Davutoğlu terörle mücadele eylem planını açıkladı

Davutoğlu terörle mücadele eylem planını açıkladı
05 Şubat 2016, 12:13

Başbakan Ahmet Davutoğlu Artuklu Üniversitesi'nde düzenlenen Kardeşlik Buluşmaları Mardin Konferansı'nda konuştu ve terörle mücadele eylem planını açıkladı.

Davutoğlu'nun konuşmasından satır başları:

MARDİN BİZİM MEDENİYETİMİZİN HÜLASASIDIR

Mardin insanlık tarihinin ve bizim kadim medeniyetimizin hülasası bir şehirdir. Görünüştü küçüktür, ama her sokağı keşfettiğinizde derinliğine bütün insanlığı kuşatır. Bütün bir insanlık birikimini, bütün Asya'yı, bütün bir Mezopatamya'yı kuşatır. Mardin'e ilk kez ailemle geldiğimde akşam üzeri güneş batmak üzere girdim. Kudüs ve Mardin, kendisine, anlayana, irfan sahibine 'bende her şey yaşandı' der gibidir. 2010 yılında buradan yine sizlere hitap etmiştim. Geçen sene 2015'de Kasımıye'de Türkçe, Kürtçe, Arapça mevlidi-i şerifi bütün güzel dinlerimizle birlikte dinlediğimde aynen Mescid-i Aksa'da, Kabe'de gibi hissetmiştim. Mardin 7 bin yıl önce 7 kültürün, 7 dinin, 7 dilin yaşadığı şehirdir. Mardin, 'İnsanlık bende, çeşitlilikte birlik, birlikte çeşitliliği yaşadı' der gibidir. Biz 7 düvele karşı, 7 iklimle mücadele ederken Mardin'in birlikteliğine ihtiyacımız vardır. Geçen sene Davos'ta 'Türkiye'de nereye gitmemizi tavsiye edersiniz' diye sorduğuğunda 'Önce Mardin' demiştim.

SOL YANIMDA KÜRT SAĞ YANIMDA KARADENİZ ÇOCUĞU


Bir anahtardır Mardin'in medeniyete girmek için. Evet Mardin örneğinde ve bölgemiz, ülkemiz örneğinde iki tarihi çatışmanın buralarda yaşadığını söyleyebiliriz; birleştirenler ve parçalayanlar. Mardin Hz. Ömer tarafından fethedildi. Hz. Ömer o dönemde büyük medeniyet merkezleri olan Mısır'ı, Kahire'yi, Irak'ı Medine'nin ruhuyla buluşturmuştu. Medine'nin ruhu eşitlik ruhuydu. Büyük medeniyetimiz Hz. Peygamberin en yakın dostu, arkadaşı Hz. Ömer devrinde bütün coğrafyayı birleştirdi. Sonra çatışmalar, gerilimler yaşandı. Bir birleştirici ruha ihtiyaç hissedildiğinde Sultan Alparslan'ın orduları, bin yıllık tarihimizin, Mezopotamya ile Anadolu'yu birleştiren ruhu orada buluştu. Orada Kürtler, Araplar, yerel halklar, Ermeniler vardı. O birleştirici ruh bugün Anadolu kültürü dediğimiz büyük ışığı birlikte kurdular. Sonra parçalamak, dağıtmak için Haçlılar geldi. Sonra bir başka ruh harekete geçti Selahaddin-i Eyyübi ruhu. Alparslan'ın ordusunda bir Kürt olmak ile Selahaddin-i Eyyübi'nin ordusunda bir Türk olmak arasında bir fark var mı? Ben bir Türkmen çocuğuyum. Bismillah çekip Bakanlar Kurulu'nda toplantıya başladığımda sol tarafımda bir Kürt çocuğu Mehmet Şimşek var. Sol tarafımda Karadeniz'de bir vatan evladı Numan Kurtulmuş var. Batı Trakya'dan gelen bir Rumeli çocuğu Mehmet Müezzinoğlu, Sağlık Bakanımız. Bu coğrafyada Mezopotamya, Kafkas, Balkan çocukları birleşti. İşte Türkiye bu.

MARDİN'İN BİRLEŞTİRİCİ RUHU DİMDİK AYAKTADIR

Sultan Selim'in yanında bir Kürt İdris-i Bitlisi ile Türk Fatih Paşa elele verdiler. Her birimiz Fatih Paşa, her birimiz İdris-i Bitlisi'yiz. 400 yıl biz doğudan, batıdan, kuzeyden, güneyden gelen tehdite karşı birleştirdik. Haçlılardan, Moğollardan sonra bu kez de sömürgeciler devreye girdi. O günden bugüne Mardin'in, Diyarbakır'ın, İstanbul'un birleştirici ruhu sömürgecilerin parçalayıcı ruhuna karşı dimdik ayaktadır. Kut'ül Amara'da yenilenler kapalı kapılar ardından Osmanlıyı nasıl parçalarız diye planladılar ve şehirleri, nehirleri, vadileri, dağları insanları birbirinden ayırdılar. Bütün bunların arkasından Anadolu'yu Mezopotamya'dan koparmak, Dicle'yi Sakarya'dan ayırmak vardı.Türkiye Cumhuriyeti devleti sıradan bir ulus devlet, sıradan nevzuhur etmiş bir devlet değildir. Millet-i İbrahim'in, Sultan Alparslan'ın, Selahaddin Eyyubi'nin ruhunun bir devletidir.

ANADOLU VE MEZOPOTAMYA TEK TİPTEN ÇOK ÇEKTİ

Tek parti ideolojisiyle birleştirici bütün unsurlara savaş açarak, bütün bu ruhun merkezinde bulunan inancımıza, irfanımıza savaş açtı. Dersim'i, 27 Mayıs'ı, 12 Eylül'ü, 12 Mart'ı, 28 Şubat'ı bu ülkeye yaşattılar. İşte bu parçalayıcı ruhun karşısında yeni bir ruha ihtiyaç vardı. Bizim babalarımız Anadolu'nun her yerinde inançlarını korumak için saklı gizli gittikleri yerlerde Kuran-ı Kerim öğrenmek zorunda kaldı. Tek tip ulusçu anlayış hangi konumda hangi millette tecelli ederse etsin aynı sonucu verir. Türkiye'de tek parti anlayışı ve ideolojik çerçeve aynı baskıcı çerçeveyi Arap ulusçuluğu ve Baas rejiminde gördük. Tek tipçiliğe karşı çıktığını iddia eden örgütler çıktı. Aynı ölçüde tehditçi, kadim medeniyetimize savaş açan PKK ve arkasındaki zihniyettir. Kendisinden başkasına tahammülü olmayan, parçalayıcı ve bölücü bir anlayış. İslam medeniyetinin bütün birikimini atlayıp, bir başka çerçevede şekillenen bir anlayış. Bütün Anadolu ve Mezopotamya halkları bu tek tipten çok çekti. Biz AK Parti olarak tarih sahnesine çıktığımızda sayın kurucu genel başkanımızın katkılarıyla birleştirici ruh dedik.

BİZ DİLLERİ YOK SAYMAYA DEĞİL AZİZ KILMAYA GELDİK

Zihniyeti değiştirdik, OHAL'i kaldırdık. Terörden mağdur olanlara milyonlarca tazminat vererek tekrar bu toprakları yeşetrmeye çalıştık. Kimse heralde bu ülkede Kürtçe bir kanalın olacağını düşünmemişti. Artuklu Üniversitesi'nde Kürtçe dersler veriliyor. Biz dilleri yok saymaya değil aziz kılmaya geldik. Türkçe ve Kürtçe eğer güzel şeyler söyleniyorsa, Yunus Emre ile Ahmed-i Hani'nin o güzel Türkçe ve Kürtçesi arasında fark yoktur. Biz bu topraklarda birleştirici olmak için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz. Biz dilden dile değil gönülden gönüle konuşuyoruz. Birleştirmek için herşeyi yaptık. Bunları lütuf gibi getirmedik, hizmet olarak getirdik. Biz başka ülkelere benzemeyiz. Bu ülke parçalanırsa, bilin ki Haçlıların, Moğolların, sömürgecilerin yapamadıklarını bize yapmış olurlar. Bizi parçalayamazlar, bizi ayarımazlar. Buna karşın biz bir taraftan demokratikleşme paketleri bir taraftan hizmetlerle Türkiye'nin bütününü birleştiriyoruz. Bizim için Rize'ye Konya'ya hizmet etmekle Mardin'e hizmet etmek arasında fark yoktur.

ŞİWAN PERVER'İ DİNLEDİĞİM İÇİN SORGUYA ÇEKİLDİM


Gençlik yıllarımda ben de Şivanperwer'i dinlediğim için sorguya çekildim. Ama artık Kürtçe türküler, şarkılar özgür oldu. Süleymaniye'de Kürtçe hitap ettiğimde nasıl ayakta alkışladıklarını ve gözlerinden yaş aktığını hatırlıyorum. Bir Türkmen çocuğuna Kürtçe yakışmaz mı, yakışır, hem de çok yakışır. Şu silahlar dinsin, çocuklar dağa çıkmasın. Biz ortak tarihin çocuklarıyız, ortak vatanın çocuklarıyız. Silahlar bırakılacaktı, herşey konuşulmuştu. Bir birleştirici irade ortaya çıktı derken birileri o parçalıyıcı ruh yeniden devreye girdi. IMF'ye borcumuzu tümüyle ödediğimiz, büyük projeler 3. köprü, 3. havalimanı gibi projelerde birileri bunlara ümit verdi. Siz anlaşmayın, birleşmeyin dediler. Türkiye olarak birçok kazınım elde ettik ama 'bundan sonra silahların bırakılması lazım' dedik. Cumhurbaşkanımız bana görevi devrederken iki emanetten bahsetti; bir çözüm süreci, iki paralelle mücadele. Tam Barzani Diyarbakır'a gelmişti. Hatırlayın Türk-Kürt kardeşliği pekiştiriliyordu birden. 17-25 Aralık kumpası geldi.

6-7 EKİM'DE ANLADIM BUNLARIN NİYETİ BAŞKA

6-7 Ekim'de hatırlayın Kobani bahanesiyle ülkeyi karıştırdılar. Vatandaşlarımız sokaklarda öldü. O zaman anladım ki, bunların niyeti başka. 7 Haziran sonrasında terör örgütleri peş peşe saldırılar başlattı. Bunların niyeti anlaşıldı. Biz çözüm iradesine bağlıydık ama daha çok bağlı olduğumuz şey milli iradedir, bu milletin birliği ve beraberliğidir. Bizimle konuşmak isteyenler konuşur. Bizimle tartışmak isteyenler Meclis'te özgür ortamda tartışır. 23 Temmuz'dan bu yana terörde mücadelede ciddi bir sınavdan geçiyoruz. Bütün halklara sesleniyorum, 2016 bizim için birleştiriciliğin bir başlangıcı olsun. Zannettiler ki biz bu mücadeleyi 1 Kasım seçimlerine giderken avantajlar elde etmek için yaptık, asla böyle bir şey yok. Kim vatandaşlarımızın, hayatını, malını namusunu tehdit ederse buna karşı olarak her türlü karşılığı veririz. Ama milletimize de şefkatimiz sürer. Bu mücadele elhamdülillah son derece başarılı bir şekilde yürüyor. Bütün şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum, yaralanan gazilerimize, sivillerimize acil şifalar diliyorum.

İŞTE TERÖRE KARŞI 10 AYAKLI EYLEM PLANI

Kırsal alanlarda umduklarını bulamayanlar bu sefer şehirlerimizi barikatlarla, çukurlarla yaşanmaz hale getirmişlerdir. Sadece güvenlik güçlerimizin gayretiyle değil halkımızın yanımızda olmasıyla bu mücadeledeyi kazanıyoruz. Vatandaşlarımız terör örgütünün hiçbir çağrısına kulak asmadı. Yeni dönem bir taraftan terörle mücadele diğer taraftan yeni bir inşa dönemidir. Şimdi size 10 temel esasa dayanan eylem planımızı anlatıyorum.

- PSİKOLOJİK UNSUR

Millet vicdanıyla devlet aklını birleştireceğiz. Milletle devlet arasındaki tüm ayrım kalkacak, birleştirici ve bütünleştirici bir devlet olacak. Millete karşı şefkatli, milleti tehdit edene karşı kudretli olacaksınız.

- KAMU DÜZENİ İNŞA EDİLECEK

Kamu düzenini kim tehdit ederse, ister DEAŞ örneğinde olduğu gibi ister PKK isterse DHKP'C gibi terör yapmak isteyen kim olursa olsun mutlak surette karşısında devleti bulacaktır, engellenecektir. Burada kesinlikle teröristle halk ayrılacaktır. Halka şefkat, teröriste kudret ile muhatap olunacaktır. Kimse 90'lı yıllara dönülmesini beklemesin.

- KAPSAMLI DEMOKRATİK REFORM SÜRECİ


Reform çalışmaları yapılacak. Öyle veya böyle 12 Eylül Anayasası'nı değiştireceğiz. Yeni bir Türkiye'yi demokratik bir anlayışla inşa edeceğiz. Kamu düzeni ile özgürlüğü birleştiren yeni bir dönem.

SOSYAL SEFERBERLİK

Terörle mücadele esnasında oluşan tüm sosyal yaralar sarılacaktır. Her bir ferdimizin yarasını sarar, gözyaşlarını dindirir, bağrımıza basar, geleceğe en iyi şekilde hazırlarız. Sur'dan, Cizre'den, Silopi'den çıkan vatandaşlarımızı bu zalimlerin eline bırakır mıyız? Aile Sosyal Destek Programı'nı bölgeden başlatıyoruz. Göç eden, bekleyen, otellerde ya da evlerde kalmak durumunda olan vatandaşlarımıza her ay düzenli kira yardımı yapılacaktır. Onlar huzur içinde Diyarbakır'da uyumadıkça bizlere Ankara'da huzur haramdır. Yakılıp yıkılan okullarımızı imar edeceğiz. Hastanelerimizi, sağlık tesislerimizi en iyi şekilde tekrar kuracağız.

Artık bir tek vatandaşımız aç ve açıkta kalırsa hesabını sorarım. Terörden etkilenen öğrencilerimize Kredi Yurtlar Kurumu'nda ücretsiz barındıracağız. Gençlik kampları kuracağız. Sağlık hizmetinde eksik olan bütün hususlar tamamlanacak.

- BÖLGE EKONOMİSİ DAHA DA GÜÇLENECEK

Bölge ekonomisi daha da güçlendirilecek tahkim edilecek. Kobani olaylarının ardından söyledim, yangın yerinde gül yetiştireceğiz. İşadamlarımızla sabah 03.00'e kadar toplantımızda ihtiyaçlarımızı tek tek konuştuk. Bana iletilen her talep mutlaka yerine getirilecek. Bütün prim borçları ertelenecek. Halkbank kredileri ertelenecek. Esnafımıza faizsiz kredi verilecek. İstihdam artışını sağlayacak şekilde yepyeni alanlar açılacak. Esnafa krediler sağlanacak teşvik ve yatırımlar arttırılacak.

Biz havalimanları tesisler yaptık. Onlar ne yaptı? Yatırımlara saldırdı çünkü biliyorlar ki ekonomik kalkınma olursa istedikleri şiddeti yapamayacaklardır. Onlar tahrip etmeye, biz inşa etmeye geliyoruz.

MEKANI YENİDEN İHYA EDECEĞİZ

Mardin'in bu dokusu gibi, Diyarbakır'ın tarihi dokusu gibi yeni bir yasal düzenleme hazırlığındayız. İznik, Amasya, Sivas, Kırşehir, Diyarbakır, Mardin bütün bölgelerde yeni bir yasal çerçeveyle tarihi dokuyu koruyan şehirleri ihya edeceğiz. Sur'u tarihi özellikleriyle inşaa edeceğiz. Hem tarihi dokuyu ihya edeceğiz hem de kentsel altyapı tümüyle gözden geçirilecek.

ETKİN BİR İLETİŞİM STRATEJİSİ


Algı operasyonlara karşı bütün valilikler ve kaymakamlara talimat verdim. Her bölgemizde etkin bir iletişim sistemi kurulacak.

YENİ YASAL VE İDARİ DÜZENLEMELER

Büyükşehir yasası Tanzimat'tan bu yana en kapsamlı yasaydı. Ama istismar edildi. Yerel yönetimlerin yetkileri genişletilecek. Ama yerel yönetimlerin istismar edilmesine asla izin verilmeyecek. Yapılan her harcama en etkin bir şekilde denetlenecek. Terörü teşvik eden, şiddeti kullanan kim olursa olsun, bürokrasi de olsa asla izin verilmeyecek. Türkiye'yi mutlak anlamda silahtan ve patlayıcı maddelerden arındıracağız.

YENİ BİR MİLLİ BİRLİK VE KARDEŞLİK SÜRECİ

Burada muhatap milletin ta kendisidir. Bütün illerde, ilçelerde, STK, kanaat önderlerinden oluşan istişare meclisini kurma talimatını kaymakamlara, valilelere verdim. Herkesi muhatap alacağız, ama elinde silah olan kimseyi muhatap almayacağız. Herkesle konuşacağız, ama milletin ensesinde boza pişirenleri muhatap almayacağız.

KAPSAMLI BİR BİRLEŞTİRİCİ RUH HAREKETİ

Balkanlar'da, Kafkaslar'da, Ortadoğu'da kapsamlı bir birleştirici ruh hareketi başlatıyoruz. Erbil'deki Kürt'e, Kerkük'teki Türk'e Arap'a, Basra'daki Şii kardeşime, sizler bizim kardeşimizsiniz. Hiçbir ayrım gözetmeden Haseke'deki Kürt kardeşime, Bayırbucak'taki Türkmen kardeşime sesleniyorum, siz bizim yüreğimizin parelerisiniz. Sizi kardeş bildik, kardeş bileceğiz.

Şimdi yeni bir dönem başlatıyoruz. Türkiye'nin birliğini, Mezopotamya, Balkanlar'ın, Kafkasya'nın kardeşliğini başlatıyoruz. Biz son nefesimize kadar bu birleştirici ruhun hizmetkarı olacağız.