Organize işler bunlar

Organize işler bunlar
03 Haziran 2015, 09:36

Başbakan Davutoğlu SABAH'ı ağırladı: Paralel Yapı-HDP işbirliği organize işler... HDP seçmene baskı yapıyor. Ulusalcı Cumhuriyet ise Kandil'in hizmetinde. Seçim sonrasında, yeni anayasa için bütün partilerle konuşuruz ama mutabakat havası yoksa referandum yaparız. HDP barajı geçemezse seçim sonuçlarına razı olmalıdır

Başbakan Ahmet Davutoğlu, 7 Haziran'da yapılacak genel seçimlere sayılı günler kala SABAH'ı Başbakanlık Resmi Konutu'nda ağırlayarak, çarpıcı açıklamalar yaptı. HDP ve Kandil'i destekleyen çevrelerin aynı olduğuna dikkat çeken Davutoğlu, "Burada bir mühendislik, dizayn çabası var. Bunlar organize işler" dedi. AK Parti'nin yeni anayasa ve başkanlık sistemi hedefinin altını çizen Davutoğlu, şu mesajları verdi:

SEÇMENE BASKI: Seçimde kampanya yapmak herkesin hakkı. Ama kampanyanın açık, şeffaf ve izlenebilir olması lazım. 'Kampanya yapmakla', 'baskı yapmak' arasındaki fark şudur: Kampanyada açık bir şekilde halkla iletişim kurarsınız. Baskıda ise kapalı yöntemlerle halkın iradesine ipotek koymaya çalışırsınız. Doğu ve Güneydoğu'da -ki ben bütün illerimize gittim- tabloyu görebiliyorum. Psikolojik baskı çabası var. Van'da çok iyi bir miting yaptık. Van'ın sokakları en az miting kadar kalabalıktı. Hatta resimler çekiyorlar kameralar ile baskı altına alınmaya çalışıldığını hissediyorsunuz. Yine Siirt'te bizim mitingden çıkan 3 genç kıza saldırı oldu. Milletvekili adaylarımız saldırıya uğradı. Muhtarlara dönük baskılar olduğuna dair şikâyetler geliyor.

HDP'NİN BASKILARI: Esas dikkat çekici olan HDP'nin bu baskılarının diğer partilerce, medya kuruluşlarınca göz ardı edilmesi ve gündeme getirilmemesi.

SEÇİM GÜVENLİĞİ: Bütün valilere talimatlar gitti, güvenlik birimlerimiz gerekli tedbirleri alıyor. Bir; seçim kampanyası döneminde baskı yapan kim olursa olsun hukuk devletinin gereği yapılır. İki; seçim gününde kimsenin sandık güvenliği konusunda hiçbir tereddüdü olmamalı. Üç; seçimin neticesi ne olursa olsun herkesin saygı duyması lazım.


SİYASET MÜHENDİSLİĞİ: HDP'nin bir bürosuna bir saldırı olduğunda o gün gündem o oluyor. Ama AK Parti'lilere saldırı olduğunda neredeyse gündeme getirilmemeye çalışılıyor. Çok ciddi bir çifte standart. Ayrıca da bir siyaset mühendisliği... Sadece ulusal ölçekli değil, uluslararası medya da bunu teşvik edici yayınlar yapılıyor. İlk defa bir parti Türkiye'de açıkça destekleniyor.

CUMHURİYET VE KANDİL: Cumhuriyet gazetesi, Kandil'e gidip röportaj yapıyor. Açık bir şekilde Kandil'in mesajını ileten bir pozisyonda. Ulusalcı Cumhuriyet, Kandil'in hizmetinde... Öbür tarafta Paralel medyanın gazetesi HDP'nin reklamını manşetten yapıyor. Doğan medyası da aynı şekilde. Açık bir şekilde çok geniş bir cepheleşme çabası var. Eminim, Kandil'in bu mesajları, baskıları bunların medyada yer alışları milletimiz tarafından cevaplandırılacaktır.

HDP VE PARALEL YAPI: (Kandil'deki Paralel Yapı ile buluşma haberleri ile ilgili soru üzerine) Bu yeni yapılan bir görüşme değil. Aylar önceden başlayan bir irtibatın istihbari bilgileri bizde vardı. Kuzey Irak'ta yürütülen bazı çalışmalar... Sonra zaten HDP Diyarbakır Belediye Başkanı ile yapılan görüşme teyit etti. Şu anda da yaptıkları yayınlardan temas halinde oldukları aşikâr. Ayrıca Paralel'i destekleyen uluslararası çevre ile şu anda HDP'yi destekleyen uluslararası çevre aynı. Burada bir mühendislik, dizayn çabası var. Organize işler bunlar yani. Tek başına işler değil. AK Parti ise tek başına milletle beraber yürüyor, fark bu.

HDP SONUCA RAZI OLMALI: Kampanya başlamadan bir ay kadar önce HDP 'parti' olarak girme kararı aldığında "Onların kararı" dedim. Kimse müdahil olmaz. Ama parti olarak gireceklerse seçimin sonucuna razı olmalılar. Barajın altında kalmaları durumunda bunu tartışma konusu yapmamalılar. Kurallar belli. Bu kuralları maçın ortasında değiştiremeyeceğimize göre bunu tartışmaya açmamaları lazım. Ama şu netice alınırsa meşru, bu netice alınırsa gayrimeşru gibi bir havaya giriliyor.

HEDEF BAŞKANLIK: Hedefimiz yeni anayasayı yapacak çoğunluğa ulaşmak. Bu çoğunluğa ulaştığımızda neler yapacağımızı, hangi çerçevede bir yeni anayasa düşündüğümüzü de yeni Türkiye sözleşmesinde açıkladım. Özgürlükçü ve insan onuruna dayalı bir anayasa olacağını, güçler ayrılığı prensibine dayalı olacağını ve etkin bir yönetim için başkanlık modelini öngöreceğini söyledik.

SİSTEM TIKANDI ARTIK: Hangi sayıda milletvekilimiz olursa olsun oturur bütün partilerle konuşuruz. Ama onlarda bir mutabakat havası yoksa kendi gücümüz yetiyorsa, millet ve sivil toplumla konuşarak referandum gerekiyorsa onu yaparız. Eğer o sayıya ulaşamazsak yine anayasa konusunu gündemde tutmak lazım. Yine bu perspektifte bütün siyasi partilerle sivil toplumla görüşmeleri sürdürmek lazım. Çünkü 12 Eylül Anayasası'nın getirdiği sistemin yürümekte ne kadar zorlandığı aşikar.

MUHALEFETE ÇAĞRI: Artık yeni ve kendi içinde tutarlı bir anayasaya ihtiyaç var. Eğer bu sayıya biz ulaşmışsak, önce istişare ederiz. Bize cevap verirlerse onlarla birlikte bu anayasa değişikliğini yaparız. Değilse kendi yolumuza bakarız. Yok bunun altındaysak, yine bir çağrıda bulunuruz. Buradan da çağrıda bulunmuş olayım. Seçimden sonra bütün siyasi partilerin liderleriyle yeni anayasa etrafında atacağımız adımı konuşmayı planlıyoruz.

AK PARTİ TABANINDA ETKİSİ YOK

Paralel Yapı'nın, bizim tabanda bir etkisi yok. Dolayısıyla şu mitingimize şu kadar adam gelmesini belirleyebilecek kudrette değil. AK Parti tabanı çok kuvvetlidir, sadakati vardır. Ancak diğer partileri konsolide ederek karşımıza çıkarmaya çalışıyorlar. Yeni bir şey üretemiyorlar. Müflis tüccar eski defterleri karıştırırmış ya... Müflis bir hareket. Seçimlerde bir etkileri olmayacaktır.

'YSK BAĞIMSIZ, HÜKÜMETİN EMRİNDE DEĞİL'

"Türkiye'de darbeler olmuştur, vesayet olmuştur ama seçim güvenliği hiç tartışma konusu olmamıştır. Açık bir denetim var. Her şey göz önünde... Bütün partiler her sandıkta müşahit bulunduruyorlar. YSK da hükümetin emrinde değil. Tunceli'de bir miting yapmak istedim. İstediğimiz meydanı YSK vermedi. Gidip de 'Bu meydanda yapacağım' diye de ısrar etmedim. Kazlıçeşme'de HDP yapmak istedi. YSK verdi. Biz 'Niye veriyorsun' diye sormadık. YSK bağımsız çalışan bir üst kurul ve üstünde bir konumda. YSK üzerinde hükümetin bir denetimi olsaydı Tunceli'de istediğimiz yerde yapardık."

'KARARSIZLAR AZALIYOR, AK PARTİ OYLARI ARTIYOR'

"Benim en büyük anketim şu anda kampanya. Birbirleriyle çok çelişkili birbirleriyle farklı şeyleri söyleyen anketler var. Ama kararsızların azalıp AK Parti oyunun arttığı genel bir yaklaşım. Bugün 8 mitingde benim gördüğüm hava artık bir konsolidasyon var. Bu anketlere de yansıyor. Ama ne ölçüde yansıyacak tabii bunu seçimde göreceğiz. Türkiye'de bir sonuç ortaya çıkınca, herkes hesaplıyor. Ben burada başarılı oldum diyor ama tam tutturmak olmuyor. En önemli anket halkla beraber hissettikleriniz. Ben çok güçlü bir coşku ve heyecan hissettim. Bundan da çok memnunum."

"PARALEL'İN YÖNLENDİRME KABİLİYETİ ARTIK KALMADI"

"Bu tür yapılar, on yılların birikimi üzerinde oluşan yapılar. Hemen birkaç hamle ile bütün tesirleri kırıldı demek zor. Ama yönlendirme kabiliyetleri kalmadı. Hukuk devleti dışında herhangi bir iş yapabilme kabiliyetleri kalmadı. KPSS sınavlarını çalmak gibi ya da bir dosyaya şu hâkim değil de bu hâkim tarafından bakılıp istediği neticeyi almak gibi... Bu kabiliyetleri kalmadı. Yargı üzerindeki etkileri yine var ama bürokrasiyi yönlendirebilme kabiliyetleri kalmadı. Bu anlamda tabiri caiz ise bir lif çözülmesi var. Ama tabii tümüyle 'tasfiye oldu' demek bu tür yapılar için çok zor olur. Genellikle bazı unsurlar uyumaya başlar. Veya başka yönlere doğru davranabilirler. Her an teyakkuz halinde olmak lazım. Fakat bunun devletin ve bürokrasinin işleyişinde tereddüt doğuracak hale de dönüşmemesi lazım. Hükümet olarak da devlet olarak da duruma hâkimiz. Devlet işleyişinde herhangi bir olağanüstülük yok. Normal seyir içinde de bu yapıların tümünü etkisiz kılma konusunda da gerekli güce, kabiliyete ve imkânlara sahibiz."