci konusunda hukuki yardım almalarının uygun olacağı düşünülmektedir. Bu konuda ilgili vatandaşlarımıza ivedilikle bilgi verilmesi önemle rica olunur" açıklamasında bulundu.

"BATI'NIN EMPATİ EKSİKLİĞİ HAYRET VERİCİ"
Eski İsveç Dışişleri Bakanı Carl Bildt Project Syndicate'e 12 Ağustos'ta yazdığı "Türkiye'yi Ciddiye Almak" başlıklı makale ile Türkiye'deki darbe sonrası Avrupa'nın tavrını eleştirmeyi sürdürdü. Bildt şunları söyledi: Batı'nın bu travmatik dönemde Türkiye için empati eksikliği hayret verici olmuştur... Türkiye'nin şu anda Gülenistleri iktidardaki konumlarından temizlemeyi denemesine hiç kimse şaşırmamalı. Kendi içinden bir kalkışmayla karşılaşan her devlet aynısını yapacaktır. Elbette ayaklanmanın hemen sonrası baskıdaki istismarları görmezden gelmemeliyiz ancak konuyu yetkililerin eline bırakmalıyız."