Gülen denize düştü HDP'ye sarılıyor

Gülen denize düştü HDP'ye sarılıyor
25 Ekim 2015, 12:48

Paralel yapının 1 Kasım seçimlerine yönelik stratejisini ortaya çıkaran Gazeteci-Yazar Hüseyin Gülerce, “Paralel Yapı, Erdoğan’ın durdurulması ve AK Parti’nin tek başına iktidarını önlemek için stratejik olarak HDP’yi destekliyor. Şu anda paralel yapı denize düştü HDP’ye sarılıyor. Başka tutunacağı dal kalmadı” şeklinde konuştu.

Bir dönem Fethullah Gülen'in en yakınındaki isimlerden biri olan Hüseyin Gülerce, gündeme ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. 17-25 Aralık kirli darbe teşebbüsünden sonra Fethullah Gülen ve Paralel Yapı'ya yönelik sert eleştirilerde bulunarak Zaman Gazetesi'nden istifa eden Hüseyin Gülerce, AKİT'in gündeme dair sorularını yanıtladı.

Fethullah Gülen'in devletin önemli mercilerine yerleştireceği kızların başörtülerini açmalarını, gerekirse içki dahi içmelerini söylemesindeki sebep neydi? Neden böyle bir yöntem uygulandı?

Fethullah Gülen'de bu hareketi başlattığından beri bir gizlilik hastalığı var. İlk halkadaki kişiler, "Komünist Rusya'da yaşıyormuş gibi gizleyin kendinizi" der. Hatta AK Parti iktidara geldiğinde Fethullah Gülen, bürokraside bulunanların hükümetin isteklerine olumlu cevap vermemesini istedi. Anlaşılan, özellikle yargıda ve emniyet içerisinde terörle mücadele ve istihbarat birimlerinde kendilerini çok ciddi gizlediler. Eşlerini plajlara götürüp bikiniyle denize soktuklarına dair bana aktarılanlar oldu. Mütedeyyin olarak yetişip sonrasında başörtüsünü açmak ve hatta bikini ile denize giden bir kadıncağızın dünyası nasıl alt üst olur? Bir din adamının bir Müslümana böyle bir şey söylemeye hakkı var mı? Dine hizmet bu şekilde olur mu? Bunun dine hizmetle ne alakası var?

Paralel yapının ve Fethullah Gülen'in 1 Kasım seçimlerine yönelik seçim öncesi ve seçim sonrası stratejisi nedir?

Paralel yapının stratejisi kesinlikle HDP'nin desteklenmesidir. Çünkü Erdoğan'ın durdurulması ve AK Parti'nin tek başına iktidar olmasının engellemesi, sadece ve sadece HDP'nin barajı aşmasına bağlıdır. Cemaattekiler, HDP'nin barajı aşamaması halinde işlerinin biteceğine inanıyor. AK Parti yeniden tek başına iktidara gelirse paralel yapı için hiçbir ümit kalmıyor. Dolayısıyla bütün Türkiye'de HDP'yi destekleyecekler. Mesela hiç milletvekili çıkaramayacakları yerler var o illerde de HDP'yi destekleyecekler. Neden? Türkiye genelinde oyların artması ve HDP'nin barajı aşması için. Çünkü şu anda paralel yapı denize düşmüştür ve HDP'ye sarılmaktadır. Başka da tutunacağı hiçbir dal yoktur.

HDP BARAJ ALTINDA KALIRSA PARALEL YAPI DA DÜŞMÜŞ OLACAK

Yani HDP baraj altında kalırsa paralel yapı tam düşmüş olacaktır.

Paralel Yapı, geleceğini HDP'ye bağlamış durumda. HDP baraj altında kalırsa Paralel Yapı da düşmüş olacak. HDP barajı aşmadığı halde paralel yapı en büyük darbeyi önümüzdeki günlerde alacağını düşünüyor. Dolayısıyla hiç bir eleştiriye aldırmadan HDP'yi destekliyor, eleştirilere cevap bile vermeden HDP'yi desteklemeye devam edecekler. Paralel yapı HDP'yi desteklemekle milliyetçi muhafazakâr kesimin nezdinde tüm gemileri yaktı. Artık geriye dönüşleri yok. Mütedeyyin kitlede artık hiçbir itibarları ve güvenilirlikleri kalmadı. Bugüne kadar savundukları bütün ilkeleri çiğneyerek HDP'yi desteklediler. 1 Kasım'da da HDP'yi destekleyecekler ve bu vebalden de kurtulamazlar.

GÜLEN, UMUT ZEHRİ VERİYOR

Bana gelen bir bilgiye göre paralel yapıya mensup bazı dershanelerde, "Hocamızın elinde Erdoğan'ı bitirecek çok ciddi belgeler var'' deniyor. Paralel Yapı'nın 1 Kasım'dan sonra ikinci Gezi terörünü organize ettiği belirtiliyor. Bu iddialarla ilgili ne düşünüyorsunuz?

Böyle münferit olaylara bakarak bir şey söylemek istemem. Ancak hatırlayınız beni ikna etmek için Yalova'ya gelen iki kişinin başkan olanı bana; "Erdoğan ya intihar edecek ya da akıl hastanesine kapatılacak'' dedi. Fethullah Gülen, insanları ikna etmek için bu tür şeyleri hep söylüyor. Aynı şekilde yerel seçimlerden önce de AK Parti'nin oylarının %23,5'a düştüğü, Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı seçilemeyeceği söylenmişti. Fethullah Gülen kendisine bağlı kitleyi ayakta tutabilmek için onlara umut zehri veriyor. Bu bir zehirdir. "Yıkılmadık, ayaktayız, bakın bir mucize olacak, Hz. İbrahim'i ateş yakmadı, Hz. Yunus balığın karnından karaya çıktı." Bu tarz umut zehri veriyor tabandaki insanlara. Ama bence bu hareketin hizmet hareketiyle hiçbir alakası kalmadı, bu hareket Gülen hareketidir. 1 Kasım'da eğer AK Parti tek başına iktidara gelirse bu hareket için sonun başlangıcıdır. Kanada'daki öğretmenin dediği ne kadar doğru bilinmez ama AK Parti tek başına iktidara gelirse bir takım çevreler içeriden ve dışarıdan Gezi benzeri olaylar için düğmeye basabilirler. Bu kaos için de paralel yapı medyası elinden geleni ardına koymaz.

Ekrem Dumanlı'nın Gülen'in talebiyle istifasının ardında ne var?

Fethullah Gülen 1 Kasım sonrası için yeni bir döneme hazırlanıyor. O yeni dönemin denkleminde Ekrem Dumanlı ismi yok. Gülen, Ekrem Dumanlı isminin çok ön plana çıktığını ve kendisinin önümüzdeki dönemle ilgili hamleleri için bu ismin zararlı olacağını düşünüyor. Bu yüzden onu geri plana çekti. Zaman Gazetesi'nde artık haftada iki gün yazıyor. Ekrem Dumanlı hala cephede savaşacak birisi olarak kalsaydı haftada dört beş gün yazdırırlardı. Duyduğum kadarıyla da şu anda gazeteye pek gittiği yok. Zaten Ekrem Dumanlı gibi bir insan, genel yayın yönetmeninin geniş odasında oturduktan sonra gidip de başka bir odada kolay kolay oturmaz. Bunu hazmedemez, kabullenemez.

GÜLEN MEDYASI HİÇ BİR ZAMAN ÖZGÜR OLMADI

Gülen televizyonlarının Türksat gibi bazı uydulardan atılmasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Atılmalı mı sizce de?

Meseleye medya özgürlüğü açısından bakarsanız bunu eleştirebilirsiniz ama ben o açıdan bakmıyorum. Medya özgürlüğü, Gülen Medyası için bir yalandan ibarettir. Hiçbir zaman özgür olmadılar ve özgürce davranmadılar. Bakınız, şu an Ergenekon ve Balyoz davalarındaki kumpaslar ortaya çıktı ve yargılamalar başladı kumpaslarla ilgili. Bütün bu kumpasların topluma aktarılmasında, toplumun manipüle edilmesinde, bilgi kirliliğinde Gülen Medyası rol aldı. Ne özgürlüğü? Biz de o dönemde gazetenin yazarı olarak alet olduk bu olaylara, çünkü belgeler konuluyordu önümüze ve biz de cuntacılarla, vesayetçilerle mücadele adına bu belgelere inanmaya hazırdık. Sadece biz değil, o günün hükümeti de bakanları da medyanın bir kısmı da, milliyetçisi de, liberali de pek çok insan onların hazırladığı kumpasa düşmüş oldu. Tezgâha gelmiş olduk. Bunu acı bir itiraf olarak yazabilirsiniz. Kimse onun için bana Gülencilerin medya özgürlüğünden bahsetmesin…

Türkiye'nin büyük bir çoğunluğu Fethullah Gülen'in ihanet içerisinde olduğunu düşünüyor. Sizce Gülen bu ihanetinin farkında mıdır? Değil midir?

Ben Fethullah Gülen'in bu ihanet içerisinde baştan beri var olduğunu düşünmüyorum. Bu hareket çok iyi niyetlerle, çok büyük fedakârlıklarla başlamıştır. Ama Fethullah Gülen Amerika'ya gittiğinden beri Hizmet Hareketi rayından çıktı, Gülen hareketi oldu. Washington'da, Amerikan Temsilciler Meclisi üyelerini ve senatörlerini dolaşıp büyük çoğunluğundan Türkiye aleyhine imza topladılar. Dolasıyla bu bir ihanettir. Buna haysiyetsiz muhbirlik denir. Erdoğan'ın durdurulması onlar için çok önemli, aksi halde Fethullah Gülen'in istediği gibi bir Türkiye olmayacak. Gülen şöyle düşünüyor: "Amerika çok güçlü ve Erdoğan'ı düşürmek istiyor. Biz de Amerika'nın yanında duralım, bu işten zararlı çıkmayalım.''

KASITLI VERİLİYOR

Bu görüntüler Paralelci polisler tarafından mı üretildi acaba?

Bu durum açıklandı. Galip Ensarioğlu açıkladı ve o kişiler açığa alındı. Tıpkı onun gibi, kreş ve okul baskınlarında da bu görüntülerin ben kasti verildiğine inanıyorum. Kontrol dışı bazı şeyler oluyor, hem PKK hem de paralel yapıyla mücadelede işin özüne zarar vermeye çalışıyorlar ve bunu yapacak mevcudiyetleri, güçleri hala var.

TALİMATLA HARAM YOLLARA SAPIYORLAR

Peki tabandaki insanlar gerçekleri göremiyor mu?

İşte hipnozun gücüne bakın! Bir Müslümana, harama gidecek yolları serbest hale getirecek telkinler var. Aynı şey Bank Asya olayında olmadı mı? Bank Asya'yı nasıl tabana tavsiye ettiler? İşin içinde faiz yok dediler. Fakat operasyonlar başlayınca ne dediler: "Başka bankalardan faizle kredi çekin, Bank Asya'ya yatırın.'' Ve bunu Türkiye'de on binlerce insan yaptı. Faiz olduğunu bile bile kredi aldılar. Yani Gülen bir şey söyledi mi bu insanlar, rahatlıkla bazı gerekçelerle haram yollara sapabiliyorlar. Din alimi olarak bilinen biri, haber yollayınca helalle haramın yeri değiştirilebilir mi?

Yeniakit