“Hırsızlık babadan evlada geçer” sözü sana aitti değil mi Kılıçdaroğlu?”

“Hırsızlık babadan evlada geçer” sözü sana aitti değil mi Kılıçdaroğlu?”
12 Temmuz 2015, 13:54

Yeni Akit yazarı Hasan Karakaya bugünkü yazısında CHP lideri Kılıçdaroğlu ve kızı Zeynep’i hedef aldı. Kılıçdaroğlu’nun sık sık kullandığı “Hırsızlık babadan evlada geçer” sözü ile vuran Karakaya, CHP lideri ve kızına bazı çarpıcı sorular yöneltti.

İŞTE HASAN KARAKAYA'NIN BUGÜNKÜ YAZISINDAN BAZI BAŞLIKLAR

Zeynep'in ı... Hırsızlık, babadan evlâda geçer!


Öncelikle, "gazetelere yansıyan 2 haber" ve bir "son gelişme"den söz edeyim.
İlk haber, Cumhuriyet'ten... "Rezidans avukatlığı"na soyunulan haber şöyle:
"Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi, servetini açıkladı: Varlıklıyım!"
Meğer, Battal Bey; "Belediye Başkanı" olmadan önce "müteahhit"miş de,"1400 daire" yaptırmış da!..
Bu binalardan bir kısmını da, "çocuklarına" ve "ikinci eşi olan Gamze Akkuş İlgezdi"ye hediye etmişmiş de!..
Pardon, pardon!..
Gamze Hanım; "Battal Bey'in ikinci eşi mi, yoksa üçüncü eşi mi?"
Her neyse!..
Atalarımız demiş ya; "Zenginin malı,
Züğürdün çenesini yorarmış!"
Çenemizi yormaktansa, soralım;
"Rezidans Kraliçesi" olarak anılmaya başlayan Gamze Hanım'a "Hediye"edilen "16 lüks daire"yi bir kenara koyalım da, "sadece 3 rezidans" için ödemeniz gereken "450 bin liralık intikal vergisi"ni niçin ödemediniz?..
Eğer varsa;
"Boşandığınız birinci ve ikinci eşlerinize de rezidanslar hediye ettiniz mi?"
Gelelim ikinci habere...
Bu haber de, önceki günkü, "Zeynep'in Sözcülüğü"ne soyunan Sözcügazetesinden!..
Zeynep Hanım, Sözcü'ye demiş ki;
"O evi babamın desteğiyle ve kendi birikmiş paramla aldım."
Merak ettim; "Parasını nerede biriktirmiş?"
"Ekinciler Holding'ten aldığı maaşı"(!) mı biriktirmiş yoksa "Vakıfbank'taki maaşı"nı mı?.. Ya da; "40 yıl çalışıp Ankara'da 150 bin liralık, Kadıköy'de 100 bin liralık daire alabilen(!) babasının desteği" ile mi almış o lüks daireyi?

KEMAL BEY'DEN PARALEL SÖYLEMİ

Ve son gelişme...
CHP Genel Müdürü Bay , önceki akşam CHP Ümraniye İlçe Başkanlığı'nın Alemdağ Caddesi'nde düzenlediği "iftar"a katılmış ve bir gazetecinin; "Kızınızın Buz Rezidans'taki dairesi ile ilgili iddialara ne diyeceksiniz?" sorusuna, şöyle cevap vermiş:
"Kızıma haram yememesini öğrettim. Kul hakkı yememesini öğrettim. Onlar bunu gayet iyi biliyorlar. Hepsi onurlular, pırıl pırıl insanlar. Onlarla gurur duyuyorum, onur duyuyorum. Onlar alın teriyle kazandılar. Kul hakkı yemediler, hırsızlık yapmadılar. Onları seviyorum. Onlarla her zaman övünç duyuyorum."
Yapmayın be Kemal Bey!..
Bize "Paralel numaraları" yapma!..
Tamam, "Paralel'le ittifak" yaptın, onların "montaj tape"lerini Meclis kürsülerinden okudun ama, "Paralel numaraları"nı kimseye yutturamazsın!..
Paralelciler de öyle der ya;
"Haram yemedik!.. Boğazımızdan haram lokma geçmedi!.. Biz, tüyü bitmemiş yetimlerin hakkını savunduk!.. Anamızdan helâl süt emdik!"
Ama, manzara ortada:
"Cemaatin saftorikleri"nden toplanan "himmet paraları"nı çantasına doldurup, "1 milyon doları Kıbrıs'taki kumarhanelerde kaybeden" insan,"Samanyolu Televizyonu'nda yönetici ve mali müşavir" idi!..
"Köpük partileri" düzenleyen ve "Playboy kızları" ile fotoğraf çektiren, yine onlardandı!..
Ama, lâfa gelince; "Haram yemedik!"
Asıl sorulması gereken şu: "Boğazınızdan bir tek helâl lokma geçti mi?"
Bütün bunlar ortadayken, Bay Kılıçdaroğlu'nun, "Paralel numaraları" çekip de; "Ben kızıma haram yememeyi öğrettim!.. Kul hakkı yememeyi öğrettim" sözleri; bir kulağımızdan girer, diğer kulağımızdan çıkar!..
Siz bari böyle konuşmayın Kemal Bey!.. Zira, "helâl-haram" meselesini ağzına alacak "en son kişi" sizsiniz!..
Biz; "SSK'yı 5 milyar dolar zarara uğrattığınız" için sizi de çok iyi biliyoruz,"kızınız Zeynep"i, oğlunuz Kerem'i ve "torununuz Duru Nadir"i de çok iyi biliyoruz!..

AİLE BOYU SİGORTA ÜÇKÂĞIDI!

Ne dersiniz;
"Buz Rezidans'ta lüks dairesi" olan Zeynep'ten başlayalım mı?..
l Efendim, 6 Eylül 2010 tarihli yazımda demiştim ki;
Vakit'in o günlerde gündeme getirdiği en önemli olaylardan biri de;"İktidara geldiğimizde soymayacağız, soydurmayacağız" diyen ama bizzat kendisi, "SSK'daki soygun"dan dolayı "yargılanacak" iken "Rahşan Affı" ile kurtulan Kemal Kılıçdaroğlu'nun; "aile boyu sigorta üçkâğıdı" yaptığını ortaya koyan haberimizdi.
Çünkü Kılıçdaroğlu'nun;
14 yaşındaki oğlu Kerem ve 10 aylık torunu Duru'nun ardından, kızlarıAzime Aslı ve 'nun da usulsüz yollardan sigortalı yapıldığını gözler önüne sermiştik!..
Hem de, "iddia" olarak değil, "belge"leriyle!..
Vakit'in ulaştığı SSK dökümlerine göre Kılıçdaroğlu'nun, Ankara'da yaşayan ve o tarihte lise öğrencisi olan küçük kızı 1979 doğumlu Zeynep Kılıçdaroğlu ve büyük kızı 1976 doğumlu Azime Aslı Nadir Kılıçdaroğlu, üstelik okullarının devam ettiği bir dönemde, merkezi İstanbul'da bulunanEkinciler Holding bünyesinde çalışıyor gösterilip, birer aylığına sigortaettirilmiş!
Ne enteresandır ki;
"Sigorta yapan adres" hep aynı!..
Evet, "Ekinciler Holding!"
Kılıçdaroğlu'nun oğlu Kerem de, kızları Zeynep ve Aslı da, "Ankara'da oturmalarına" rağmen merkezi İstanbul'da bulunan "Ekinciler Holding'te çalışıyor" gösterilip, "sigorta" ettirilmiş!..
Ve yine, ne "tesadüf"(!)tür ki;
Her üçü de, "birer ay çalışmış"(!)lar!

PARALI AMA BURSLU!

Devam edelim...
l "Ekinciler Holding'ten sigortalı" olarak "lise"yi bitiren Zeynep kızımız, artık "üniversiteli"dir.
Ama nerede ve nasıl?..
Tarih 18 Eylül 2010... O günkü Vakit'te şöyle bir haber var:
"Kemal Kılıçdaroğlu'nun kızı Zeynep Kılıçdaroğlu, Ankara'da Köksal Toptan Anadolu Lisesi'ni bitirdikten sonra İstanbul'da paralı eğitim veren Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni kazandı. Ancak Kılıçdaroğlu ailesi, yaklaşık yıllık 20 bin TL olan ücreti ödemedi. Çünkü Bilgi Üniversitesi, Tuncelili Zafer Mutlu'nun babası Latif Mutlu'ya ait... Yani Zeynep'i Tuncelili Mutlu ailesi okuttu."
Latif Mutlu, Zeynep'e; acaba "kara kaşı, kara gözü" için mi "burs" verdi, yoksa "Tuncelili dayanışması" olsun diye mi?..

BANKAYA AMA SINAVSIZ!

Her neyse... Devam edelim...
l Zeynep Kılıçdaroğlu, "üniversite"yi de bitirmiştir... Artık "iş hayatı"na atılacaktır
Gerisini, 18 Mart 2009 tarihli Vakit'ten okuyalım: "Kemal Kılıçdaroğlu'nun küçük kızı Zeynep Kılıçdaroğlu'nun, 2007 yılında Türkiye'nin en önemli kamu bankalarından birisi olan Vakıfbank'ın hukuk müşavirliğinde sınavsız işe başladığı öğrenildi. Avukat Zeynep Kılıçdaroğlu'nun en büyük kamu bankalarından olan Vakıfbank'ta, genel müdürün tensibiyle işe alındığı belirlendi. Zeynep Kılıçdaroğlu şu anda Vakıfbank Hukuk Müşavirliği'nin İstanbul Şişli'deki bürosunda çalışmaya devam ediyor."
Gördüğünüz gibi;
Zeynep kızımız "sınavsız" da olsa "Vakıfbank'ın Hukuk Müşavirliği"nde işe alınmış, çalışmaya başlamıştır.

EV KARŞILIĞI İŞ!

l Tamam, Zeynep kızımız Vakıfbank'ta işe başlamış ama, "kalacak bir ev"bulması lâzım... Aksi halde, bir ev kiralayıp "yalnız" kalacak...
Vakit'in, 18 Mart 2009 tarihli haberinde, bu problemin nasıl halledildiği,şöyle haberleştirilmiş:
"Üniversiteyi bitirdikten sonra 2007 yılında Vakıfbank'a sınavsız giren Zeynep Kılıçdaroğlu'nun, şu anda yalnız kalmaması için İstanbul'da bir ailenin evinde kaldığı ve bunun karşılığında ise söz konusu ailenin işsiz oğlu Yusuf Kocadağ'a, 5 ay önce CHP'li Ataşehir Belediyesi'nde iş verildiği ortaya çıktı.
CHP'li Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi tarafından işe alınan Kocadağ, belediyenin Basın ve Halkla İlişkiler biriminde görev yapıyor..."
Hani, "şanslı" birine; "Ne ballı adamsın" derler ya; Zeynep Kılıçdaroğlu da,"ballı bir kız" olmalı ki, "hep dört ayak üstüne" düşmüş!..
Şu hâle bakın; Daha "Lise'de öğrenci" iken "sigortalı" olmuş!.. Üniversiteyi"paralı" kazanmış ama "burslu" okumuş!.. Vakıfbank'a "sınavsız" girmiş!.."Ev" sorununu "Kocadağ ailesi" ile halletmiş... Üstelik, ailenin "işsiz" oğluYusuf'a "CHP'li Belediye'de iş" verilmesine vesile olmuş!.. Amma da "ballı kız"mış!..

RAHATSIZ AMA ÇALIŞIYOR!

Neyse... Gelelim son olaya...
l Tarih 20 Mart 2009...
Gazetecilerin sorularını cevaplandıran Kılıçdaroğlu, kızının Vakıfbank'a nasıl sınavsız girdiği konusunda ısrarla açıklama yapması istenmesi üzerine demişti ki;
"Ben hiçbir soruyu cevapsız bırakmam. Kızım İngilizcesi olan yurtdışında eğitim görmüş bir kişidir. Her yerde işe girebilecek bir avukattır. Vakıfbank'ta işe girmesi onun tercihidir. Torpil yapılması söz konusu değildir. Ama işinden memnun değil, istifa edip ayrılabilir."
Ne ilginçtir ki; Mart 2009'da, babasının "işinden memnun olmadığı için istifa edeceği" söylenen Zeynep Kılıçdaroğlu, "4 yıl daha" Vakıfbank'ta kalıyor ve ancak 29 Ocak 2014'te istifa ediyor...
İlginç bir zamanlama!..

KIZI MI SIZDIRDI?

İlginç, çünkü, bu istifa; babası Kemal Kılıçdaroğlu'nun, 28 Ocak günkü CHP Grubu'nda yaptığı konuşmada; "TÜRGEV'in Vakıf Bankası'ndaki bir hesabına 26 Nisan'da 99 milyon 999 bin 990 dolar para yattı mı?.. Bu para bir rüşvet parası mıdır" diye sorduğu günden bir gün sonra yani 29 Ocak günü gerçekleşmiştir?..
Bay Kılıçdaroğlu'na sormuşlardı:
"Dile getirdiğiniz iddialar ile kızınızın istifası arasında bir bağlantı var mı?"
Kılıçdaroğlu, "hayır" demişti. "Kesinlikle hayır... Uzun süredir kendisi kamu görevinden ayrılarak özel sektörde çalışmak istiyordu. Tamamıyla kendi kişisel kararı."
Kılıçdaroğlu, "böyle demek zorunda" kalmış olsa da, gazetelerdeki yorumlarda deniliyordu ki; "Zeynep, Vakıfbank'ın içinden bilgi sızdırdığı iddialarının artması üzerine istifa etmek zorunda kaldı!"

HEP TESADÜF!.. HEP TESADÜF!!!

Uzun lâfın kısası;
Zeynep Hanım, 1979'da dünyaya geliyor!.. "Lisede" okurken, "Ekinciler Holding'te bir ay çalıştı" gösterilip, "sigortası" başlatılıyor!.. Daha sonra"üniversite"yi kazanıyor, "paralı" olduğu halde "burslu" okuyor!.. Ardından, 2007 yılında Vakıfbank'a "sınavsız" olarak girip, çalışıyor!..
Ve ne ilginçtir ki;
"Yalnız" oturmamak için, "Kocadağ Ailesi"nin yanında kalıyor ve bu arada, evin "işsiz" oğlu Yusuf Kocadağ da, "CHP'li Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi" tarafından işe alınıyor!..
Hep "tesadüf", hep tesadüf!..
l Lisede iken Ekinciler Holding'te işe başlıyor... Tesadüf!..
l Üniversiteyi, Bilgi Üniversitesi'nde "burslu" olarak okuyor... Tesadüf!..
l Vakıfbank'ın Hukuk Müşavirliği'ne "sınavsız" alınıyor... Tesadüf!..
l 2007 yılında, bir ailenin yanında kalıyor, o ailenin işsiz oğluna CHP'li Ataşehir Belediyesi'nde iş bulunuyor... Tesadüf!..
Hep tesadüf, hep tesadüf!!!..
1979'da doğuyor, 2007'de işe başlıyor, 29 Ocak 2014'te istifa ediyor!.. Yani, "toplam 7 yıl çalışıyor" ama, istifa ettiği yıl; "Ataşehir'deki Buz Rezidans'tan lüks daire sahibi oluyor!"
Peki, nasıl?.. "Babasının desteği ve kendi birikmiş parasıyla!"
Sen onu, gel de külahıma anlat!..
Gelelim Kılıçdaroğlu'na;
"Ben kızıma haram yememeyi öğrettim!.. Kul hakkı yememeyi öğrettim!"
Yok yaa!.. Kerem'i ne yapacağız?.. Aslı'yı ne yapacağız?.. Duru'yu ne yapacağız?..
CHP Genel Müdürü Bay Kemal Kılıçdaroğlu'nun sık sık tekrarladığı bir söz vardı... Derdi ki; "Hırsızlık babadan oğula geçer, evlattan babaya değil!"
Çok doğru bir söz...
Hırsızlık, gerçekten de
"Babadan oğula",
Ya da; "Babadan kızına" geçer!..
Bu, herkes için böyledir!..
Tabiî, Bay Kılıçdaroğlu için de!..
Öyle değil mi Kemal Bey?!?..
***********************************************************************************
Şu solcu taifesi bir alem... Ele verirler talkını, kendileri yutar salkımı!
Bu "solcu taifesi" var ya; "birbirlerini kollamalarına" hayranım!.. Kendilerinden olmayanlara "salyalarını akıtarak saldırırlar" ama, kendilerinden olan birine lâf söyletmezler, toz kondurmazlar!..
Elbette bazıları hariç; bu "familya"nın yazarları-çizerleri şu Gamze Akkuş İlgezdi ve Zeynep Kılıçdaroğlu meselesinde öyle bir tavır takındı ki; onları, neredeyse "sütten çıkmış ak kaşık" gösterecekler!..
Tayyip Erdoğan'a geldi mi; "lüks, ihtişam içinde yaşıyor" suçlaması!..
Kemal Kılıçdaroğlu geldi mi; "mütevazi bir hayat sürüyor" savunması!..
Ben, Ecevit için hep derdim ya;
"Orkestra şefleri çalmazlar, çaldırırlar!"
Kılıçdaroğlu da öyle... "Benim malvarlığım yok" diyor ama, "CHP'liler malı götürüyor!"
Kimi "rezidans" götürüyor, hatta "Rezidans Kraliçesi" oluyor, kimi "yalı"kimi de "malikane" götürüyor!..
Pardon, pardon;
Aralarında "Ada sahibi" olanlar bile varmış!..
Bunları yüzlerine vurup da; "O halde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nden ne istiyorsunuz?" demeye kalktığınızda; popolarına "raptiye" batmış gibi havalara zıplıyorlar!..
"Belliydi" diyorlar, "Bu haberleri rövanş için, misilleme için yaptığınız belliydi!"
İlginç bir refleks!.. Suçluluk kompleksi!..