Doğan'ın 28 Şubat paniği!

Doğan'ın 28 Şubat paniği!
15 Haziran 2015, 11:36

28 Şubat darbesinin sivil ayağına yönelik soruşturma dosyası için bilgi talep edilince, darbeye manşetleriyle destek veren Aydın Doğan hırçınlaştı. Doğan, karanlık ilişkileriyle ilgili mahkemeye hesap vermek yerine, çareyi sağa sola saldırmakta arıyor.

Star - Ankara
Otomobil yedek parçası işi yaparken, Milliyet Gazetesi'ni alarak girdiği medya sektöründe hormonlu büyümesi dikkat çeken Aydın Doğan, geçtiğimiz hafta yaşamını yitiren Erol Simavi'den de apar topar Hürriyet'i almıştı.

28 Şubat 1997'de TSK'daki cunta meraklısı askerlerden aldığı brifinglerle attığı 'Silah bile kullanırız' türü manşetler Refah-Yol hükümetinin sonunu hazırladı.

2001 Ekonomik krizinden sonra Kemal Derviş'i parlatarak DSP'yi parçaladı. Vesayet sistemine olan katkısının ödülünü Dışbank ile alan; POAŞ'ı aldığı fiyatın iki misline yabancılara satan Aydın Doğan, 28 Şubat'tan sonra Türkiye'nin en zenginlerinden oldu.



Bir taraftan Paralel Yapı'nın kendisine tarihi vergi cezası kumpası kurduğundan şikayet ederken, Paralel Yapı o cezayı veren hakimi sahte isimle dinledi ve ceza tahakkuku silindi. Şimdi ise 28 Şubat postmodern darbesindeki rolü nedeniyle savcılık soruşturması yapılmasınının paniğini yaşıyor.

Sadece bilgi istendi, korktu

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 28 Şubat postmodern darbe girişiminin sivil ayağı için 7 kurumdan bilgi talep etti. Başsavcılığın bu yazısı Doğan Medya'yı panikletti. Doğan Grubu yayın organlarında sistematik olarak 28 Şubat sürecinin mağdurlarına yönelik tehditkar yazılar çıkmaya başladı. Başsavcılığın 18 Mayıs 2015'te Terörle Mücadele Şube Müdürlüğüne yazdığı yazıda bazı basın yayın organları ve sendika konfederasyonlarının 1996-1999 yılları arasında Batı Çalışma Grubu ile ilişkisi ve kamudan aldığı ihalelerin araştırılması istenmişti.

Karargah brifingi soruldu

Genelkurmay Başkanlığına yazılan yazıda ise Aydın Doğan, Dinç Bilgin, Ertuğrul Özkök, Uğur Dündar, Derya Sazak, Fikret Bila, Mehmet Yılmaz, Bilal Çetin, Zafer Mutlu, Rauf Tamer, Fatih Altaylı'nın da arasında bulunduğu bazı isimlerin Genelkurmay Başkanlığını ziyaret edip etmedikleri, ettilerse kimi ziyaret ettikleri soruldu. Maliye Bakanlığına gönderilen yazıda da 24 şüpheliyle ilgili mal varlığı araştırması talep edildi. Yazıda özetle, "Hürriyet ve Milliyet Gazetesi, Kanal D Yayın Kuruluşu sahibi olan Aydın Doğan'ın Batı Çalışma Grubu olarak bilinen Silahlı Kuvvetler içindeki yapılanma ile ilişkisi ve bu süreçte kamudan aldığı ihaleler özelleştirmeler araştırılması" talebinde bulunuldu.

Baskıyla haber yazdırıldı

Meclis Darbeleri Araştırma Komisyonu'nun 28 Şubat ve 27 Nisan e bildirilerine yönelik hazırladığı 645 sayfalık raporda, Doğan Medyası başta olmak üzere haberlerin "askeri bakış açısıyla" yazdığı yer aldı. Raporda, dönemi yansıtan haber ve yazılar incelendiğinde; medyanın, askeri yetkililerin mevcut siyasi hükümete karşı olduğundan hareketle 'askerin hassasiyetlerine' destek veren bir duruş sergilediği, bu duruşun gereğini de sosyal bir sorumluluk gibi ifade ettiği görülmüştür" denildi.

Ankara Başsavcılığının "kamudan aldığı ihaleler özelleştirmeler araştırılması" talebi bir kez daha Doğan Medya'nın vesayet kurumlarıyla işbirliği halinde aldığı ihalelere dikkatleri çevirdi. Bunların en başında ise POAŞ ve Dışbank geliyor. İş Bankası, Lapis grubuna sattığı Dışbank'ı, 1994 yılında, Lapis'ten alacağına karşılık geri aldı. Ancak zarardaki bankayı elde tutmak yerine hemen satışa çıkardı. Bankaya, Aydın Doğan talip oldu. Dönemin İş Bankası Yönetimi, 20 Kasım 1994'te Frankfurt İş Bankası kanalı ile libor artı 2 faizle 6 yıl sonra ödemeli 7 milyon dolar kredi verdi. Aynı banka tarafından, 7 yıl vadeli, benzer faizli 11 milyon 468 bin Alman Markı kredi daha sağlandı. Böylece Aydın Doğan, toplam 14 milyon dolar kredi ve ödemeye de 6 yıl sonra başlamak üzere Dışbank'ın sahibi oldu. İş Bankası'ndan Dışbank'a önce 40 milyon, sonra da 50 milyon dolar mevduat yatırılmasıyla da bankanın durumunu toparladı. 1994'te 150 milyon dolar paraya satın alınan banka, 2005 yılında 1 milyar 279 milyon dolara Fortis'e satıldı.

PO'da da aynı isimler var

Dışbank'ın başındaki isimler, sonraki yıllarda Petrol Ofisi'nin satın alınma sürecini de yöneten isimler oldu. 21 temmuz 2000 tarihinde, Petrol Ofisi hisselerinin yüzde 51'i, açılan özelleştirme ihalesinde 1 milyar 260 milyon Dolar bedelle Türkiye İş Bankası ve Doğan Holding'den oluşan ortak girişim grubu tarafından satın alındı. Ağustos 2002'de de grup, Petrol Ofisi'nin devlete ait olan yüzde 25.83 oranındaki hissesini de satın aldı. Aynı yıl Aralık ayında İş-Doğan ve Petrol Ofisi'nin birleşmesiyle iş bankası ile doğan holding eşit olarak Petrol Ofisi'nin yüzde 47.42'sine sahip oldular. Doğan Holding, 2 Eylül 2005'te İş Bankası'nın sahibi bulunduğu ve toplam sermayenin yüzde 44.06'sına karşılık gelen Petrol Ofisi hisse senetlerini 616 milyon dolar karşılığında satın aldı. Aydın Doğan, 13 mart 2006 tarihinde elindeki POAŞ hisselerinin yüzde 34'ünü 1 milyar 54 milyon dolara Avusturyalı omv şirketine peşin olarak sattı.

SEN ÖNCE VUKUATLARINA CEVAP VER

- Mahkemenin şüpheli bulduğu konularda gidip ifade verecek misiniz?

- Binlerce kişiyi fişleyen BÇG'den talimat alan kimdi?

- 28 Şubat darbecilerine manşetlerle destek veren kimdi?

- "28 Şubat'ta İslamcı hükümetin yıkılmasında medya grubumun büyük katkısı oldu" ne demek?

- Dilinize doladığınız BMC ihalesi canlı yayında şeffaf bir şekilde yapıldı. Siz veya otomotivci hısımlarınız niye girmediniz o ihaleye? Çünkü aylardır atıl, binlerce çalışanı boş duran bir kurumdu BMC.

- Sancak grubu, medya sektörüne girmeden, Doğan Grubu'nun yayınlarında da görüldüğü gibi servet sıralamasında ilk 20'ye giriyordu. Şimdi ise yani medyaya girdikten sonra ilk 100'e bile giremiyor.

- Aydın Doğan da kendi servet&medya ilişkileri konusunda aynı analizi yapabilir mi?

PARALEL DAYANIŞMA


Halkalı Vergi Dairesi; 2009 Mart ayında; Doğan Yayın Holding'in 826 milyonluk vergi kaçırdığını raporladı, İstanbul 6. Vergi Mahkemesi'nde Doğan'ın yargılanması gündeme gelince Paralel Yapı polis müdürü Ali Fuat Yılmazer, söz konusu mahkemenin başkanı Hakim Hasan Erdem'i, sahte isimle dinlemeye aldı. İlk duruşmada hakim, Doğan'ın vergi kaçakçılığı davasında vergi tahakkukunu sildi. Hakim hakkındaki dinleme kararı ve davanın izine UYAP'ta hiç rastlanmadı.

Koalisyon için krizi erken bitirdi

Hürriyet Gazetesi, Yunanistan'ın başkenti Atina'ya muhabir yollayarak tarihin en derin ekonomik krizini yaşayan Avrupa Birliği'nden atılmanın eşiğine gelen ülkedeki refah ve huzuru "Böyle krize can kurban" haberiyle okura sundu. Tarihin en derin ekonomik kriziyle boğuşan Yunanistan'da ekonomik kriz olmadığını öne süren Hürriyet Gazetesi, kafelerin doluluğunu gösterge sundu.

Siyaset sayfaları koalisyon hükümetlerine övgüyle geçen Hürriyet, gerçek haberlerde halkın pazar sonrası kalan sebze meyveleri almak için yarıştığı ve koalisyonun yönettiği Yunanistan'ı ucuzluk ve insanların refah içinde yaşadığı ülke olarak gösterdi. Hürriyet'te dün yayınlanan "Böyle krize can kurban" başlıklı haberde Yunanistan, Avrupa'dan borç alarak yaşamını sürdüren bir ülke olarak değil ucuzluğu ve krizin uğramadığı eğlence mekanlarıyla dolu bir tatil yeri olarak anlatıldı. Türkiye'de de koalisyon peşinde koşan Hürriyet, Çipras tarafından koalisyonla yönetilen Yunanistan için şu ifadeleri kullanması dikkat çekti, "Akşam özellikle de gece saatlerinde bütün kafeler, restorantlar tıklım tıklım dolu. Böyle krize can kurban."