Yiğit Bulut'tan TÜSİAD'a sert tepki: Bu demokrasi olmaz, paratokrasi olur

Yiğit Bulut'tan TÜSİAD'a sert tepki: Bu demokrasi olmaz, paratokrasi olur
17 Haziran 2015, 12:00

Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Yiğit Bulut, TÜSİAD'ın, koalisyon çalışmaları sırasında siyasi partileri ziyaret etmesine sert tepki gösterdi.

TRT Haber TV'de Hasan Kurtulmuş'un sunduğu Derin Analiz programında Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Yiğit Bulut, TÜSİAD'ın siyasi partileri ziyaret etmesini yorumladı.

"Cumhurbaşkanı'yla görüşmem" diyenlerin, TÜSİAD'ı kapıda karşıladığını belirten Yiğit Bulut, söz konusu derneğin, Kanarya Severler Derneği'nden hukuki olarak bir farkı olmadığını, parası olanların üye olduğu bir dernek olduğunu söyledi.

Siyasi partilerin daha birbiriyle görüşmeye başlamadan TÜSİAD'ın ziyaretlerini, rol kapma çabası ve eski Türkiye'ye dönme arzusu içinde olanların davranışı olarak niteleyen Bulut, "Kurulan dernekler içinde bir tanesi, sadece parası olanlar tarafından kuruldu diye siyasi aktörlere karışmaya hak kazanırsa, o rejimin adı demokrasi değil "paratokrasi" olur. Ülke, parası olanların yönettiği bir ülke haline gelir" ifadelerini kullandı.

Yiğit Bulut konuyla ilgili şunları söyledi:

Daha partiler birbiriyle görüşmeden, eski Türkiye özlemiyle rol kapmaya çalışanlar, kurdukları dernekler vasıtasıyla partilerle görüşme yapıyorlar. Bakın TOBB'un görüşmesini anlarım. Çünkü Türkiye Odalar Borsalar Birliği'dir, Türkiye'deki ticaret ve sanayi odalarını temsil eder, tabana yaygın bir kuruluştur.

ROL KAPMAYA ÇALIŞIYORLAR

Ama hukuken Kanarya Severler Derneği'nden farkı olmayan bir derneğin veya hukuken Plastik Topları Koruyalım Derneği'nden farkı olmayan bir derneğin, daha partiler birbiriyle görüşmeden bu işlerin içine girip görüşme yapmaya başlaması birçoğumuza, eski Türkiye'ye dönme arzusunda olanların nasıl rol kapmaya çalıştığını gösterme açısından çok önemli.

SABIRLA BEKLENMESİ GEREKEN BİR SÜREÇ

Partiler birbiriyle görüşürler, Cumhurbaşkanı parti liderleriyle görüşür, bütün bunlar yasal süre içerisinde herkesin sabırla beklemesi gereken süreçtir. Ki, Sayın Cumhurbaşkanımız ilk günden itibaren hep aynı şeyi söyledi. Herkes sağduyulu olmak zorundadır, herkes Türkiye için risk almak zorundadır, herkes elini taşın altına koymak zorundadır ve bu ülkeyi hükümetsiz bırakmayacak şekilde herkes birbiriyle görüşmelidir. Ve bir hükümet kurulana kadar da Sayın Cumhurbaşkanımız, Cumhurbaşkanı olarak üstüne düşen bütün görev ve yükümlülükleri yerine getireceğini ilk günden söyledi.

OY PUSULASINDA TÜSİAD YOKTU


Şimdi, yüzde 52'yle seçilmiş bir cumhurbaşkanı var. Aynı zamanda en güçlü siyasi aktör. Arkasından, yüzde 41'le gelen bir siyasi parti var. Arkasından yüzde 25'le gelen, arkasından yüzde 16'yle gelen, arkasından yüzde 13'le gelen siyasi partiler var. Yani 5 aktör var şu anda Türk siyasi denkleminde. Bunların haricinde benim bildiğim bir siyasi aktör yok. Bunların haricinde seçime girmiş bir dernek yok. Oy pusulasında TÜSİAD diye damga vuracağımız bir kutucuk yok.

"BEN CUMHURBAŞKANI'YLA GÖRÜŞMEM" DİYENLER TÜSİAD'I KAPIDA KARŞILIYOR''

Onun için, "ben Cumhurbaşkanı'yla görüşmem, benim Cumhurbaşkanı'yla görüşecek bir şeyim yok" diyenlerin TÜSİAD'ı kapıda karşılayarak ne görüştüklerini ben bir vatandaş olarak yadırgıyorum. Ve bunu da tarihe not düşmek istiyorum.

Ülkenin, yüzde 52'yle seçilmiş cumhurbaşkanıyla görüşmüyorsunuz. Sizin aldığınız oyun ikinci partiye göre 2 katından fazla, üçüncü partiye göre 3 katından fazla, dördüncü partiye göre 4 katından fazla. Ve siz buna rağmen yüzde 52'yle seçilmiş cumhurbaşkanı hakkında "görüşmem" diye açıklama yapıyorsunuz, arkasından siyasi ve hukuki olarak "Yamalı Lastikler Patlamasın Derneği"nden farkı olmayan bir dernekle görüşerek bir koalisyon pazarlığı yapıyorsunuz. Bunu tarih not düşecektir.

BU DEMOKRASİ OLMAZ, PARATOKRASİ OLUR

Tekrar ediyorum, TOBB'la görüşmenizi anlarım. Bunun en etik şekli, partiler arası görüşme bittikten sonra sivil toplumla görüşmenin başlamasıdır. Daha partiler birbiriyle görüşmeden TÜSİAD'ın öne çıkarak rol kapmaya çalışması, eski Türkiye'yle yeni Türkiye'nin farkını herkese anlatması açısından çok önemli bir gerçektir. Eski aktörlerin nasıl rol kapmaya çalıştığını gösteren bir örnektir bu.

Kurulan dernekler içinde bir tanesi, sadece parası olanlar tarafından kuruldu diye siyasi aktörlere karışmaya hak kazanırsa, o rejimin adı demokrasi değil "paratokrasi" olur. Ülke, parası olanların yönettiği bir ülke haline gelir.

star.com.tr