"Manisa'da işin içinde bir iş var!"

Manisa'da işin içinde bir iş var!
13 Kasım 2015, 10:55

“FETÖ emniyet içerisindeki gücünü hala koruyor” diyen Hüseyin Gülerce, bugünkü yazısında Manisa’da başörtülü iki kadına takılan kelepçeyi yazdı. İçişleri Bakanlığı’nın talimatına rağmen takılan kelepçelerin akıllara bazı soru işaretleri getirdiğinin altını çizen Gülerce, Fetullah Gülen’in de artık kontrolü kaybettiğini belirtti. İşte Hüseyin Gülerce’nin bugünkü yazısından bazı başlıklar.

PARALEL YAPI EMNİYET İÇİNDE HALA GÜÇLÜ

Ben emniyet içindeki Paralel Yapı'nın, etkisini ve varlığını hala koruduğunu düşünenlerdenim. Manisa'daki hukuksuzlukla ilgili de şüphelerim var. Gezi olaylarında bir bayanın yüzüne bir adım mesafeden biber gazı sıkandan şüphelenirim. Çadırların yakılmasından şüphelenirim. Terör yuvasını basar gibi anaokullarının, kreşlerin üzerine çökülmesinden şüphelenirim.

BU TÜR OLAYLAR SULANDIRMAYA YARIYOR

Üniversite öğrencilerine tokat atılmasından, saçından tutulup bir bayanın sürüklenmesinden şüphelenirim. Bir teröristin cansız bedeninin iple bağlanıp yerlerde sürüklenmesinden şüphelenirim. Bunların hepsi, otonom bir yapıdan hesap sorma meselesini özünden saptırmaya, sulandırmaya yarıyor.
İNANÇLI KAMUOYUNU YANLARINA ÇEKMEYE ÇALIŞIYORLAR

Mesela, bu Manisa'daki son hadise, AK Parti'nin seçim zaferinin hemen ardından, daha YSK kesin sonuçları açıklamadan geldi. Sanki üzerlerinde toplanan kara bulutları dağıtmaya, kaybettikleri mütedeyyin kamuoyunu kazanmaya çalışıyorlar.

MÜDÜRÜN GÖREVDEN ALINMASI ÖNEMLİ

Manisa Emniyet müdürünün derhal açığa alınması, bu işlemi yapan polisler hakkında inceleme başlatılması, hükümetin hassasiyetini göstermesi bakımından çok isabetlidir.
GÜLEN SAVAŞI TIRMANDIRACAK

F. Gülen, başlattığı savaşı tırmandıracak, pes etmeyecektir. Daha önce dediklerini bu köşede 1 Ekim'de yazmıştım. 11 Aralık 2014'te Herkul internet sitesinde yer alan 442. Nağme başlıklı sohbetinde şöyle diyordu:
"Gidip ille de kendi ayağınla teslim olma meselesine gelince... Hiçbir peygamber.. 'Biz sizi arıyoruz, gelin teslim olun' dediklerinde, Hz. Musa, Eyke'den dönüp gelmemiştir. İnsanlığın iftihar tablosu, Medine'den dönüp gitmemiştir. Hz. Zekeriya kendi eliyle teslim olmamıştır. Hz. Mesih'in teslim olmasına Allah müsaade etmemiştir. Zalimin işini kolaylaştırmak bir vebaldir. Zorlasın, göbekleri çatlasın, beyin kanamasından gitsinler..."

KAÇMANIN ADI "HİCRET" OLDU

Aynı yazımda şimdi firarda olan Zaman gazetesi eski Genel Yayın Müdürü Ekrem Dumanlı'nın, bugün kendi durumunu da izah eden ifadelerini de hatırlatmıştım. Dumanlı da şöyle diyordu: "Zulüm varsa hicret de vardır." Bunlarınki kaçma olmuyor, "hicret" oluyor...

İYİCE ŞİRAZEDEN ÇIKTILAR

Gülen ve Gülenistler iyice şirazeden çıktılar. Bakınız üç gün önceki Pensilvanya konuşmasında F. Gülen, savaşı çok ileri ve tehlikeli boyutlara nasıl taşıyor:
"Aklımdan geçiyordu ki: 'Acaba nezd-i ulûhiyette bu hizmetler kabule karin olmadı mı, neden işkence edilmiyor? Neden Hizmet gönüllüleri, o enbiya-i izam, sahabe-i kiram ve tabiin efendilerimiz gibi, değişik dönemlerdeki mağdurlar, mazlumlar gibi, değişik bela ve musibetlere maruz kalmıyor?' Bu bela ve musibetler fasit dairesi başlayınca, bu düşüncemdeki su-i zan da yıkıldı. 'Ehl-i zulüm insafsızlar, bu camia içinde bulunan insanlara ilişmiyorlar, ısırmıyorlar, salya atmıyorlar, diş göstermiyorlar.' şeklindeki mülahazalarım bir yönüyle cevabını buldu."

GÜLEN İNSANLARI İNTİHARA SÜRÜKLÜYOR

Bir din adamı, ülkesinin yöneticilerine karşı, kendisine körü körüne bağlı insanlara "zalimin işini kolaylaştırmayın, teslim olmayın, ölümü göze alın" çağrısı ile neler neler diyor...
Hüseyin Gülerce/Star