Hanefi Avcı: Paralel yapı bitmek mecburiyetindedir

Hanefi Avcı: Paralel yapı bitmek mecburiyetindedir
22 Haziran 2015, 12:08

Eski Emniyet Müdürü Hanefi Avcı, 'paralel yapı'nın bu ülkede bitmek zorunda olduğunu belirterek, "Kendi bitmediği zaman bu devlet olmayacağına göre mutlaka bitecektir. Zaten geriye gidiş de başlamıştır" dedi.

İHA
'Devrimci Karargah' örgütüne yardım ettiği iddiasıyla görevi başındayken 2010 yılında tutuklanan, Anayasa Mahkemesi'nin hak ihlali tespiti ile daha sonra tahliye olan eski Eskişehir Emniyet Müdürü Hanefi Avcı, Mersin'de bir kitapçıda düzenlenen imza gününde kitaplarını imzaladı. Avcı, Forum AVM'deki etkinlikte, 'Cemaat'in İflası' adlı kitabını okuyucuları için imzalarken, aynı zamanda Mersin'deki paralel yapı mağduru polis ve iş adamlarıyla da sohbet etme fırsatı buldu.

"SEÇİMLERDE BELİRLEYİCİ UNSUR OLAMADILAR"
Burada gazetecilerin sorularını yanıtlayan Avcı, 'paralel yapının 7 Haziran seçimlerine etkisi' ile ilgili bir soruya şu yanıtı verdi: "Paralel yapı bu seçimlerde gayret göstermiştir ama ortaya çıkan sonuçta etkili olduklarını sanmıyorum. Türkiye'de bu kadar büyük ölçekte siyasete etki edecek oy anlamında güçleri olmadığı ortaya çıktı. En ciddi şekilde destekledikleri hiçbir aday kazanamadı. İstanbul'un yarısında bile 1 milletvekili çıkaracak potansiyelleri yok. Bunlar sadece devlette işgal ettikleri belli köşe taşlarının verdiği güçle, devletin olanaklarıyla elde ettikleri bilgilerle ve yaptıkları kumpaslarla etkin oldular. Yoksa kitlesel güç olarak bir güçleri yok. Kitlesel olarak siyaseti dizayn edecek bir güçleri olmadığı açığa çıktı. O açıdan çok etkili olamadılar ama onlar gayret göstermişlerdir. Bugün iktidarla olan mücadelelerinden dolayı onları sıkıntıya sokacak her yerde oy kullanmışlardır. Ama çok belirleyici olduklarını sanmıyorum."

"PARALEL YAPI GEÇMİŞTE 3 PARTİYE DE TUZAK KURDU"
Hanefi Avcı, ortaya çıkan siyasi tablo sonrası paralel yapı ile mücadelenin herhangi bir şekilde sekteye uğramayacağını ve bununla mücadelenin devam edeceğine inandığını belirterek, "Çünkü AK Parti'nin paralel yapıya destek olduğu zamanlarda bile hem CHP hem de MHP, bu cemaatten zarar gören, buna tavır alan ve bu yapılanmanın yanlış olduğunu söyleyen insanlardır. Yine HDP de bu yanlışları gören ve yaşayan partilerdir. Bu açıdan bu 3 parti de cemaatin ne olduğunu biliyorlar, paralel yapının ne olduğunu biliyorlar. Devleti koruma noktasında kesinlikle karşı çıkacak partilerdir. Ama seçim döneminde siyasi mücadele devam ettiği için, AK Parti ile siyasi mücadele içinde olduklarından dolayı belki paralel yapı ile mücadelede sessiz kalmışlardır, AK Parti'nin politikalarını savunmamak adına hareket etmişlerdir. Yoksa ister tek başına iktidar olsun, ister koalisyon olsun bu konuda geri adım atacaklarını sanmıyorum. Hatta Türkiye'deki hiçbir siyasi yapının bu konuda geri adım atacaklarını sanmıyorum. Çünkü bu o siyasi yapıların kendi varlıklarına aykırıdır. Siyasi partiler ne düşünür? Halkın oyu ile iktidara gelmeyi düşünür. Ama paralel yapı, içeriye girip devletin kurumlarını ele geçirmek suretiyle yönetmeye kalkar. Hepimiz biliyoruz ki, geçmiş dönemde her 3 partiye de tuzak kurdu. CHP'ye, MHP'ye tuzak kurdu bu yapı. Bunları dizayn etmeye kalktı ve en sonunda AK Parti'ye bu tuzağı kurdu. O açıdan Türkiye'deki siyasi partiler paralel yapıya destek veremez, vermemeli" diye konuştu.

"CEMAATTE GERİYE GİDİŞ BAŞLADI"

Gazetecilerin, 'Cemaat'in İflası' adlı kitabın ismine vurgu yaparak 'cemaat gerçekten bitti mi?' şeklindeki sorusunu da yanıtlayan Avcı, şöyle devam etti: "Buradaki kastedilen 'cemaatin iflası' kelimesi sadece mecazi bir anlam ifade ediyor. Aslında bunların fiili varlıkları yok oldu, güçleri bitti manasında değil. Tersine güçleri ve varlıkları var, hala bu topluma sıkıntı yaratabilirler, bu devlete sorun yaratabilirler. Ben bu duyarlılığı sağlamak için yazdım. Ama genel manada bitmek mecburiyetindedir. Kendi bitmediği zaman bu devlet olmayacağına göre mutlaka bitecektir. Zaten geriye gidiş de başlamıştır. Mühim olan onun bu halini görmek, bu yanlışın farkında olmak, bulunduğu hareketlerin, suç içeren davranışlarının varlığının farkına varmak ve bunun suç olduğunu görmek önemlidir. Toplum bunu gördü. En son gören hükümet oldu. Bu görüldükten sonra gerisi kolaydır. Bir defa bir şeyi yanlış olarak görür ve tanımlarsanız onunla mücadele etmek kolaydır. Eninde sonunda bu devletin içerisinden ellerini çekeceklerdir."