'Birbirimizi gözden çıkarma lüksümüz yok'

'Birbirimizi gözden çıkarma lüksümüz yok'
29 Kasım 2015, 12:41

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Rusya'ya diyoruz ki; gelin bu meseleyi aramızda kendi sınırları içinde konuşup çözüme kavuşturalım.

Kimseyi de sevindirmeyelim

Paris, ilişkilerimizin tamiri için bana göre bir fırsat olabilir. Rusya Türkiye için önemli olduğu kadar, Türkiye de Rusya için o denli önemli bir ülkedir

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan dün Balıkesir Burhaniye'de, Burhaniye Pelitköy Ticaret odası Özel Eğitim Uygulama Merkezi ve Özel Eğitim İş Okulu ile yapımı tamamlanan tesislerin açılış törenine katıldı. Erdoğan burada yaptığı konuşmasında gündeme ilişkin önemli mesajlar verdi:

DAHA YAPACAK ÇOK İŞİMİZ VAR : Bayırbucak Türkmenleri zulüm altında ezilirken biz yüzümüzü başka tarafa çevirip oturamayız. MİT'in Bayırbucak Türkmenleri'ne, Özgür Suriye Ordusu'na götürmekte olduğu yardımları ihbar etmek suretiyle, adeta MİT'i sanki bir düşman güç, düşman kurum gibi gösterme gayretlerini görmezlikten gelemeyiz. Çekirge bir sıçrar, iki sıçrar. Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste. Bunlar mazlumlarla mağdurlarla uğraştılar. Hala bu yolda devam ediyorlar. Bitti mi? Bitmedi. Daha yapacağımız çok iş var. İmamlar kaçıyorlar, imamlar. İmam kaçar mı ya... Niye bunlar mihrapta imamlık yapmadılar, başka yerde yaptılar. Dinlediler, gözetlediler. Fakat kurtulamayacaklar, onlar kaçacak, biz kovalayacağız. Suriye'den gelen göçmenlerle ilgili olarak ülkemiz topraklarında 100'e yakın ülkeye mensup yardım kuruluşunun faaliyeti var. Çoğunun geri planda başka hesapları bulunduğunu gayet iyi biliyoruz.

ESAD, DAEŞ, PYD, YPG AYNI: Suriye halkı bir yandan Esad rejiminin diğer yandan DAEŞ ve diğer terör örgütlerinin, bölge üzerinde farklı hesapları olan çeşitli güçlerin zulmü altında adeta inim inim inlemekte. Devlet terörü estiren katil Esad karşısında seslerini çıkarmayanlar, proje ürünü olduğu her halinden belli olan bir örgütü bahane ederek bu suça ortak olacak bir tavır içine girmekte. Esad rejimiyle DAEŞ, PYD, YPG, El Nusra arasında hiçbir fark yok. Bunların hepsi de Suriye halkına karşı işlenen insanlık suçlarının ortakları.

DERT BAŞKA... (Putin'in sözlerini kast ederek) 'Suriye bizi çağırdığı için gittik'. Kusura bakmasınlar. Bir terör devletinin davetine gitmeye mecbur musunuz? Dert başka. Suriye'de DAEŞ ile mücadele değil, bu örgüt üzerinden küresel bir hesaplaşma söz konusu. Hesap, o bölgeyi boşaltıp art niyetli emelleri için orayı kullanmak. Amaç DAEŞ'i bitirmek değil, bu bahaneyle bölgede söz sahibi olmak.

TECRİTE RIZA GÖSTERMEYİZ: Biz sadece ve sadece Suriye halkının güvenliğini, huzurunu, geleceğini düşünüyoruz. Çünkü Suriye halkı güvende olmazsa biz de güvende olmayız. Bayırbucak Türkmenleri kardeşlerimize biz kapılarımızı açtık. Rejim bombalıyor buraları. Onlara yaşam hakkı tanımıyor. Bombalara rağmen onlar o çadırlarda şimdi kışa hazırlanıyorlar, bir kara kış. Biz yanlarındayız. Birileri binlerce kilometre öteden gelip Suriye üzerinde söz sahibi olmaya çalışıyor. Buna karşılık bizi de sınırımızın ve halkıyla akrabalık ilişkilerimizin olduğu bölgeden tecrit etmenin hesabını yapıyorlar. Biz buna asla rıza göstermeyiz.

DİPLOMASİDEN YANAYIZ: Hiçbir zaman gerilimin, çatışmanın, husumetin, acının tarafında yer almayız. Bölgemizde ve tüm dünyada barışın, huzurun, güvenli bir geleceğin peşindeyiz. Egemenlik haklarımıza dokunulmadığı sürece mücadelemizi diplomatik kanallarla, imkanlarla, uluslararası hukuk ve uluslararası anlaşmalar çerçevesinde sürdürmekte kararlıyız. Rusya ile aramızdaki meselenin büyümesi, yıpratıcı bir hal alması, üzücü neticeler doğurmasın diyoruz. Bu noktada tarafların çok daha olumlu bir şekilde yaklaşım göstermesini de özellikle istiyoruz.

RUSYA'YA ÇAĞRI: Rusya'ya diyoruz ki gelin bu meseleyi de aramızda kendi sınırları içinde konuşalım ve çözüme kavuşturalım. Konuyu tüm ilişkilerimizin zarar göreceği bir boyuta vardırıp kimseyi de sevindirmeyelim. Pazartesi günü Paris'te yapılacak BM İklim Değişikliği Zirvesi, ilişkilerimizin tamiri için bana göre bir fırsat olabilir. Bunu bir fırsata dönüştürmek suretiyle orada bu görüşmeleri yapma imkanımız da olabilir. Rusya Türkiye için önemli olduğu kadar, unutmayalım, Türkiye de Rusya için o denli önemli bir ülkedir. Her iki ülkenin diğerini gözden çıkarma lüksü yoktur. Biz bu konuda istekli ve ümitliyiz. Rus tarafının da en kısa sürede bu çizgide olmasını, bu çizgide buluşmamızı ümit ediyorum.

ERDOĞAN ÇİFTİ ZEYTİN HASADINA KATILDI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, okula gelişinde mehter marşlarıyla karşılandı. Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, okul bahçesine ağaç dikti. Erdoğan, engelli çocukları sevdi ve fotoğraf çektirdi. Törene Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan, Yargıtay Başkanı İsmail Rüştü Cirit, Danıştay Başkanı Zerrin Güngör, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ahmet Edip Uğur katıldı. Cirit, kendi köyüne yapılan okulun hayırlı olmasını diledi. Törenin ardından Erdoğan, eğitim merkezini gezdi. Daha sonra otobüsle Ayvalık'a geçti. Yolda durdu ve eşiyle birlikte zeytin hasadı yaptı. Erdoğan çifti ağaçtan zeytin topladı. Gömeç'te vatandaşlarla hatıra fotoğrafı çektirdi. Erdoğan vatandaşlara kısa bir konuşma yapıp birlik ve kardeşlik mesajı verdi. Ardından bir zeytinyağı fabrikasını ziyaret ederek, zeytinyağı sıkım işlemini izledi.

ELÇİ VE ŞEHİT POLİSLER İÇİN TAZİYE MESAJI

"Bir üzüntümü ifade etmek istiyorum. Az önce Diyarbakır'da yaşanan bir çatışmada Diyarbakır Baro Başkanı Sayın Tahir Elçi'nin öldüğünü, bir polisimizin de şehit olduğunu öğrendim. Ayrıca yaralananlar var. Sayın Elçi'ye ve şehit polisimize Allah'tan rahmet, yaralılara şifalar diliyorum. Bu olay Türkiye'nin terörle mücadeledeki kararlılığının ne kadar doğru olduğunu göstermiştir. Bu mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceğiz. Burada durmak yok, yılmak yok, aynı kararlılıkla buna devam edeceğiz." Erdoğan'ın açıklamalarından sonra 1 polis daha hastanede şehit düştü. Erdoğan, Tahir Elçi'nin eşi Türkan Elçi'yi de telefonla arayarak taziyelerini iletti.

MUHALEFETE YÜKLENDİ

"Egemenlik haklarımızın ihlaline, tecavüzüne asla izin vermeyiz. Egemenlik haklarını koruduğumuz için bizi eleştirenler, hele hele ülkemde, ana muhalefeti de, terör örgütünün arkasında olan parti de bizi eleştiriyorlar. Kardeşlerimize bomba yağdıranları savunuyor, onların yanında yer alıyorlar. Siz kimden yanasınız? Böyle bir günde bile eğer biz bir olamıyorsak, beraber olamıyorsak ne zaman bir, beraber olacağız? Böyle bir duruma biz rıza gösteremeyiz. İnanıyorum ki milletimiz de rıza göstermez. Bizim gelişmeleri tribünden seyretmemiz mümkün değildir. Türkiye Cumhuriyeti devleti bir kabile devleti değil."

ÇİFTÇİ - ÇOBAN HİKAYESİ

"Bir çiftçi tarlasını sürerken bir çoban sürüsünü tarladan geçirmek için izin istemiş. Çiftçi, 'Peki' der. Çoban sürüsünü geçirir. Bir süre sonra yine izin ister ama çiftçi izin vermez. Çoban şaşırır. Çiftçi 'Şimdi de izin verirsem iz olur. Bu tarla benim olmaktan çıkar. Senin sürünün yolu olur' der. Biz egemenlik haklarımızın ihlaline sürekli izin verirsek, iz olur, orası bizim toprağımız olmaktan çıkar. Eğer hava sahamızın ihlaline bir değil, iki değil, üç değil, dört değil, ses çıkarmazsak, iz olur. İhlallerin devam etmesinin dostlukla, misafirlikle bir ilgisi yoktur. Davetsiz misafir olmaz."