1 Kasım'da yeniden güven ortamı tesis edilmeli

1 Kasım'da yeniden güven ortamı tesis edilmeli
27 Ekim 2015, 09:44

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Milletim sırtını terör örgütüne dayayanlara 1 Kasım'da gereken dersi vermeyecek de ne zaman verecek? Namus ve şerefiniz olan oyunuza çok farklı şekilde sahip çıkın. Tehditle oy alanların barıştan anladığı kan

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde 13. Muhtarlar Buluşması'nda konuştu, şu mesajları verdi:
AYDIN DEĞİL KARANLIK: İstiyorlar ki şimdi de Tayyip Erdoğan karışmasın, meydanı bize bıraksın, aynı şekilde devam edelim. Tayyip Erdoğan kendi işini yapıyor, siz de kendi işinizi yapın. Muhalefet partileri de, PKK da, Paralel Yapı da bunu istiyor. Bildiri yayımlayıp ülkelerini Batıya şikâyet eden o sözde aydınlar da bunu istiyor. Onlar aydın değil, karanlık. Hadi dışarıdakileri anladık da içerideki mankurtların durumu bizi gerçekten üzüyor. Bu ülkenin, bu milletin, bu devletin ekmeğini yediği halde, iradelerini ve imkanlarını başka ellere teslim edenler hakikaten acınacak bir durumdadırlar.
1 KASIM İHTİYACI: 1 Kasım seçimleri hayati öneme sahip. Türkiye'nin 7 Haziran'da tehlikeye düşen istikrar ve güven ortamını 1 Kasım'da yeniden ve daha güçlü şekilde tesis ederek, yoluna devam etmesi gerekmektedir. Buna işadamımızın ne kadar ihtiyacı varsa, işçimizin ve tüm halkımızın da o kadar ihtiyacı var. Buna İstanbul'daki, Yozgat'taki kardeşimin ne kadar ihtiyacı varsa Diyarbakır'daki, Hakkâri'deki kardeşimin de o kadar ihtiyacı var.

ŞİMDİ DEĞİLSE NE ZAMAN?: Hakkâri Şemdinli'de hastaneyi ne hale getirdiler gördünüz değil mi? Hakkâri'ye havalimanı yaptık, geçen gün terminal binasını taradılar. Soruyorum, tüm bölge halkına da Kürt kardeşlerime de sesleniyorum; "barış" diyenler, Şemdinli'deki bu hastaneyi, karakollarımızı, okullarımızı, camilerimizi, havalimanını bombalayanlar değil mi? Bir taraftan "barış" diyeceksin, öbür taraftan sırtını dayadığın PKK terör örgütüyle her tarafta terör estireceksin. Tüm bölge halkına da tüm milletime de sesleniyorum; sırtını bu terör örgütüne dayayanlara karşı 1 Kasım'da gereken dersi vermeyeceksiniz de ne zaman vereceksiniz? Millet olmak işte bunu gerektiriyor.
O STK TERÖRÜ LANETLEMİYOR: Göreve geldiğim ilk günden şu ana kadar 2 bin 500 hastane, sağlık evi yaptık. Bakın bunlarla ilgili olarak görev yapan bir STK, bu terör örgütleri, bu hastanelerde bu eylemleri yaparken, bir gün kalkıp terör örgütünü lanetlememiştir. Bütün gerçekler ortada, hala bu adamlar "barış" diyorlar. Sizin barıştan ne anladığınız çok açık ortada. Siz barıştan kan anlıyorsunuz, kan.

BİZİM BAŞIMIZA DA GELEBİLİR: Dış politikamızı eleştiriyorlar. Niye Suriye işine girmişiz, dış politikamız yanlışmış. Ne olacaktı, aynı Batı gibi biz de onların ölümünü mü bekleyecektik? Yarın aynı şeyler bizim de başımıza gelebilir. Birileri Türkiye'yi aynı kaosa, kargaşaya sürüklemek için çalışıyor. Maalesef içimizden bazıları da buna destek veriyor. Vesayet odaklarının yıllarca milletin bağrına sapladıkları hançerler bunun için. Türkiye'yi darbelere götüren süreçlerin gerisinde bu vardı. Paralel devlet yapılanması şu anda bunlar bölücü terör örgütü ile beraber hareket ediyorlar. Bu konuda öylesine gözlerini hırs bürümüş durumda ki alçaklıkta sınır tanımıyorlar.

BİR KERE ÖLÜRÜZ: Türkiye'nin bugün yaşadığı bu sorun etnik ve mezhep kökenli bir sorun değildir. Sorunumuz terör sorunudur. Terör örgütünün zulmüne en çok maruz kalan, en çok can kaybeden, en çok sıkıntı çeken, hiç şüphesiz bölgedeki Kürt kardeşlerimdir. Terör sorunun çözümü bu kardeşlerimin önündeki en büyük sorundur. Bu da terör sorununun çözümünden geçmektedir. Bölgedeki benim Kürt kardeşlerim de bu terör örgütüne karşı tavrını koymalıdır. Öleceksek bir kere ölelim ama adam gibi ölelim, bunu yapalım.
OPERASYONLAR SÜRECEK: Kimse bizden rehavet beklemesin. 1 Kasım'a kadar da 1 Kasım'dan sonra da aynen bu operasyonlarımız devam edecektir ve tüm terör örgütlerine karşı devam edecektir. Bu sabah DAEŞ terör örgütüne karşı Diyarbakır'da yapılan operasyonlarımız. Bizim için PKK farklı, DAEŞ farklı, DHKP-C farklı, YPG farklı, PYD farklı değil, hepsi aynı bunların. Garın önünde olan terör eylemini de bunlar ortaklaşa yapmışlardır, bunu da böyle biliniz.

KÜLLİYE, BAYRAMI HALKLA KUTLAYACAK
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nın bugüne kadar içinde cumhurun yer almadığı kuru devlet törenleri şeklinde kutlandığını, bu yıl ilk kez farklı bir konseptte törenler düzenleneceğini söyledi. Erdoğan şöyle konuştu: "28 Ekim günü (yarın) öğle vakti, yine burada Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde sadece ve sadece 81 vilayetimizden cumhurun, yani milletimizin, halkımızın katılacağı bir resepsiyon veriyoruz. 81 ilin her birinden, herhangi bir unvanı, resmi görevi olmayan 10'ar vatandaşımızı burada ağırlayacağız. Böylece Cumhuriyet Bayramı'nı milletin evinde, milletle birlikte kutlama geleneğini başlatmış olacağız. Bu bir ilk olacak. İnşallah artık Cumhuriyet bayramlarının kendisi de milletimizle bütünleşmiş, milletimizin geçmişini, bugününü ve geleceğini yansıtan bir biçim ve ruha kavuşacaktır." Bu arada Atatürk Kültür Merkezi'ndeki (AKM) törende, bu yıl ilk kez tank, uçak, helikopter gibi askeri araçlar bulunmayacak. Bazı askeri birlikler, yaya unsurlarıyla temsil edilecek. Her yıl öğrencilerin gerçekleştirdiği gösteriler, bu yıl profesyonel ekipler tarafından sunulacak.

CUMHURBAŞKANLIĞI AŞURE DAĞITTI
Cumhurbaşkanlığı, Muharrem ayı ve Aşure günü sebebiyle tüm yurtta aşure dağıttı. 7 bölgeden 14 şehirde öğle namazını müteakip düzenlenen etkinlikte her camide bir Cumhurbaşkanlığı görevlisi dağıtımı gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Fahri Kasırga, Genel Sekreter yardımcıları ve birim başkanları halka elleri ile aşure ikram etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan da muhtarlarla buluşmasının ardından geçilen yemekte aşure kazanından muhtarlara aşure dağıttı.