Çavuşoğlu'ndan Rusya'ya: Bizim sabrımız da sınırsız değil

Çavuşoğlu'ndan Rusya'ya: Bizim sabrımız da sınırsız değil
11 Aralık 2015, 15:10

Rusya ile yaşanan krize değinen Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, "Rusya'ya karşılık vermiyorsak korkumuzdan değil, bizim sabrımız da sınırsız değil" dedi. Başika Kampı'ndaki Türk askerleriyle ilgili olarak da Çavuşoğlu, "Tehdit tamamen ortadan kalkmadan asker sayısını artırma ihtiyacı da duyabiliriz" açıklamasını yaptı.

NTV canlı yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtlayan Bakan Çavuşoğlu, Türkiye'nin Musul'daki askeri varlığına ilişkin konuştu. Çavuşoğlu, bölgeye Türkiye'yi yeni Irak hükümetinin göreve başladıktan sonra davet ettiğini belirterek "Mart 2015'ten bu yana bizim askerlerimiz orada var. Ama bu askerler savaşmak için değil, oradaki Musul Ulusal Muhafızları'nı eğitmek için. Ulusal Muhafızların Kurulması Kanunu Bağdat'ta Irak Meclis'i tarafından kabul edildi. Yeni Irak hükümeti göreve başladıktan sonra hem Milli Savunma Bakanlığı hem İçişleri Bakanlığı, Türkiye'yi davet etti. Askerlerini ve polislerini eğitmek için. Elbette askeri eğitebilmek için önce Irak'ta yeniden yapılandırma gerçekleşmesi gerekiyor. Bu hala gerçekleşmedi maalesef. Musul Valisi bu kanundan sonra ulusal muhafız oluşturmaya başladı. Biz de oraya gidip bunun eğitimini vermeye başladık" diye konuştu.

"DEAŞ'la mücadeleyi başlattıktan sonra hem Türkiye'ye yönelik hem arazideki güçlerimize yönelik tehdit arttı"

IŞİD'le mücadeleye başlandıktan sonra arazideki Türk kuvvetlerine yönelik tehdidin arttığını söyleyen Çavuşoğlu, NTV yayınında yaptığı açıklamada "Son zamanlarda son gelişmelerden sonra burada eğitim veren güçlerimize yönelik tehdit arttı. Başika zaten hemen DAEŞ'e çok yakın bölgede. DEAŞ'la mücadeleyi başlattıktan sonra hem Türkiye'ye yönelik hem arazideki güçlerimize yönelik tehdit arttı. Türkiye'nin görevi de bu askerlerimizin güvenliğini sağlamak. Son gönderdiğimiz grup bunların güvenliğini sağlamaya yönelik. Orada herhangi bir operasyona katılacak güç değil" ifadelerini kullandı.

"Bağdat yönetiminin endişelerini gidermemiz lazım"

Türk askerlerinin Musul'a gitmesinin ardından basında yer alan haberlerden dolayı Bağdat yönetiminde bir hassasiyet oluştuğunu belirten Çavuşoğlu, bu hassasiyeti anladıklarını ifade ederek "Gazetelerde haberler çıkınca bunu da komşu ülkeler körüklemeye başlayınca bir de Maliki var işin içinde daha önceki başbakan, şu anda cumhurbaşkanı yardımcısı. Bunlar da olayı kışkırtmaya başlayınca Bağdat'ta bir hassasiyet yarattı. Hangi ülkede olsa yaratır. Bunu anlamak lazım. Bizim de Bağdat yönetiminin endişelerini gidermemiz lazım. Milli Savunma Bakanımız onların bakanıyla görüştü. Ben Dışişleri Bakanı Caferi ile 1,5 saat telefonda görüştüm. Başbakanımız Abadi'ye bir mektup yazdı. Burada hepimizin vurguladığı şey, Irak'ın toprak bütünlüğü ve egemenliğini en çok savunan ve saygı duyan ülke Türkiye'dir. Buraya gönderdiğimiz gücün amacı bu" dedi.

"Kuzey ırak yönetimine yönelik bir operasyon için eğitilmiyor"

MİT Müsteşarı Hakan Fidan ve Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu'nun Bağdat'a gerçekleştirdiği ziyarete ve bölgedeki temaslarına ilişkin bilgiler veren Çavuşoğlu, "MİT Müsteşarımız Hakan Bey ve bakanlığımızın müsteşarı Feridun Bey, dün Bağdat'a bir ziyarette bulundular. Başbakanla, dışişleri bakanıyla ve milli savunma bakanıyla görüştüler. Ben Caferi'ye şu soruyu sordum. Şu anda orada tehdit var mı? Evet, var. Onlar da kabul ediyor. DAEŞ hala Irak topraklarının yaklaşık yüzde 35'ini kontrol ediyor. Bizim orada sizlerin davetiyle gidip eğitim veren askerlerimizin güvenliğini sağlayacak bir gücünüz var mı? Yok. Peki kim sağlayacak? Tam da bunu konuşuyoruz şu anda. Bu hassasiyet oluşunca ilave asker göndermeyi durdurduk. Şu anda Türkiye'nin orada eğitim veren gücünü koruyacak ilave bir güç yok Bağdat'ta. Bunlar Musul'u geri almak, DEAŞ'tan Irak'ı kurtarmak için eğitiliyor. Bağdat yönetimiyle mücadele etmek veya Kuzey Irak yönetimine yönelik bir operasyon için eğitilmiyor bunlar. DEAŞ'ı Irak'tan yok etmek için eğitiliyor" açıklamasında bulundu.

"Diyalog devam ediyor"

Bakan Çavuşoğlu, Bağdat yönetimiyle diyaloğun devam ettiğini vurgulayarak sözlerini şöyle sürdürdü: "Görüşmelerimiz devam ediyor. Yine devam edecek. Buna formül bulmamız lazım. Oradaki insanların güvenliği nasıl sağlanacak? Diyaloğumuz devam ediyor. Birlikte değerlendirip birlikte karar vereceğiz. Artırır mıyız azaltır mıyız, bunlara karar vereceğiz. Bağdat yönetiminin endişelerini gidermek de bu süreçte bizim görevimiz. Irak'a her konuda desteğimiz devam ediyor. Ama ortada bir yanlış anlaşılma, endişe varsa bunu da gidereceğiz. Diyalog devam ediyor"

"Tehdit tamamen ortadan kalkmadan belki de artırma ihtiyacı duyacağız"

Türk askerinin arazideki sayısının arttırılması ya da azaltılmasına Bağdat yönetimiyle birlikte karar verileceğini belirten Çavuşoğlu, "Artırır mıyız, azaltır mıyız; kararını birlikte vereceğiz. Çünkü oradaki tehdit tamamen ortadan kalkmadan belki de artırma ihtiyacı duyacağız. Bunu Irak da Bağdat yönetimi de görecek. Görmesi de lazım" dedi.

"Milli savunma bakanımızın da gitme durumu var"

Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun Bağdat'a gidip gitmeyeceği sorulan Çavuşoğlu, "Önce diğer görüşmeleri yapalım. Diğer düzeylerde görüşmeleri yapalım. Ondan sonra Sayın Başbakanımız da düşünüyor. Hatta Milli Savunma Bakanımızın ziyareti de söz konusu. Milli Savunma Bakanımızın da gitme durumu var. Önce her düzeyde görüşmeler olsun en son Sayın Başbakanlar bir araya gelir ve bu işi tatlıya bağlarız" diye yanıt verdi.

"Irak yönetimi güçlerimizi kendisine yönelik bir tehdit olarak görmemeli"

Irak hükümetinin, Türk askerinin bölgedeki varlığını egemenliğine ve toprak bütünlüğüne yönelik bir tehdit olarak görmemesi gerektiğini vurgulayan Çavuşoğlu, "Burada bulunan eğitim için gelen ve onları korumak için giden güçlerimizi Irak yönetimi kendisine yönelik bir tehdit olarak görmemeli. Sınır bütünlüğünü, egemenliğini, toprak bütünlüğünü ihlal eden bir unsur olarak da görmemeli. Arazide birçok ülkenin güçleri var. Onları korumak için başka ülkerin de kuvvetleri var" ifadelerini kullandı.

"Rusya'ya itidal çağrısında bulunuyoruz"

Rusya'nın Türkiye'nin Irak'taki eğitim birliği konusunu Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK)'ne taşımasını eleştiren Çavuşoğlu, "Türkiye'nin burada bulunmasını istemeyen Irak içinde grup, dışarıdan özellikle desteklenen, komşu ülkelerin desteklediği bunların hepsi biliniyor. Kuzeydeki komşumuz BM'de bunu Irak'ın da bir talebi olmadan gündeme getirdi. Tabiri caizse rezil oldular. Rusya ile şu anda uçağın düşürülmesinden sonra yaşadığımız süreçte her fırsatı Rusya değerlendirmek istiyor. Biz öyle değiliz ama. Bir sorun var. Bunu Rusya'nın aleyhine her platformda kullanmaya çalışmıyoruz. Biz olgun bir devlet gibi davranıyoruz. Komşumuz, bugüne kadar çok iyi siyasi ilişkilerimizin olduğu ve en önemli ticaret ortağımız olan Rusya'ya itidal çağrısında bulunuyoruz" diye konuştu.

"Bizim de sabrımız sınırsız değil"

Çavuşoğlu, Türkiye hava sahasını ihlal ettiği gerekçesiyle 24 Kasım günü Rus uçağının düşürülmesinin ardından Türkiye ve Rusya ilişkilerinde gelinen noktayı da değerlendirdi. Bakan Çavuşoğlu, "Bizim de sabrımız sınırsız değildir. Bugüne kadar yaptıklarınıza karşılık vermiyorsak herhangi bir korkumuzdan ya da suçluluk psikolojisinden değil. İstemediğimiz bir olay oldu. Ama Rusya haksız. Hava sahamızı ihlal etti. Ama ilişkilerimizi tekrar eski günlere döndürmek için sabırlı davranıyoruz" dedi.

"MİT Müsteşarlığı'na gitmesi olağanüstü bir durum değil"

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Mesut Barzani'nin Türkiye ziyaretine değinen Çavuşoğlu, Barzani'nin programında olmamasına rağmen MİT Müsteşarlığı'na gerçekleştirdiği ziyaretin olağanüstü bir durum olmadığını belirtti. Çavuşoğlu, konuya ilişkin şunları söyledi: "MİT bu devletin önemli bir kurumu. Bugün Irak'ta yaşanan sorunların her boyutunda istihbaratın rolü çok önemli. Özellikle Irak'ın güvenliğiyle ilgili. MİT Müsteşarlığı'na gitmesi olağanüstü bir durum değil. MİT'e gidince herkesin kafasında eski karanlık günlerden, derin devlet günlerinden kalan negatif bir algı var. Irak'ın ve Kuzey Irak'ın güvenliğiyle ilgili istihbari boyutu da ağırlık kazanan bir toplantının yapılması son derece doğal"