'Biz çevrecilerden daha çok hassasız'

'Biz çevrecilerden daha çok hassasız'
20 Temmuz 2015, 10:53

Doğu Karadeniz Projesi Başkanı Ekrem Yüce: "Yeşil yol asla yeni bir yol projesi değildir. Doğayı tahrip edecek eleştirisi gerçekleri yansıtmıyor. Tepki gösterenler yerli halktan değil. 2600 kilometrelik projenin 5 kilometresine itiraz var.Tarihi ve doğayı koruyarak sadece bölgeye değil Türkiye'ye değer katacak bir projeye imza atıyoruz."

Halkın çevre duyarlılığını Gezi provakasyonunda suistimal eden çevreler geçtiğimiz hafta Doğu Karadeniz bölgesinde yeniden sahneye çıktı. Yerli halkın desteğine rağmen birçok gazete ve televizyon kanalı küçük çaplı bir protestoyu bölge halkının ortak kararı gibi gösterdi. Ancak kısa bir süre sonra gerçek ortaya çıktı. Bölge halkı Doğu Karadeniz bölgesinin yaylalarını birbirine bağlayarak ulaşımı kolaylaştıran ve iki ay olan turizm mevsimini 6 aya çıkaracak olan Yeşil Yol Projesi'ne tam destek veriyordu.

Doğu Karadeniz bölgesindeki eylemler bazı soruları da gündeme getirdi. Halk Gezi Parkı projesinde olduğu gibi yeteri kadar bilgilendirilmedi mi? "Yeşil Yol" doğayı tahrip eden bir proje mi? Yeni bir yol mu açılacak yoksa mevcut yol iyileştirilecek mi? Bu projenin bölge insanına ne katkısı olacak?

Tüm bu soruları ÇAYKUR Genel Müdürlüğü döneminde önemli projelere imza atan, bugün ise Yeşil Yol'un da içinde olduğu Doğu Karadeniz Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı (DOKAP)'ı görevini yürüten Ekrem Yüce'ye sorduk.

-Ekrem Bey Çaykur Genel Müdürlüğü'nden sonra Doğu Karadeniz Projesi "DOKAP)'ı yönetiyorsunuz. DOKAP bölgede birçok önemli iş yaptı ama hiçbirisi "Yeşil Yol" kadar tartışma konusu olmadı. Önce DOKAP'ı kısaca anlatabilir misiniz?

İki cümle ile özetlemek gerekirse Doğu Karadeniz Projesi yani DOKAP, bölgemizin sahip olduğu kaynakları değerlendirerek, bu yörede yaşayan insanımızın gelir düzeyini ve yaşam kalitesini yükseltmeyi, ulusal düzeyde ise ekonomik gelişme ve sosyal istikrarı katkıda bulunmayı amaçlayan bir bölgesel kalkınma projesidir. DOKAP eylem planı içerisinde yer alan 128 projenin 40'ı bizzat idaremiz tarafından yapılmaktadır. Bunlar sadece bölge için değil Türkiye için önemli bir değer olacaktır.

-Peki Ekrem Bey bu çok tartışılan "Yeşil Yol Projesi nedir"

Yeşil Yol Projesi Doğu Karadeniz bölgesindeki 8 ilin önemli yaylalarını ve turizm merkezlerini birbirine bağlayan, bölgeye gelen yerli ve yabancı turistlerin belirlenen güzergah boyunca fiziki yapısı iyileştirilmiş şekilde seyahat etmesini sağlayan doğa ile bütünleşmiş bir projedir.

4 MEVSİM CAZİBE MERKEZİ OLACAK


-Neden böyle bir projeye gerek duyuldu?

Ulaşım yetersizliği, mevsimin kısalığı turizm sektörünün Doğu Karadeniz bölgesindeki en büyük sorunları. Bölgeye turizm amaçlı geliş ayları Temmuz ve Ağustos olarak biliniyor. Bu aylarda yoğun gelişler yatak arzında sorunlara yol açıyor. Gerçekte bölgenin en güzel ayları Temmuz ve Ağustos'un yanı sıra Mayıs ve Eylül aylarıdır. Mevsimin kısalığı kış turizminin desteklenmesi ile kısmen aşılabilir ve 4 mevsim cazibe merkezi olabilir.

-Yani Yeşil Yol Projesi mevsimi kısa ve ulaşımı zor olan Doğu Karadeniz bölgesinin turizm potansiyelini arttırmak için mi başlatıldı?

Ulaşımın yetersizliği özellikle dağlık bölgelerdeki pek çok kaynağın atıl kalmasına neden olmakta. Bunun da çözümü şu; bir yandan turist eğilimlerini, diğer yandan değerlendirilebilir kaynaklarını devreye sokan yeni bir ulaşım planının yapılmasıdır. İşte bu ulaşım planının adı "Yeşil Yeşile Yolculuk" yereldeki adıyla "Yeşil Yol Projesi"dir.

İŞSİZLİĞE ÇÖZÜM OLACAK

-Bu projenin bölge halkının bir işine yaramayacağı da söyleniyor. Bu eleştirilere ne diyeceksiniz?

Bu eleştiriler gerçeklerle bağdaşmıyor. Yeşil Yol Projesi, doğa turizmini arzu eden yerli ve yabancı turistlerin aradıkları doğal ortamı, Karadeniz'in eşsiz güzellikteki yaylalarını kolaylıkla gezmelerini amaçlıyor. Bunu yaparken de turizm alanları arasında bağlantılar kurarak turizm potansiyelini arttırmak ve yaylacılık yapan yerel halkı gelir düzeyini arttırmayı hedefliyoruz. İşsizliğe ve istihdama müthiş bir etki sağlayacaktır.

-Ekrem bey yaylalar birleşmesin insanlar hızlı yolculuk yapmasın diyen bir kesim de var. Bu eleştiriler de haksız mı?

Yeşil Yol Projesi hedefe varma adına hızlı ulaşım sağlayacak bir yol gibi düşünmek yanlış olur. Bu proje bir transit yol projesi değildir. Aksine çevrenin daha çok algılanmasına imkan veren bir yolculuk aksıdır. Bu yol tamamen doğamızın zenginliklerini yerli ve yabancı turistlere arzedeceğimiz, fiziki güvenliği olan, mevcut yolların iyileştirilmiş şekilde doğadan istifade etmelerini sağlayan bir projedir.

-Karadeniz sahil yolu vardı. İkinci bir projeye ne gerek var şeklindeki eleştirilere ne diyeceksiniz?

Bu proje kesinlikle Karadeniz sahil yoluna alternatif değildir. Yaylalar arasındaki ulaşımı sahil yolundan bağımsız olacak şekilde sağlamaya yöneliktir.

-Peki bu yolun yapılmasının bölge insanının ekonomisine katkısı ne olacak? İnsanlar neden bu yolun kendi yaylalarından geçmesini istesin?

Bu yol güzergahı üzerinde belli aralıklarla 33 turizm merkezi ve 5 adet turizm koruma ve geliştirme bölgesi bulunuyor. Bu yol tamamlandığında bölgede turizm için yapılacak yeni yatırımlara altyapı oluşturmasını hedefliyoruz. Bölge insanına katkısına gelince. Birçok katkısı var ama en önemlisi bu proje kapsamında yapılacak yatırımlarla bölge insanlarının kendi yörelerinde istihdam edilmesine olanak sağlayacaktır.

-Bu proje ile çevrenin de tahrip edileceği söyleniyor. Bununla ilgili olarak eylemler de yapıldı. Çevre konusunda gereken hassasiyeti gösteriyor musunuz?

Bu proje hayata geçtiği günden itibaren 5 hususa dikkat ediyoruz. Doğal ve tarihi değerlerin korunması, yerel mimariye ve malzemelere uyumun sağlanması, koruma ve kullanma dengesinin gözetilmesi, sürdürülebilir turizm uygulamasının geliştirilmesi ve çevreye yönelik olumsuz etkilerin asgari düzeye indirilmesi. Kültürümüzü korumayı ve yerli yabancı turistlere kültürümüzü tanıtmayı hedefliyoruz. Yeşil Yol Projesi'nin de içinde bulunduğu eylem planımızda çevre hassasiyeti ile ilgili birçok husus bulunuyor. Bu kapsamda çevre duyarlılığı adına en küçük standarttaki bir imalata dahi sıcak bakılmamaktadır. Bunlardan da taviz vermeyeceğiz.

-Turizm canlandırılırken betonlaşmaya gidilecek gibi bir korku da var. Öyle bir tehlike var mı?

Evet, bütün yaylalar imara açılıyor gibi bir algı var. Sosyal donatı alanlarımız genelde turizm merkezleri. Biz de betonlaşmaya karşıyız. Buna asla müsaade etmiyoruz, etmeyiz. Çevrecilerden daha hassasiyet gösteriyoruz

2600 KM PROJENİN 5 KM'SİNE İTİRAZ VAR

-Bölge halkının bu projeye karşı olduğu gibi bir iddia var. Gerçekten çok tepki alıyor musunuz?

Küçük bir grup dışında hiçbir olumsuz tepki almadık. Özellikle 8 ilin hepsinde yerel halk ve STK'lardan aşırı destek var. Samsun'dan Artvin'e kadar destek var. Rize'nin sadece Hemşin bölgesinin 5-10 kilometresinde bir itiraz var. Bu proje 2600 kilometrelik bir projede sadece 5 kilometrede farklı bir talep var. Bunu da anlayışla karşılıyor ve değerlendiriyoruz.

-Bazı TV kanalları ve gazetelerde bir eylemden bahsedildi. Bu kişilerin hepsi yerli halktan mı?

Yerli halktan bazı insanlar olabilir ama çoğunluğu Rize'nin dışından insanlar. En enteresan taraf da yerli halktan ziyade Rize kökenli olmayanlar tepki gösteriyor. Bölge halkından bir tepki sözkonusu değil. Olayların olduğu bölgedeki muhtarlardan devamı konusunda taleplerini ve imzalarını aldık.

ALPLER'İ ÖRNEK ALIYORUZ

-Avrupa'da benzer coğrafyalardaki projeleri inceleme imkanınız oldu mu?

Alpler gibi Davos gibi Avusturya gibi Avrupa'daki benzer projeleri model alıyoruz. Onlardan faydalanarak projeyi gerçekleştiriyoruz. Orada doğayı tahrip sözkonusu değil. İnsanlar zaten doğal güzellikleri görmeye gidiyor. Biz de onun dışında bir şey yapmıyoruz. Bütün dünya Alpler'i görmeye gidiyor. Artık insanlar Alpler'e değil Doğu Karadeniz bölgesine gelecek.

-Anlayamadığım bir şey var. Siz yeni bir yol mu açıyorsunuz? Yoksa mevcut bir yol var siz o yolun geçişini mi iyileştiriyorsunuz?

Bu konu da yanlış biliniyor. Yeşil yol imalatı hiçbir şekilde yeni yol açılması demek değildir. Arazideki mevcut yolların standartlarının iyileştirilmesinden ibarettir. Çok ihtiyaç bulunmuyorsa yeni yol yapımı işi alınmaması esastır. Geçişi imkan vermeyen yerlerde, zemin şartlarının uygunsuz olduğu yerlerde rapora bağlı kalmak şartıyla teklifler sunuyoruz.