Başbakan Davutoğlu: "Doğuyu insansızlaştırmaya çalışıyorlar"

Başbakan Davutoğlu: Doğuyu insansızlaştırmaya çalışıyorlar
20 Aralık 2015, 17:53

Başbakan Ahmet Davutoğlu ASKON Divan Toplantısı'nda konuştu.Davutoğlu, doğu ve güneydoğuda yaşanan terör olayları hakkında "Ticaret üzerinden kardeşliğinizi pekiştirin. Doğuya, güneydoğuya yatırım yapın, kardeşliğinizi pekiştirin. Orayı insansızlaştırmak istiyorlar. Ne kadar tüccarın oraları terk ettiğini biliyoruz. Orayı istikrarsızlaştırmak istiyorlar" dedi.

Başbakan Davutoğlu'nun konuşmasından satırbaşları şöyle:
Ülkemizin kalkınmasında, büyümesinde çok büyük katkısı olan böyle bir divanda olmaktan gurur duyuyorum. Zor yılların içinden geçerek bugünlere geldiğimiz hepinizin malumudur. Bu ülkenin üretmek isteyen insanları büyük baskılar gördü. Sermaye renklerle anılır hale geldi. İş kurmak, evlerine ekmek, aş götürmek isteyenler girişimcilerimiz inançları, fikirleri yüzünden engellendi. Anadolu aslanlarının nasıl vakur duruş içinde olduklarının farkındayım.

GELİR KAYNAĞI AKTARDINIZ

2002 yılından itibaren Türkiye milli istikamete dönmüşse, sizin gibi dirayetli iş insanları sayesinde olmuştur. AK Parti'nin kuruluşu ve iktidara yürüyüşünde bizimle birlikteydiniz. 13 yıl boyunca Türkiye'nin kalkınması, zenginleşmesi için koyduğumuz her hedefe ulaştık. Bunda sizin de emeğiniz var. Türkiye'ye gelir kaynağı aktardınız.

Vesayetin sona ermesine, demokrasinin gelişmesine büyük katkılar sağladınız. Türkiye'ye ümit verdiniz. Gelecek umudu oldunuz. Türkiye'nin kalkınmasında çok önemli mesafeler aldık. İşimiz bitmedi, işimiz kolay da değil. Önümüzdeki dönemde milletimizden aldığımız güçle, ileri hedeflere yürürken sizlere güveniyoruz.

GENEL BAŞKAN DA KATILDI

Seçimden önce ve sonra ASKON'un Genel Başkanı da katıldı. Bu istişareler hep devam edecek. Sizlerle birlikte karar alacağız.Türkiye'nin 2002 Kasım'ında nasıl bir kritik virajı döndüğünü anlıyoruz. Yangınlarla dolu bir çevrede istikrar adasıyız. Dünyada çok az ülkede 1 Kasım'da Türkiye'de seçimde gösterilen başarı gösterilememiştir. Milletimize ve bizlere destek veren sizlere ne kadar teşekkür etsek azdır.

ATEŞ ÇEMBERİYLE MÜCADELE EDİYORUZ

Çok ağır problemlerle boğuştuk. Bugün de terörle mücadele ediyoruz, Türkiye'de demokrasiyi güçlendirmeye çalışıyoruz, ateş çemberiyle mücadele ediyoruz. Hedeflerimizden bir an olsun uzağa düşmedik. Türkiye bu badireleri atlatacak ve yoluna devam edecek.
Türkiye büyük bir kararlılıkla geleceğe yürüyor. 7 Haziran akşamını hepiniz hatırlarsınız. O gece "Biz sizin verdiğini iradeye saygı duyarız. Tartışmayız. Sizi değil, kendimizi hesaba çekeriz. Türkiye'de 1 dakika dahi yönetim boşluğuna izin vermeyeceğiz" demiştim. Türkiye çok badirelerden geçti ama herhangi bir yönetim boşluğu hissettirmedik. Milletimiz 1 Kasım'da bu gayretin cevabını verdi.

ONLARI AŞACAK KUDRETE SAHİBİZ

Zorluklarımız elbet var, onları aşacak kudrete de sahibiz. Hep söylüyoruz, siyasi istikrar olmadan, ekonomik istikrar olmaz. Türkiye'yi kanatlandıracak olan bu millete olan güven ve bu siyasi iktidara olan güvendir. Türkiye büyük bir ülke. Dışarıdan bakan herkes Türkiye'nin gözalıcı gelişmesini görüyor. İçeride maalesef bu gerçeğin üzerini örtmeye çalışan kesim var. Çevremize bakın. Son 12-13 yıl içinde Türkiye'nin batısındaki ülkeler ekonomik krizle düşüşte, doğusundaki ülkeler çatışmalarla düşüşe geçti. Ama Türkiye yükselişini sürdürdü.

İSTANBUL KADAR YÜKSELEN ŞEHİR YOKTUR

Kahire, Şam, Bağdat, Atina... Orta Avrupa'dan Asya'nın ortasına kadar olan bölgede İstanbul kadar yükselen bir şehir yoktur. İstanbul'un yükselmesi, Türkiye'nin yükselmesinin yansıması. Bu 13 yıllık bir başarının hikayesidir. 2002 Türkiyesi ile bugünün Türkiye akla kara gibi birbirinden farklıdır. Bu 13 yılda nelerin değiştiğini sizlere sorsalar anlayacaklar ama yapmazlar. Sizler Türkiye'nin nasıl bir dinamizm içinde büyüdüğünü görüyorsunuz.

ANADOLU İNSANI ŞAHLANDI

Anadolu insanı ayağa kalktı ve kükredi. Bu kükreyişi susturmak isteyenler emellerine ulaşamayacaklar. Ekonomide hamd olsun istikrarlı çizgimiz sürüyor. Dışarıdan Türkiye'yi idare etmeye çalışanlar, içerideki işbirlikçileri sükut-u hayale uğradılar. Onları şaşırtan rakamlara ulaşıyoruz. Bu yıl dünyada en hızlı büyüyen ülkeler arasında yer aldık. Yüzde 4'lük büyüme 1 Kasım'dan çıkan istikrarla daha da büyüyecektir. Yüzde 3,5-4 civarında büyüme dünyanın en fazla büyüyen ülkelerden biri yaptı. Ekim ayında güzel rakamlar hepimize ulaştı. Sanayi üretimi yüzde 4,6 oranında güzel bir yükseliş gösterdi. Bizi asıl mutlu eden bu pozitif tablonun halkımıza da yansıyor olması. AK Parti döneminde rekor düzeyinde istihdam sağladık. Küresel ekonomik kriz döneminde 7 milyon kişiye ilave istihdam sağladık. Son 1 yılda 1 milyon insanımızı istihdam ettik.

DARBELER OLMASIN DİYE ÇALIŞTIK

Biz birinci nesil reformlarla atıl kapasiteyi sonuna kadar kullandık. Şimdi ikinci nesil reformlarla nitelikli üretim dönemini başlatıyoruz. Yoğun teknolojinin kullanıldığı yeni dönemi gerçekleştireceğiz. Demokrasinin her zaman güçlü olması lazım. Sivil-asker ilişkisini dengeye oturtutk; 12 Eylül, 27 Mayıs gibi dönemlerin gerçekleşmemesi için her türlü düzeye geldik. Önümüzdeki bu dönemi daha da hızlandıracağız. Türkiye'yi orta gelir tuzağından çıkarıp, yüksek gelir grubuna taşıyacağız. Yeni bir anayasayı hazırlayacağız. Her vatandaş birinci sınıf vatandaş olacak. Ekonomiyi nasıl büyüteceğimizi tüm detaylarıyla ortaya koyuyoruz. Toplumun bütün kesimleriyle yakın temas içindeyiz. Önerilere açığız.

YENİ TEDARİK MODELLERİ HAYATA GEÇECEK

ASKON üyeleri olarak sizler reel sektörü temsil ediyorsunuz. Yeni tedarik modellerini hayata geçireceğiz, yeter ki siz orta ve yüksek teknolojiye doğru kayınız. Yatırım ortamının iyileştirilmesi için her türlü önlemi alıyoruz. KOBİ'ler için 1,5 milyon lira olan kefaret limitini yükseltiyoruz. Gençlerimize proje karşılığı 50 bin TL vereceğimizi açıkladık.

90'LI YILLARI HATIRLAYIN

90'lı yılları hatırlayın. Bazıları iki anahtar vaadetmişti, herkes elindeki diğer anahtarı da kaybetmişti. Daha sonrasının düşünün siyasiler bir şey vaad etmeyi geçin, IMF'den para dilenir hale geldiler. Şimdi verdiği sözleri bir haftada yapan bir anlayış yerleşti. Bir haftada 10 hedef söyledik, 10 hedefi de hayata geçirdik. Söz verdik mi gereğini yaparız. Gençlerimize 100 bin liraya kadar faizsiz kredi için süreci başlatıyoruz.

Yatırımların daha fazla teşvik edilmesi için ne gerekirse yaparız. Bilim, AR-GE, teknoloji ve endüstriye yapılacak katkıları artıracağız. Patent kanunu çıkarılacak. Meslek lisesi ve üniversite öğrencilerinin staj yapmaları için teşvikler yapacağız. Müfredatın işdünyası ile belirlenmesine özen göstereceğiz. Meslek yüksek okulları yeniden yapılandırılacak. Çıraklık eğitimi altyapısını güçlendireceğiz.

BÜROKRASI AZALACAK

İşadamlarının istediklerini süratle uygulamaya koyması için ne gerekiyorsa yapmaya hazırız. Bürokrasiyi azaltacak düzenlemeler yapacağız. Gereksiz bürokrasi üreten sistemler azaltılacak. Teknik zorluk ve engeller azaltılacak. Şirketlerin kuruluş ve tasfiye işlemleri kolaylaştırılacak.

TERÖR MAĞDURU VATANDAŞLARIN ZARARINI KARŞILAYCAĞIZ

Terör örgütü aylardır vatandaşlarımızın huzurunu bozmak için çabalıyor. Vatandaşlarımızı evlerini terk etmek, öğrencilerimizin okullarına gitmemesi durumunda bırakıyor. Biz hükümet olarak, vatandaşlarımızı teröre teslim etmeyeceğiz. Türkiye devleti vatandaşlarımızın yanındadır. Terörden, şiddetten mağdur olan vatandaşlarımız zararı karşılayacak güçteyiz. Namertlerle verdiğimiz mücadelede hiçbir hendek tanımayacağız.

VATANDAŞI NAMERDE MUHTAÇ ETMEYECEĞİZ

Vatandaşlarımıza da şefkat elimizi uzatacağız. Onları namerde muhtaç etmeyiz. Biz hiçbir vatandaşımıza uzak değiliz, bu ülkede kimse sahipsiz değildir, bu ülke sahipsiz değildir. Mayın döşeyen, barikat kuran teröristler mutlaka kaybedecek. Mücadeleyi sürdüreceğiz. Sonsuza kadar bu vatandaşlarımız kardeşçe yaşamaya devam edecek. Anadolu aslanları birbirine bakarken sen Kürt müsün, Türk müsün diye sormadı, sormayız da. Sorulmasına da izin vermeyeceğiz. Anadolu bir ana kucağıdır ve her evladını bağrına basar. Bu ana kucağında eşit vatandaşlar olarak huzur içinde yaşayacağız. Bu ülkenin başbakanı olarak, teröre karşı sesinizi yükseltmenizi istiyorum. Nasıl 28 Şubat'a karşı sesini yükselttiyseniz şimdi de teröre karşı sesinizi yükseltmenin vaktidir. Terörden mağdur olan vatandaşlarımızla destek içinde olun.

İNSANSIZLAŞTIRMAYA ÇALIŞIYORLAR

Babamın dizinin dibinde helal-haram kavramlarının ne anlama geldiğini öğrendim. Şimdi 81 ile gittiğimde yaşlıca bir amca "Ahmet oğlum babandan mal almıştım" dediğinde, babamı görür gibi oluyorum. Bu ticaretle ne çok kardeş edindiğini görüyorum. Ticaret üzerinden kardeşliğinizi pekiştirin. Doğuya, güneydoğuya yatırım yapın, kardeşliğinizi pekiştirin. Orayı insansızlaştırmak istiyorlar. Ne kadar tüccarın oraları terk ettiğini biliyoruz. Orayı istikrarsızlaştırmak istiyorlar. Kurşunlu Camisi'ne yaptıkları saldırılarla, cami minarilerinden ezan yerine kendi sürli marşlarını çalarak İslamsızlaştırmak istiyorlar. Biz bu toprakları şehitlerden emanet aldık. Bu toprakların İslamsızlaştırılmasına, insansızlaştırılmasına, istikrarsızlaştırılmasına izin vermeyiz.

ÖZYÖNETİM YOK, MİLLİ İDAREYE BAĞLI MİLLİ YÖNETİM VAR

Ulucami'den kıyamete kadar sadece ezan okunacak. Sultan Selim Han'dan aldığımız Kurşunlu Cami dahil, Diyarbakır'da zarar gören tüm ecdad mirası restore edilecek ve kıyamete kadar yaşayacak. Cizre'yi barikatlar, hendekler ve Suriye'deki şehir görüntülerine mahkum etmek isteyenlere söylüyorum, bedeli ne olursa olsun, Türkiye'nin her dağı, ovası, şehri, ilçesi, her mezrası temizlenene kadar bu hainlerden hesap soracağız. Kimlerden destek aldıklarını biliyoruz, bugünlerde nerelere gittiklerini izleyin. Nasıl bir ihanet içinde olduklarını bilin. Arkalarındakileri bilin. Çok tuzak kurdular ve halkın desteğini alacaklarını sandılar. Özyönetim, sözyönetim yok. Türkiye'de sadece ve sadece milli iradeye bağlı, milli yönetim var.
Sizler ve bütün bir millet bu milli yönetimin sahibidir. Kimse farklı yönetim bekleyişi içine girmesin. Herkes Meclis'te demokratik siyaseti yapar. Vesayete boyun eğmedik, bunlara da boyun eğmeyiz. Biz bu ülkenin öz ve öz sahipleriyiz. Birileri onun sahibi olup da birileri onun bekçisi değil, sahibi.

Biz hükümet olarak vatandaşlarımızın emniyeti ve ekonomik gelişimi için çalışmaya devam edeceğiz. Sizlerle birlikte bu ülkeyi kalkındırmaya devam edeceğiz.