TMMOB’un aldığı haraçla her yıl bir saray yapılır

TMMOB’un aldığı haraçla her yıl bir saray yapılır
01 Temmuz 2015, 11:33

Mesleki sorunları bir yana bırakıp, üyelerini Deli Dumrul haraçları ile soyan ve kaynaklarını terör yandaşlarına aktardığı iddia edilen TMMOB’un bir yılda elde ettiği parayla, her sene Cumhurbaşkanı Sarayı gibi bir yapının inşa edilebileceği belirtiliyor.

AK Parti Ankara Milletvekili ve 24. Dönem TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu Sözcüsü Mimar Tülay Selamoğlu, TMMOB'un üyelerinden aldığı aidatlar ve mega projelerden aldığı haraçlarla her yıl bir cumhurbaşkanlığı sarayı yapılabileceğini belirterek, "1 katrilyonu aşan bu paralar nereye gidiyor. Meslek mensupları için yaptıkları hiçbir şey yok. Mimarlık ve mühendisliğin gelişmesi için oluşturdukları hiçbir proje yok. İşleri güçleri sol örgütlerle el ele verip meydan meydan gezerek milli projeleri protesto etmek. TMMOB'a mahkûm olan bütün mimar ve mühendislerin bunları sorgulaması ve tepkilerini dile getirmesi gerekiyor" dedi.

TMMOB'UN YILLIK GELİRİYLE HER YIL BİR SARAY YAPILIR

- TMMOB'un kamuoyunun bilmediği gelirleri var mı?

- TMMOB, devletten bile neredeyse daha fazla vergi toplar, çok ciddi bir nakit geliri var. Bina yapıyorsunuz diyelim, yaptığınız proje bedelinin yüzde ikisini makine mühendisleri odasına, yüzde ikisini elektrik mühendisleri odasına, yüzde ikisini mimarlar odasına verirsiniz vs. Bu yaptıkları bir nevi haraç gibidir. Her yerden her şekilde, her imzadan para alır. Bu kadar paranın nereye harcandığı ise bilinmez. TMMOB'un topladığı yıllık parayla her yıl devasa bir saray yapılır.

DEVLETİN DE ÜZERİNDE GÜÇ HALİNE GELMİŞLER


- Bütün bu vesayet yapısı nasıl oluşturulmuş ve dünyanın farklı ülkelerinde de meslek kuruluşları bu şekilde bir vesayet odağı olarak mı örgütleniyor?

- Kanuna göre şube açma kararını TMMOB merkez yönetimi veriyor. İstediği şubenin açılmasına onay veriyor, istemediğini de neden bile göstermeden reddediyor. Meslek mensupları, okullarından mezun olunca bu odalara üye olmak zorunda, aylık aidat ödemek zorunda. Gönüllülük esasına göre değil, zorunluluk olarak mimar ve mühendisler aidat veriyorlar. Bu odalar devletin üstünde bir güç haline gelmişler. Düşünebiliyor musunuz, okulunuzu başarıyla bitirip diplomanızı almışsınız, mimarsınız ama büro açma iznini Mimarlar Odası'ndan almak zorundasınız. Eğer izin vermezlerse başvurabileceğiniz herhangi bir merci yoktur. Bütün mimar ve mühendisleri kontrol altında tutan tam bir diktatörlük kurmuşlar. Dünyanın hiçbir ülkesinde böyle bir uygulama yoktur. Burada ülkemizin ilerlemesini ve bağımsız olmasını istemeyen odaklar böylesine çeşitli vesayet yapılanmalarını kurdurarak sopa olarak kullanıyorlar.

ÜST AKLIN KONTROLÜNDELER

- Devletin kurumlarına, Cumhurbaşkanına ve başbakana savaş açacak kadar şımarmış olan bu yapılara dışarıdan destek veriliyor mu?

- Gezi olaylarında öğrencilere her gün para verecek kadar güçlüler. Almanya menşeili Konrad Adenauer Stiftung Derneği ile bunların iş birliği içerisinde olduklarına dair çok ciddi duyumlar alıyoruz. Bu yapıların içinde üst akılla çalışanlar var. Bu yapının halka çok iyi anlatılması gerekiyor. Özellikle mimar ve mühendislere çok iyi anlatılması gerekiyor. Çünkü tüm mimar ve mühendisleri meslekten men cezasıyla susturmak istiyorlar. Aykırı olanlara hemen soruşturma açıyorlar. Kamuoyu sanıyor ki; bütün mimar ve mühendisler bunlar gibi düşünüyor. Halbuki Üst Aklın kontrolünde olan bu yapı tüm mimar ve mühendisleri susturarak, kontrol ederek topraklarımızı yabancı güçler adına parsellemeye çalışıyorlar. Topraklarımızı yabancı güçler bu yapılar eliyle kontrol altında tutmak istiyor.

CAMİYLE SAVAŞIYORLAR

- Cumhurbaşkanına ve Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne yönelik yapılan karalama kampanyalarıyla neyi hedefliyorlar?

- Bu algı operasyonlarına devam edecekler. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi içerisinde yıllardır on iki tane devlet lojmanı vardı. Orada onlarca yıldır bu ülkenin çalışanları kaldı. Hiç kimse 'ruhsatlı mı', 'değil mi' diye sorgulamadı. 12 lojman yıkılıp onların yerine cami ve kütüphane yapılınca kıyamet koptu. Bizimle savaşmıyorlar, camiyle savaşıyorlar, oradaki en büyük nefret camiyedir.

ÇANKAYA, MİLİTER BİR ZİHNİYETİN SEMBOLÜYDÜ

Çankaya Köşkü'ne sıradan bir vatandaşın girmesi mümkün değil, ama Külliye'de cami açıldığı andan itibaren Külliye'ye giriş serbest olacak ve Külliye içinde bulunan Türkiye'nin en büyük kütüphanelerinden biri olan kütüphaneye erişim yirmi dört saat açık olacak. Vatandaşlar istedikleri saatte o kütüphaneye gidip çalışabilecekler ve araştırma yapabilecekler. Bundan sonra kim başkan olursa olsun millete Cumhurbaşkanlığı'nın kapıları sonuna kadar açılmıştır. Cumhurbaşkanlığı Çankaya Köşkü'nde olduğu cumhurdan kopuk bir yapıda olmayacak. Külliye'de askeri tabur yok ama Çankaya Köşkü'nde tabur vardı. Çankaya militer bir zihniyetin sembolüdür. Yeni Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ise cumhurun sembolüdür.

TAYYİP ERDOĞAN GİBİ ÇALIŞKAN BİR CUMHURBAŞKANINA 5 ÇANKAYA KÖŞKÜ BİLE YETMEZDİ


- Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nin büyüklüğü ile ilgili eleştirileri nasıl değerlendiriyorsunuz?

- Aydın Doğan'ın evi Çankaya Köşkü'nden büyüktür, Koç'un evi Çankaya Köşkü'nden büyüktür. Tayyip Bey köşke çıktığında, günde üç tane yurt dışından heyet geliyordu. Çankaya Köşkü'ne sadece bir heyet bile sığamıyordu, lavaboda bile kuyruk oluyordu. Ahmet Necdet Sezer gibi bir Cumhurbaşkanı'na Çankaya Köşkü fazla bile geliyordu; çünkü 7 yıl boyunca Sezer, sadece üç tane yabancı heyet kabul etmiş ve iki kez de yurtdışına çıkmış bir Cumhurbaşkanı'ydı. Tayyip Bey ise sıradanın dışında bir Cumhurbaşkanı. Gece-gündüz durmadan çalışıyor, yabancı heyetlerin biri gidiyor, biri geliyor. Günlük bazen üç dört heyetin birden geldiği oluyor. Böyle bir Cumhurbaşkanı'na beş tane Çankaya Köşkü bile yetmezdi; çünkü her gelen heyette yüzlerce insan var ve bu insanların ihtiyaçlarının karşılanması gerekiyor bunun için bugünkü Cumhurbaşkanlığı Külliyesi şart olmuştu.

ODALARDA SALTANAT SİSTEMİ KURMUŞLAR

- TMMOB'da yıllardır marjinal sol bir yönetim anlayışı yer alıyor. Bu tür odalarda neden demokratik ve çoğulcu bir görünüm yok?

- İyi mühendislik ve mimarlık yapmak istemek ya da ülkenin mimarisini ve mühendislik seviyesini geliştirmeye çalışmak başka bir şeydir, devlete hainlik yapmak başka bir şeydir. Bunlar satılmış adamlar, bir şeyler için ruhlarını satmışlar. Bu insanlar beyni olan insanlar değil ki; yönetilen insanlar. Bu odalarda babadan oğula geçen bir saltanat sistemi kurmuşlar. Kısır döngü içerisinde devam eden bir seçim sistemleri var, denetleme kurulu yönetimi seçiyor, yönetim kurulu da denetleme kurulunu seçiyor. Kanun da bu şekilde düzenlenmiş. Bu durumda marjinal sol yapılanma saltanat gibi devam ettiriliyor bu yapılarda.

Yeniakit