Göçü halledelim raporu yumuşatalım

Göçü halledelim raporu yumuşatalım
12 Kasım 2015, 10:37

AB Bakanı Dedeoğlu, İlerleme Raporu görüşmelerinde yaşananları anlattı: Cumhurbaşkanı ile ilgili sözler kanımıza dokundu. "Göç meselesini halledersek İlerleme Raporu'nu yumuşatır mıyız?" dediler

AB Bakanı Beril Dedeoğlu dün gazetelerin Ankara temsilcileri ile bir araya geldi. Dedeoğlu, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun raporun 1 Kasım sonrasına bırakılmasına ilişkin eleştirileri üzerine ilginç bir ayrıntıyı paylaştı:

AĞIRIMA GİTTİ:

Cumhurbaşkanı'nın anayasadan kaynaklanan yetkilerini kullanma biçimi metinde bir iki yerde. Her şey bir yana AB'de üç raportör, Türkiye Cumhurbaşkanı'na böyle bir şey söylediğinde hepimizin kanına dokunuyor. Benim ağırıma gitti. Görüşmeler sırasında sadece "Üyelik süreci iradesini raporda görmek istiyoruz" dedik. En büyük ısrarımız buydu.

ÇİRKİN TEKLİF:

Raporun, "Seçim sonuçları için size iyilik yapıyoruz. Göç konusunu halledelim"e indirgenmesine gönlümüz razı olmadı. "Sizin için böyle bir şey yapıyoruz" dediklerinde "Seçimden önce yapın. Bunun seçim sonuçlarını ne kadar değiştireceğini düşünüyorsunuz?" dedik. "Göç meselesini halledersek İlerleme Raporu'nu yumuşatır mıyız?" gibi bir şey söylendi. Ben artık nasıl bir çıkış yaptıysam "Yayımlayın kim korkar. Neysek oyuz tavrına" girdim. Sayın Komiser bana, "Siz galiba sert bir hocaydınız" dedi.

PARALEL YAPI:
Türkiye bu mücadeleye devam edecek. Avrupa'dan bakıldığında anlaşılmasının kolay olmadığını biliyoruz. Devlet içinde devleti anlayamaz. Öyle bir yerdeler ki onu nereye oturtacaklarını da anlamış değiller. Uzun yıllar PKK'nın terör örgütü sayılıp sayılmaması konusunda Türkiye çaba sarf etmişti. Şimdi aynı şey diğer örgütler için de geçerli hale geldi. Hangi boyutlarda bazı sorunların olduğunu anlattığımızda "Hay Allah biz bu kadarını bilmiyorduk" dediklerine şahidim. Ben lobi yapıldığı izlenimine kapıldım. Bu tür faaliyetler yapılıyor ise Türkiye'nin kendisine bakıp o alanı başka kurumların niye doldurduğunu düşünmesi gerekir.

İYİ ANLATMAK LAZIM:
Basın özgürlüğü konusunda, AB ülkelerinden bakıldığı şekliyle ölçersek, bazı satırların çok kolay yazılabileceğini anlamak zordur. Ama Türkiye'deki mesele başka. Biz, onu anlatamamışız. Ağrımıza giden, abartılı yerler olabilir. Bize düşen o eleştirileri azaltacak reform sürecine girmek. Bir de yaptıklarımızın sonuçlarını karşı tarafa iyi anlatmak. Tutuklu gazeteci konusunda rakamlar sürekli değişiyor. Rakamlarla iddia edilen kayıtlar arasında farklar olduğu aşikar.

ÇÖZÜM SÜRECİ:
Şiddet ortamından çıkılmasının yolu diyalog süreçleri. Çatışmayı dindirici bir dil olmazsa reform yapılamaz. İnsan bazı şeyleri insan okurken üzülüyor. Bir kısmının gerçekten abartılı olduğunu görüyorsunuz. Ama sonuçta biz yurttaşlar olarak daha iyi bir ülkede yaşamak istiyoruz. Orada satır aralarında bunun yöntemleri var. AB'nin sığınmacı krizine bakışı Trakya'ya dayanınca gelişti. Ne yaparsanız yapın bu insanların bir kısmı gidecek