Rusya’nın Cenevre oyununu bozduk

Rusya’nın Cenevre oyununu bozduk
01 Şubat 2016, 10:02

Başbakan Davutoğlu, Türkiye’nin Cenevre görüşmelerinde masaya terör örgütü PYD’nin oturmasını engelleyerek Rusya’nın Suriye’deki muhalifleri üçe bölme planını bozduğunu söyledi.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da gazetecilere çarpıcı açıklamalarda bulundu. 23 Temmuz'da terör örgütlerine yönelik operasyonların başlamasının doğru bir karar olduğunu vurgulayan Davutoğlu, "Sur'da 11 ton mühimmat ele geçti. Cizre ve Silopi'de de var. Amaç aşikar; Türkiye'yi de Irak gibi, Suriye gibi ateş çemberinin içine sürüklemek. Eğer bazı cesur kararlar alınmamış olsaydı bu yığınağın nerede kullanılacağı ve nasıl bir sonuç doğuracağı kaygı verici bir durum olurdu" ifadesini kullandı.

YABANCI SNİPER

Terör operasyonlarının devam ettiği bazı bölgelerde çarpıcı bilgilere ulaştıklarını dile getiren Davutoğlu, şöyle devam etti: "Silopi bitti, Sur ve Cizre de neredeyse bitti. Sona doğru yaklaştıkça terör olaylarını organize eden çekirdek kadroya yaklaşıyorsunuz. Burada bir çok yabancı keskin nişancı da tespit edildi. Bütün şehirler temizlenene kadar, bu silahlı gruplar Türkiye'yi terk edene ve bütün silah, mühimmat ele geçirilene kadar bu mücadele sürecek." Devletin üst kademesinde uyumlu bir çalışma ortamı yaşandığını anlatan Davutoğlu, bunun alt kademelere de olumlu yansıdığını, ilk defa asker ve polisin ortak operasyon yaptığını vurguladı.

AMBULANS YALANI

Davutoğlu, HDP'nin sağlık görevlilerinin Cizre'deki yaralıları almaya gitmediğini iddialarına da değindi. Yaralılara ambulans gönderilmediği yalanıyla bir algı oluşturulmaya çalışıldığını ifade eden Davutoğlu, "Önce Sağlık Bakanlığı, arkasından belediye ambulansları gönderildi. Ama bir yeri geçtikten sonra keskin nişancıların saldırısı başlıyor. Cizre'deki doktorların hepsi kahramandır. Cizre Devlet Hastanesi 20 roket atılmıştır. O şartlarda hizmet ediyorlar. Bir olay da anlatayım. Bir kadın 'hamileyim' diye 112'ye telefon ediyor. Ambulansla hastaneye getiriyorlar. Tedavinin ardından, 'sezaryen gerekebilir' deniyor. Ama kadın 'Evde doğum yapmak istiyorum' diyor; ambulansla eve götürülüyor. Sonra kadın 'sağlık hizmeti alamadım' diye AİHM'e başvuruyor. Türkiye belgeleri gönderince AİHM başvuruyu iade etti."

TOLEDO GİBİ OLACAK

Şimdi yeni bir güvenlik planlamasına, yapılanmasına gideceklerini ifade eden Davutoğlu, bunun güvenlik önlemlerinin arttırılacağı anlamına gelmediğini söyledi. Sadece şartlara uygun tedbirler geliştirdiklerini vurgulayan Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ayrıca kapsamlı bir sosyal destek başlayacak. 300 adımdan oluşan eylem planını bu Bakanlar Kurulu'nda netleştireceğiz. Ardından bölge işadamları, salı günü barolar ve sivil toplum kuruluşları, çarşamba günü bölgenin mülki idarecileri ile bu planını ele alacağım. Detaylarını cuma günü Mardin'de açıklayacağım."

23 Temmuz'daki kararın 4 halkadan oluşan terör zincirini kırmaya yönelik olduğunu belirten Davutoğlu, " Bir, Kuzey Irak'a ağır bir darbe vuruldu, DAEŞ'e operasyon yapıldı. İki, kırsalda etkili mücadele başlattık. Üç; şehrin etrafında halkın üzerinde baskı kurulan yerler tümden yıkıldı. Dört; belli ilçelerde yığınak yapılan yerlerin üzerine gidildi" ifadesini kullandı. Davutoğlu, terör operasyonlarının devam ettiği ilçelerde gerçekleştirilecek dönüşümü de anlattı. Sur, Silopi, Nusaybin ve benzer yerlerde insanca yaşanabilecek konutlar yapılacağına dikkati çeken Davutoğlu, "Özellikle 'Su'da bir taş üzerine taş konsa haberim' olacak dedim. Tescilli Diyarbakır evleri, camiler, kiliseler, hanlar restore edilecek. Sur, Toledo gibi mimari dokusuyla herkesin görmek istediği bir yer olacak" ifadesini kullandı. Bundan sonra her hafta cuma namazını Doğu ve Güneydoğudaki bir ilde kılmak istediğini söyleyen Davutoğlu, "Her yerde olacağız, herkesi dinleyeceğiz. Kürt meselesi diye bir konu gündeme gelecekse bunu vatandaşlarımızla doğrudan konuşuruz arada herhangi bir örgüte ihtiyaç yoktur. Çözüm Süreci de devam diyor; demokratikleşme adımlarına hiç ara vermedik" şeklinde konuştu.

ŞANS VERMİŞTİK


Suudi Arabistan ziyaretinin ana gündem maddesinin Suriye olduğuna dikkati çeken Davutoğlu, "Suriye muhalefetinin Cenevre Heyet Başkanı Riyad Hicabi ile de görüşeceğim. PYD konusunda Türkiye'nin tutumu ilkeseldi. Biz onlara 2013'te Çözüm Süreci ile birlikte bir şans verdik. Salih Müslim'le 2013'te müsteşarımız 3 şart koştu. Bir Türkiye'yi rahatsız edecek bir iş yapmayacaksınız. İki, Suriye rejimi ile işbirliği yapmayacaksınız. Üç; Suriye muhalefeti içinde yer alacaksınız. Eğer bunları yapmış olsalardı masada olmaları için en büyük ağırlığı biz koyardık. Ha şimdi olabilirler mi? Evet; rejimin içinde. Gezi ve 17-25 Aralık'tan sonra AK Parti iktidarı geçici diye düşündüler, karşı tarafta Paralel Yapı, Suriye, Rusya ve İran'la ittifak yapmaya karar verdiler."

İZİN VERMEDİK

Rusya'nın Cenevre görüşmelerine ilişkin tehlikeli oyununu Türkiye'nin bozduğuna dikkati çeken Başbakan Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Buradaki tehlikeli oyun şuydu. Rusya öyle bir hesap yaptı ki bir tarafta rejim saf olarak oturacak. (Olası yeni yönetimde) Bakanların yüzde 50'si rejim tarafında olacak. Diğer tarafta ise bir gerçek muhalefet var. Bir de 'tensik' diye rejimin çıkarttığı muhalefet var. Bir de PYD var. Muhalefet böyle 3'e bölünmüş olacak. Gerçek muhalefetin payı yüzde 25'e düşecek. PYD'li biri bakanlar kuruluna oturduğuna kimi dinleyecek rejimi, İran'ı ve Rusya'yı. Buna izin verir miyiz? Burada 2 vizyon çarpışıyor. Bizim ekonomik ilişkiler üzerinden bölgeyi bütünleştirme vizyonumuz ile mezhep ve etnik çatışmalar üzerinden bölgeyi yeniden bölme vizyonu."

MAHSUN PKK'YA BAKSIN

Mahsun Kırmızıgül'ün terör örgütü PKK'yı destekleyen açıklamalarına da değinen Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Bizim merhametimize dünya alem şahittir. Filistinli çocuklar da Arakan'lı yetimler de açlıktan ölen Somalili

bebekler de Yasin Börü'nün annesi babası da şahit, Diyarbakırlı da şahit. Ama hiç kimse hiçbir yerde zulmümüzü görmedi. Bugün Doğu ve Güneydoğu'da zulmeden PKK'dır. Türk halkı bizi de onları da görür" dedi.



RUSYA'YI BİR KEZ DAHA UYARIYORUZ

Başbakan Davutoğlu, Riyad'da düzenlediği basın toplantısında ise Suriye'de katliam yapan rejim ile barbarca cinayetler işleyen DEAŞ'in aynı ölçüde suçlu olduğunu söyledi. Türkiye ve Suudi Arabistan'ın Suriye ılımlı muhalefetine desteği sürdüreceğini vurgulayan Davutoğlu, Rus uçağının Türk hava sahasını ihlali hakkında da değerlendirmede bulundu. Türkiye'nin olayın ardından müttefik ülkeleri bilgilendirdiğine dikkati çeken Davutoğlu, "Artık dünyada hiçbir ülke izole değil. Rusya'nın şu veya bu gerekçeyle işlediği bazı ihlalleri örtmesi mümkün değil. Bu ihlal hem bizim hem NATO radarlarınca tespit edilmiştir. Türkiye hiçbir şekilde Rusya ile olan gerilimi artırmak düşüncesinde değildir. Ama Türkiye hava sahasını koruma konusunda da gerekli hassasiyeti her zaman gösterir" dedi. Davutoğlu, "Rusya'yı bir kez daha uyarıyoruz, gerek Suriye'deki muhalif unsurlara, ılımlı muhalefete verdikleri zarar, gerekse Türk hava sahasına yönelik sürdürdükleri tehditkar tutum Rusya'nın menfaatine değildir" diye konuştu.

SALDIRININ AMACI CENEVRE'YE İPOTEK

Rusya'nın hava operasyonlarının Suriye açısından hiç de iyi niyetli olmadığını vurgulayan Davutoğlu, "DAEŞ'e karşı mücadele ettiğini söyleyen Rus kuvvetleri ılımlı muhalifleri vuruyor. Türkmendağı'nda, ılımlı muhalefetin ilerlemekte olduğu Mare-Cerablus hattında yoğunlaşıyor. Cenevre'deki görüşmelere ipotek koymak için Rusya operasyonlarına devam ediyor. Arap, Kürt, Türkmen ılımlı muhalifler Rusya'nın yaptığı operasyonlardan muzdarip. DEAŞ ise Rusya'nın operasyonlarından memnundur" ifadesini kullandı.

NATO'nun tutumu tatminkar

- Rus uçaklarının son hava sahası ihlalinde Türkiye ile eş zamanlı açıklama yapmasının tatminkar olduğunu dile getiren Davutoğlu, şunları kaydetti: "İhlalin olduğu yer Mare-Cerablus hattına yakın. Şu anda Özgür Suriye Ordusu'nun DAEŞ'e karşı başarı kazandığı yer. Rusya'nın bulunması risk oluşturuyor. (Bir kasıt mı var?) Öyle değerlendirseydik daha farklı şeyler yapardık. İlişkilerin raya oturması için elimizden geleni yapıyoruz. Ama bu alacağımız tedbiri almayacağımız anlamına da gelmiyor."

KABE'DEKİ KÜRT'ÜN RİCASI

- Davutoğlu, Kabe'de sabah namazı sırasında bir vatandaşın "Diyarbakır'dan selam" diye seslenmesi, bir başkasının da tavaf sırasında "Bir Kürt olarak söylüyorum Bayırbucak Türkmenlerine yardım edin" sözlerinin hatırlatılması üzerine, şunları söyledi: "Mescidi Nebevi'den otele gelirken de bir çocuk 'Ben Diyarbakırlıyım' diye geldi sarıldı, 'Bize dua edin' dedi. Şimdi o çocuğun önünde iki yol var; ya buradaki vahdet duygusuyla etnik ve mezhebi fark gözetmeden birlikteliği yaşayacak. Ya da bir bağnazlıkla genç yaşlarda enerjisini yanlış yere sarf edecek. Kabe'de 'En doğru zamanlarda en doğru kararları alabilme basireti ver yarabbi' diye dua ediyorum. Bazen doğru kararlar yanlış zamanlarda yanlış sonuçlar doğurabiliyor."

AKAR ARTIK KATILACAK

- Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar'ın da seyahate katılmasına ilişkin Davutoğlu, "Bu doğal kabul edilmesi gereken bir husus. Yoğun bir savunma sanayii işbirliği var. O nedenle Genelkurmay Başkanımızın olmasını istedim. Bundan sonra da Genelkurmay Başkanımız bu tür toplantılara katılacak" dedi.

Mustafa Kartoğlu / Star.com.tr