Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan önemli açıklamalar

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan önemli açıklamalar
16 Eylül 2015, 12:49

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 3. Uluslararası Ombudsmanlık Sempozyumu'nda konuştu. Erdoğan "Bu ülkeye alçaklık yapanlar tarihte olduğu gibi bugün de yok olup gidecektir" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan JW Marriott Otel'de düzenlenen 3. Uluslararası Ombudsmanlık Sempozyumu'na katıldı.

Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle:


"Avrupa Birliği 400 civarında bir mülteciyi kabul ederken ve paniğe kapılmış durumdayken biz 2011'den bu yana 2 milyonu aşkın kişiyi misafir ediyoruz. Biz buna ilave olarak terörle mücadele ediyoruz.

batıda bazıları hristiyan kökenlerini zedeleyecek diye bu akımı engelledi. Biz insana insan olarak bakıyoruz. İnancıyla bakmıyoruz. Mağdur mudur, mazlum mudur kapımızı açıyoruz. Mescid-i Aksa'da yapılanları görüyorsunuz. 3 dinin kutsal kabul ettiği Mescid Aksa'daki uygulamalar kabul edilebilir değildir.

Türkiye burada tam aksine buradaki mabetleri ihya ederken bu tür şeylerle karşılaşmak bize rahatsızlık veriyor.
Avrupa'daki dostlarımızın bir defa şundan emin olması lazım. Sınırlarına gelen insanların nihai hedefi, onların ülkeleri değildir. Biz bunu görüyoruz. Bu insanlar aslında kendi vatanlarına, kendi ülkelerine kavuşmak istiyorlar. Ama kendi ülkeleri onlar için yaşanması mümkün olmayan bir hale gelmiş durumda. Mülteci sorununun çözümü, kapıları bu insanlara kapatmaktan, sınırlara tel örgüler, duvarlar çekmekten geçmiyor. Asıl çözüm, bu insanların geldikleri yerlerdeki, kendi ülkelerindeki çatışmaların bir an önce durmasını, halkın sesine ve taleplerine kulak verecek yönetimlerin iş başına gelmesini sağlamaktır.

O zaman bu insanların ne bizim sınırlarımıza ne de Avrupa kapılarına dayanmalarına bir neden kalmayacak. Bu insalığın vicdanını yaralayan yeni görüntülerin ortaya çıkmasına neden oluyor.

Suriye'deki sorunun, rejim sorunu, rejimin halkına zulmü sorunu olduğu açıkça ortadayken, meseleye hala uluslararası güç dengeleri ve siyasi hesaplar zaviyesinden bakmak, vicdanları kurutur. Bakın hala bazı ülkeler Suriye'ye uçaklar gönderiyor, yardımlar devam ediyor.

Tayyip Erdoğan bunu dillendirdiği zaman büyükelçimizi çağırmak suretiyle bunu neden söyledi deniliyor. Bunu kendileri de ifade ediyor. Türkiye'nin Suriye ile ilgili söylediği her şey en başından beri doğru çıkmasına rağmen, sorunun çözümüne yönelik adımlar atılmadı.

2 milyon insan benim ülkeme geldi, bunun bedelini biz ödedik. Uluslararası topluma bir daha sesleniyorum. Suriye'deki sorunun çözümü ülkedeki zalim rejimin bir an önce alaşağı edilip yerine halkın iradesine dayalı bir yönetimin iş başına geçmesinden geçiyor.

Sınırlarımıza teröristlerden arındırılmış güvenli bölge oluşturulmasına ihtiyaç var. Bu uygulama yeni mülteci akınlarının önü geçer hem de Avrupa kapılarına dayanan insanlara kendi ülkelerine yardım eline uzatılmasına imkan verecektir. Aksi takdirde ülkedeki ateşin büyümesi ve yeni mülteci akınlarının oluşması kaçınılmaz olacaktır.

Suriye nüfusunun yarısından fazlasını oluşturan 12 milyon kişi yerinden olmuştur. Bir kısmı Suriye dışına bir kısmı Suriye içindeki evlerinden olmuşlardır. Bunların sadece 5 milyonu ülke dışındadır. çatışmalar sürdüğü mütdetçe yerlerinden olan insanların yönünü ülke dışına çevireceği açıktır. Sorun her an katlanarak büyüme potansiyeline sahiptir.

Batı ülkeleri kendi vatandaşların huzurunun dünyadaki diğer gelişmelerde bağımsız olmadığını anlamak zorundadır. Hayatta kalma mücadedelesinde olan insanlara sırtını dönemez. Biz sınırlarımıza gelen insanlara kucağımızı açmayı sürdüreceğiz. Bunu insani ve ahlaki bir görev anlayışıyla yapıyoz.

Bugün de yeni bir terör dalgasıyla karşı karşıyayız. Demokrasi ve kalkınma mücadelesi verirken hedefimiz, teröre zemin hazırlayan nedenleri kaldırmakdır. Türkiye normalleşme yönünde büyün adımlar attı. Çözüm sürecinde sonuca yaklaştıkça bundan rahatsız olanların sorunu yeniden derinleştirmeye çalıştığını gördük.

Türkiye çözüm süreciyle sorunu çözecek ve en güçlü ülkeler arasına girecek. Ama bunu görenler Türkiye'yi nasıl böleriz gayreti içine girdiler.

Teröristlere güçlü silahları gören mahviller neresidir? Bu destekleri verenler neresidir. İçeriden veya dışarıdan bu destekler bir yerden geliyor. Bu destekleri verenler bu ülkenin içinden değil dışından. Buna içeriden medya ve para desteği de veriliyor.


Terör örgütü ve onunla aynı çizgide olmaktan hicap duymadığını gördüğümüz güya siyasetçi, güya medya mensubu, güya sivil toplum kuruluşu temsilcisi bir güruh, milletimizi birbirine düşürmeye çalışıyor. Yapılan eylemlerin, verilen demeçlerin, atılan manşetlerin, yazılan köşe yazılarının, sosyal medyada kesintisiz yürütülen manipülasyonların tek hedefi, Türkiye'de bir toplumsal çatışmanın zeminini oluşturmaktır. Sadece ülkeme, halkıma değil tüm dünyaya sesleniyorum, Türkiye'yi bölmek, bu milleti parçalamak size ne kazandıracaktır?
Bu bölgede Türkiye barışın teminatıdır. Mağdurların mazlumların dayandığı en önemli kapıdır. Attığınız her adım boş kalacaktır. Sivillerin içine karışan terör örgütü mensupları eylemleriyle devlet ile vatandaşı karşı karışya getirecek bir algı oluşturma peşinde. Terörist cesetlerini sivil vatandaş gibi göstermek suretiyle sosyal medyada bütün dünyaya yansıtıyorlar.

Buna içerinden ciddi destekler veriliyor. Bunların Batı'da ciddi destekçileri var bunu söylüyoruz ama Batılı dostlarımızın derdi başka.

Türkiye, otokratik bir rejimle idare edilen bir ülke değildir. Tam aksine, demokrasiyi sindirmiş, demokrasiyi hazmetmiş bir ülkedir. Ama bu ülkede, silahlarla tehdit edilmek suretiyle oy verme durumunda kalan vatandaşlarımızın olduğunu özellikle bilmenizi istiyorum. AGİT'in mensupları geldiği zaman raporlarını da buna göre vermesi, bunu görmeleri lazım. Bunu görmemezlikten gelmek suretiyle hazırlamış olduğu raporlarla bu ülkedeki bizim ileri demokrasi hamlemizi hiçbir zaman engelleyemeyeceklerdir, bunu da bilmelerini istiyorum.

Medya ayağı da teröristleri cici çocuk olarak gösteriyor. Masum insanları katleden terör örgütü suçlanan kim, devlet. Şehit edilen güvenlik görevlilerimizi yok sayıyorlar. Evine ekmek götürmek için sokağa çıkan masum insanların terör örgütü tarafından katledilmesiyle kimse ilgilenmiyor."