Üçü değil topu gelse bize söker mi?

Üçü değil topu gelse bize söker mi?
04 Haziran 2015, 09:36

Başbakan : Arkalarında üç tane Paralel Yapı var; Biri Pensilvanya paraleli. Biri HDP'nin PKK-Kandil paraleli. Biri CHP'nin DHKP-C paraleli. Üçü değil topu gelse bize söker mi?

Başbakan , İstanbul'da dün yedi ilçede seçim çalışması yaptı. Beykoz, Ataşehir, Ümraniye, Sancaktepe, Kartal, Pendik ve Tuzla'nın yanısıra Yalova'da da vatandaşlara hitap etti. Kral TV ve Kral FM ortak yayınına çıktı. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'a selam gönderen Davutoğlu "Onu hedef alan bizi hedef almıştır. Ona yönelen her tehdit bize yönelmiştir"dedi. Paralel Yapı'ya yönelik "Halktan yetki almadan devlet düzenini yönetmeye kalkarsanız, sivil cuntaya izin verilmez" mesajı verdi. "7 Haziran kritik bir dönemeç. Tek başına iktidar olacağız" diyen Davutoğlu özetle şöyle konuştu:

3 PARALEL BİZE SÖKMEZ: Dışarıdaki ağababaları bunlara "Lobiler, medya patronları, bir takım karanlık çevreler tek tek AK Parti'yi durduramıyorsunuz. Bir araya toplanın. Hep beraber saldırın. Durdurun şunu" diyorlar. Arkalarında da üç Paralel Yapı var: Pensilvanya paraleli. HDP'nin PKK, Kandil paraleli. CHP'nin DHKP-C paraleli. Üçü değil topu gelse bize söker mi?

TEHDİDE PABUÇ BIRAKMAYIZ: 7 Haziran'da eğer HDP barajı geçemezse kan kusturacaklarmış. Kandan, terörden, şiddetten bahsedene biz meydanı bırakır mıyız? HDP'liler milletin huzurunda, milletin kararını beklemeden tehditler savuruyorlar. Biz o tehditlere pabuç bırakır mıyız?

GEZİ'DE NİYET BAŞKAYDI: (Cumhurbaşkanı Erdoğan'la o dönemdeki gezisinde beraber olduğunu ve onun ruh halini çok iyi bildiğini belirterek...) Erdoğan, daha sonra Gezi olaylarında iyi niyetli olarak tepki gösterdiğine inandığı kişileri kabul ederek görüştü. Bu arada bir küçük kıvılcımdan ne kadar büyük bir yangın çıkabileceğinin çok çarpıcı işareti, hepimiz ona dikkat etmeliyiz. İstanbul bizim en büyük hazinemiz. Bütün Körfez petrollerini, doğalgazlarını bize verseler İstanbul'un bir taşına değişmeyiz. İstanbul ile ilgili hepimiz bu kültürün parçası olarak hangi siyasi düşüncede olursak olalım rahatlıkla konuşabilmeliyiz ama böyle bir konuşma ortamı varken, yani bizim taraftan kimse bu olayı göremiyor, yani bir anda Başbakanlık Ofisi'ni basmaya çalışan bir güruh. Yurt dışında olduğum sırada bir tweet üzerinden "Şimdi de Davutoğlu'nun evine saldırıyoruz, oraya yürüyoruz" denilip evimin adresi verildi. Bir anda olay, eleştiri noktasından çıkıp toplu kalkışma haline dönüştü. O anda eleştiriye hazır bir insan olma niteliği ile kamu düzenini sağlamakla sorumlu devlet adamı niteliği arasında bir tercih yapmak gerek.

SİVİL CUNTAYA İZİN YOK: Her ağacın her yaprağı bizim için kıymetli. Bunları konuşabiliriz ama buradan çıkıp bir sivil toplum hareketini bir toplumsal kalkışmaya dönüştüren olursa, o zaman bizim bütün Türkiye'nin düzenini düşünmemiz gerekiyor. Aynı şekilde Paralel Yapı meselesi. Sivil toplum olmazsa demokrasi olmaz ama sivil toplum sivil toplum olmalı. Sivil toplum görünümlü bir faaliyet yapıp daha sonra devlette örgütlenerek devlet içinde kendi örgütleriniz üzerinden yeni bir hiyerarşi oluşturmaya başladığınızda artık sivil toplum değil resmi bir yapıya bürünmek isteyen başka bir tür cuntalaşma faaliyeti haline dönüşür. Halktan yetki almadan ülkeyi yönetmek istiyor. Buradaki sıkıntı bu.

HERKESE YARDIM EDERİZ: (MİT TIR'ları) İşte söylüyorum, Türkmenler'e yardım ettik, ederiz. Yanımızdaki kardeşimize yardım ederiz. Kürtlere yardım ederiz, Araplara ederiz. Çünkü biz Osmanlı torunuyuz, Selçuklu vârisiyiz. Bu seçim sadece Türkiye'nin seçimi değildir. Bu seçim Ortadoğu'nun, Balkanlar'ın, Kafkaslar'ın seçimidir.

HDP'YE VERİLEN HER OY KANDİL'E MERMİ OLUYOR

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Ümraniye ve Yalova mitinglerinde HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'a sert sözlerle yüklendi:

KANDAN BAHSEDİYOR:
(Demirtaş'a) Batı'da cici demokrasiden bahsederler, Doğu'da kandan bahsederler. Allah aşkına kandan bahseden, Kâbe'miz Taksim'dir diyen, Kürtleri, Türkleri temsil edebilir mi? Görünüşte Demirtaş demokrasi oyunu oynuyor ama arkasında verilen oy PKK'ya, Kandil'e mermi oluyor. Çünkü diyor ki Demirtaş, '7 Haziran'da eğer biz barajı geçmezsek kan kusturacaklar'. Kan lafını ağzına alandan barışçı siyaset çıkar mı? Biraz önce haber geldi. Bitlis Ahlat'tan bizim adaylarımız geçerken HDP'liler saldırmış, iki kardeşimizi yaralamışlar.