Gizli tanıktan bir kumpasın hikâyesi

Gizli tanıktan bir kumpasın hikâyesi
15 Aralık 2015, 09:54

Gizli tanık Şafak, Paralel polislerin Selam Tevhid soruşturmasında bazı isimleri İsrail büyükelçiliklerine yönelik bombalı saldırılarla ilişkilendirmek için sahte delil üretmeye çalıştığını deşifre etti

Selam Tevhid soruşturmasını yürüten Paralel polislerin, "terör örgütü yöneticiliği ve üyeliği" ile suçlanan ancak haklarında herhangi bir delil bulunamayan müşteki ve mağdurları, terör ve İsrail'in Tayland Büyükelçiliği'nde meydana gelen patlamayla irtibatlandırmak amacıyla sahte delil oluşturmak istediği anlaşıldı. Bu amaçla "El-Kaide terör örgütü üyeliği"nden gözaltına alınan bir kişi "Şafak" müstear adıyla sahte gizli tanık yapıldı. Şahıs, tutuklu emniyet amiri Gafur Ataç tarafından 22 Mart 2013 günü tehdit edilmek suretiyle sözde Kudüs Ordusu Terör Örgütü kapsamında gizli tanık sıfatıyla ifade vermeye zorlandı.

SAHTE DELİL VE TANIK
Paralel polisler, sahte gizli tanık "Şafak"ın alınan ifadesi üzerinden, mağdur ve müştekileri "Gürcistan, Hindistan, Tayland'daki İsrail büyükelçiliklerinde meydana gelen bombalı saldırılarla ilişkilendirmeye çalıştı. Gizli tanığın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nda Başsavcı Vekili İrfan Fidan tarafından kurgulanarak 20 Ağustos 2014'te alınan ifadesinde şok bilgiler verdiği ortaya çıktı:
22 Mart 2013 tarihli ifademi kabul etmem. Yazılanlar yalandır. Seyahat acenteliği yaparım, 2012'de İranlı bazı şahıslara bilet satışı yaptığım için gözaltına alındım, 3 gün gözaltında tutuldum. Teröre yardım yataklıkla suçlandım. Bir polis sürekli bağırdı, tehdit etti. Son gün bağıran polisin yanına götürüldüm. "Hiç bir şey bilmiyorum" dedim adliyeye sevk edilmeden serbest kaldım.
3-4 gün sonra ismini Aslan olarak bildiğim polis gelip hal hatır sordu. 10-15 gün sonra tekrar gelerek İran Konsolosluğu ile ilgili şüpheli bir durum olursa bilgi vermemi istedi. Ayda bir yanıma gelmeye başlamıştı. 2013 Mart'ında şoförü ile geldi. Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'ne götürüp bir odaya aldılar. Odada savcı ve 4 sivil polis vardı. Savcı, "İran hakkında ne biliyorsan anlat, korkma biz yüz değiştirmesi yapıyoruz, estetik yapıyoruz seni yurtdışına da gönderebiliriz" dedi. Daha sonra bir ifade tutanağı çıkardılar ve parmak izimi alıp beni işyerime bıraktılar. İfade bana okunmadı. Odada 15-20 dakika geçirdim.
SEPAH, Devrim Muhafızları, Irak, Yemen, Suriye ve Türkiye'de herhangi bir faaliyetten, NATO Kalkanı'ndan, İsrail veya başka ülkelerin büyükelçilikleriyle ilgili bilgi toplandığı, birilerinin İran'da özel eğitim aldığı şeklinde bir beyanım olmadı. Bana bağıran polis Gafur Ataç'tı. Savcı ile birlikte soru soranlardan biri tutuklu Kürşat Durmuş. Erkan Ünal ifadeyi yazdı.