Bakan Ala: 'Şebeke tamamen ortaya çıkarıldı'

Bakan Ala: 'Şebeke tamamen ortaya çıkarıldı'
21 Şubat 2016, 16:25

Ankara'daki terör saldırısına yönelik açıklamalarda bulunan İçişleri Bakanı Efkan Ala, "Bu bir şebeke, içinde PKK terör örgütünün olduğu, YPG’nin olduğu, bazen de haberi olmayan vatandaşların da olduğu...Bazıları tabii mesela araç sahibi aracını vermiş 'kiralansın' diye. Araç onun diye hepsi soruşturmanın derinliği içerisinde dikkate alınıyor ama bu şebeke bu işi kurgulayan bütünüyle ortaya çıkarıldı." dedi.

STAR
İçişleri Bakanı Efkan Ala, NTV canlı yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Ala, terör örgütü PKK tarafından kaçırılan AA muhabirlerinin durumuyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Ala, "Sorun çözüldü. Arkadaşlarımız da görevlerinin başında. Basın mensubunun görev yapmasını engellemek, orada yapılan ne kadar yanlış iş varsa onları örtmek için girişilmiş bir terörist eylem. Ama sorun çözüldü ve arkadaşlarımız görev başında" diye konuştu.

- Ankara'daki terör saldırısı

Ankara'daki terör saldırısına yönelik son bilgileri de paylaşan Ala, 22 kişinin gözaltına alındığını, bunlardan birisinin serbest bırakıldığını, 21'inin ise adli işlemlerinin devam ettiğini bildirdi.

Soruşturmanın son derece kapsamlı, ciddi ve derinlemesine devam ettiğine değinen Ala, bu çerçevede yeni gözaltıların olabileceğini, bazı kişilerin de ifadesinin alınabileceğini söyledi.

Şimdiden öngörülemeyen sonuçlarla da karşılaşılabileceğini belirten Ala, "Yeni ifadeler, deliller, elde edilen yeni bulgular, yeni hareketleri gerektirebiliyor, yeni hareket tarzlarını ortaya koyabiliyor. O bakımdan sürecin son derece kapsamlı, derinlemesine ve ciddi biçimde konunun ağırlığıyla mütenasip bir ciddiyette ve ağırlıkta devam ettiğini söylemek istiyorum. Gelişmeleri birlikte değerlendireceğiz" diye konuştu.

Ala, saldırganın kimliğinin nasıl tespit edildiğine ilişkin bir soruyu ise şöyle yanıtladı: "Olay anından itibaren oradaki delillerin toplanması ve değerlendirilmesi aşaması çok hızlı bir biçimde başladı. Ciddi tedbirler de alındı. Basın da duyarlı davrandı. Daha önce ortaya çıkan görüntüler, ortaya çıkmadı. Zaten terör örgütlerinin amaçları odur. Onların amaçlarına hizmet etmemek lazım. O bakımdan hemen deliller ele alınınca orada bulunan parmak, el, diğer kişilere ait olan deliller de var. Bunların hepsi bilgisayar ortamında çok hızlı şekilde eşleştirildi. Bilgisayara parmak izini yükleyince kime ait olduğu hemen ortaya çıkıyor. Bu kişinin kimliği, daha önceki ilişkileri, nereden girmiş, nerede kaydolmuş bunlar çok hızlı bir biçimde ortaya çıkarıldı. Arkadaşlarımızı da tebrik ediyorum."

Bakan Ala, Salih Neccar isimli teröristin PYD'nin güçlü olduğu Suriye'nin Haseke bölgesine bağlı Amude ilçesinden Türkiye'ye 2014 yılında girdiğini ifade etti.

Ala, "Bu tür konularda araştırmalar, soruşturmalar devam ederken, çok amaçlı, birden çok örgütün, birden çok uluslararası gücün arkasında olabileceği bir olay meydana geldiğinde çok hassas ve ciddiyetle yaklaşmak lazım meseleye. Çünkü daha sonrasında daha fazla mesele ortaya çıkabilir. Ama berraklaşan şeyler de kamuoyu ile paylaşılır. Burada çok açık bir durum var, o da oranın PKK'sı terör örgütü ile Türkiye'nin terör örgütünün ortaklaşa yaptığı bir eylem. Ama bunların arkasındaki güçler, bunları kullananlar, soruşturma derinleştikçe daha da berrak bir şekilde ortaya çıkacak" değerlendirmesinde bulundu.

- "Uluslararası platformlarda YPG'yi aklama operasyonu"

Ankara'daki terör eyleminin üstlenilmesine ilişkin bir soru üzerine Ala, şöyle devam etti: "Terör örgütünün açıklaması olsa ne olacak, olmasa ne olacak? Türkiye'de bazı şeyleri artık toplumumuzla, devletimizle, basınımızla netleştirmemiz lazım. Türkiye, birden çok terör örgütü ile mücadele ediyor. Ortadoğu'daki, Suriye'deki, Irak'taki gelişmeler dikkate alındığında Türkiye gerçekten bir terör koalisyonuyla mücadele ediyor ve baş edecektir. Sadece Türkiye mi hayır, Avrupa da baş etmeye çalışıyor. Avrupa'nın göbeğinde de terör eylemleri yapıyorlar. Önceki terör eylemlerinde DAEŞ'in ortaklaşa yaptıkları diğer terör eylemleri gündeme gelmişti. Anında üstlense ne olacak, 3 gün sonra üstlense ne olacak. Burada görülüyor ki PYD, YPG üzerinde kalmasın diye sonra herhalde tartıştılar konuştular. PKK'nın uzantısı olan bir örgütlenme üzerine açıklama yapılırsa kendileri bakımında uluslararası platformlarda YPG'yi aklama operasyonunun doğru olacağı kanaatine varmışlar. Öyle anlaşılıyor. Bunlar taktiklerdir."

Terörün önümüzdeki yüzyılda çok ciddi bir sorun olarak bütün insanlık aleminin önünde duracağını belirten Ala, "Böyle bir çağda sürekli terör örgütlerinin ne dediğine bakmanın, oraya odaklanmanın bir anlamı yok. Sürekli önüne, dikiz aynasına bakan otomobildeki şoföre dönersiniz, yol alamazsınız" dedi.

- "Bunlar hedef saptırmaya yönelik çabalar"

Terör eylemlerine bulaşan her organizasyonu terör örgütü olarak tanımlanıp, bununla mücadele etmenin bir politika olarak belirlemesi gerektiğine işaret eden Ala, şu ifadeleri kullandı: "Diyelim ki üstlenmedi, PKK'nın üstlenmemiş olması terör örgütü olmadığını mı gösterir, göstermez. Yani bu eylemi falanca terör örgütü yapmamış olsa, şimdiye kadar yaptıkları, yöntemi onun terör örgütü olduğunu ortaya koyuyor. Yani bunlar biraz hedef saptırmaya yönelik dezenformasyona yönelik lüzumsuz çabalardır. Önemli olan keşke o terör örgütleri terörü yöntem olarak kullanmaktan vazgeçseler ve bıraktıklarını, silahları gömdüklerini, hiçbir yerde hiçbir bomba patlatmayacaklarını, bundan sonra silahlı eylem yapmayacaklarını deklare etseler, söyleseler. Bütün dünyadaki terör örgütleri, hele ki Suriye'deki terör örgütleri, Irak'taki terör örgütleri, Türkiye'deki, gömseler silahları üzerine beton atsalar ve ondan sonra da dönüp insanlığa biz bunları yaptık deseler, sonra da ülkeler onların hayata katılımını sağlayacak tedbirleri alsalar. Yani buradan bakmak lazım."

-"Şebeke tamamen ortaya çıkarıldı"

Ala, bombalı aracın nasıl kiralandığı, nasıl satıldığı, nereye götürüldüğüne ilişkin ayrıntıların netleştirildiğini vurgulayarak, şu bilgileri verdi: "Bu bir şebeke, içinde PKK terör örgütünün olduğu, YPG'nin olduğu, bazen de haberi olmayan vatandaşların da olduğu...Bazıları tabii mesela araç sahibi aracını vermiş 'kiralansın' diye. Araç onun diye hepsi soruşturmanın derinliği içerisinde dikkate alınıyor ama bu şebeke bu işi kurgulayan bütünüyle ortaya çıkarıldı. Tamamen o model ve o renkte bir aracın plakası kopyalanmış. Bütün bunlar ortaya çıkarıldı. Aracın Diyarbakır'a gittiği, sonra Diyarbakır kırsalında birtakım faaliyetlerinin olduğu, belki orada o kişinin de eğitim aldığı, sonra Ankara'ya geldiği ve Ankara'nın merkezinde değil de çevresinde, dışında, bir müddet bu kapalı yerde kaldığı ve orada yüklendiğine dair bu bombalar, tabii dışarıdan getirilmiş elektronik düzeneği filan, yüklendiğine dair bilgilere ulaşıldı."

Türkiye'nin Suriye'de bazı inisiyatifler aldığını, diplomatik olarak yapılması gerekeni yaptığını, orada Türkiye'ye tehdit oluşturmaması için bir terör koridorunun oluşmaması için elinden geleni yaptığını anlatan Ala, oradan Türkiye'ye göçmen olarak gelmelerini sağlayıcı tedbirlerin de alındığını aktardı. Ala, "Bütün bu çok alanlı, eş zamanlı mevzuyu yönetirken, gelen o istihbarat, yani bunu Türkiye'nin önünü kesmeye yönelik, baltalamaya yönelik, uluslararası şebekelerin de harekete geçebileceğini tahmin etmek için istihbaratçı olmaya bile lüzum yok. Yani Türkiye, yıllardır teröristle mücadele ediyor. Bu bilgiler, bu değerlendirmeler çerçevesinde orada park yasağı da var, orada eleman da görevlendirilmiş ve seyir halindeki bir araçla, bir intihar saldırısı…Bunun da dikkate alınması gerekir" diye konuştu.

- "Çok sayıda bomba yakalandı"

Son birkaç günde kamuoyuyla paylaşılan bilgiler olduğunu hatırlatan Ala, "Çok sayıda yine bomba, silahlar yakalandı. Biz zaman zaman bunları açıklıyoruz ama açıkçası tamamını da açıklamıyoruz. Gerek de yok. Dünyanın hiçbir yerinde de her yapılan, önlenen açıklanmaz" ifadesini kullandı.

Ala, yılbaşından önce de Ankara'da bir intihar bombacısının düzenekleriyle beraber yakalandığını ve adalete teslim edildiğini hatırlattı.

Ala, "Bu çerçevede olayları değerlendirmek lazım. Yine de böyle bir olayda geriye yönelik kim nerede hata yapmıştır, eksiklik sistemde nerededir, kişilerin hangisindedir? Bunların hepsi ciddi biçimde inceleniyor, araştırılıyor ve gereği yapılacaktır" dedi.Terör eyleminde Ankara'nın seçilmesinin özel bir sebebinin bulunup bulunmadığına ilişkin bir soruya karşılık Ala, terör eylemlerinin Şanlıurfa'da, Diyarbakır'da ya da Paris'te de yaşandığına işaret etti.

"Tabii ki terör örgütleri daha çok ses getirebilecekleri yerleri bu tür işlerde seçiyorlar" diyen Ala, terör örgütü üyelerinin kendi aralarındaki konuşmalarda da bunlara işaret ettiğini, bunların istihbarat raporlarına da yansıdığına dikkati çekti.

Bakan Ala, bunun "Türkiye'ye has" bir durum olmadığını vurgulayarak, şunları kaydetti: "Böyle hassas illerde yapıldığı zaman terör örgütleri daha çok ses çıksın, daha çok gündeme gelsin amacıyla bunları yapıyorlar. Daha fazla zararı nerede verebilirlerse orada yapmaya çalışıyorlar. O bakımdan zaten bu tür illerde de güvenlik daha fazla alınmıştır. Ama öyle bir çağa girdik ki öyle bir ortamdayız ki yani bu Suriye'deki Irak'taki, Libya'daki her yerdeki gelişmeleri dikkate alınız lütfen. Şimdi böyle bir çağda güvenlik hizmetinin çok daha kaliteli, çok daha standardı yüksek bir biçimde sunulması gerekir ve bunun için de sürekli gözden geçirilmesi icap eder. Yani 'bir kere yaptık bir kurgu, bundan sonra böyle devam etsin' diyebileceğimiz bir çağda yaşamıyoruz. 11 Eylül'de ABD'deki saldırıyı düşünün. ABD'nin tüm güvenlik konsepti değişti. En rahat girilip çıkılan, gezilen, kimsenin bir şey sormadığı ülke iken birden bire bütün giriş çıkışlarda insanların ayakkabılarına kadar arandığı bir ülke haline dönüştü. Onun için bu çağı iyi değerlendirmek lazım. Vatandaşların hak ve hukukunu, huzurunu onların rahatsız etmeden sağlamakla birlikte terör örgütlerinin faaliyetlerini engelleyici tedbirlerin de üst seviyede alınması gerekir.

Yeni güvenlik konseptinin nasıl olacağı yönündeki bir soru üzerine Ala, şu yanıtı verdi: "Bizim aldığımız tedbirler daha görünür olacak bir kere. Çünkü, görünür olmanın da caydırıcılığı var. Örneğin daha sivil birimlerin bulunduğu yerlerde sivil birimler resmi üniformalarıyla olacak, daha görünür olacak. Bazı yerlerde daha da artırılacak. Elektronik imkanlar daha fazla kullanılacak. Bunun yanında bütün organizasyon, koordinasyon, istihbarat, terörle mücadele ve güvenlik hizmetleri bütün bunlar en üst seviyede ve araç-gereç ne ihtiyaç varsa, personel düzenlemeleri bütün bunlar yeniden gözden geçiriliyor."

- "Bu son derece ciddi, kapsamlı ele alınması gereken bir konu"

Söz konusu güvenlik tedbirleri daha önceden neden düşünülmediği yönündeki sorularla muhatap olmak istemediğini vurgulayan Ala, şöyle konuştu: "Düşünülmedi mi, yapılamadı mı? 'Daha önceden' diye başladığınız da her yaptığımız işi daha önceden bunlar olamadı mı? Daha önceden olanlar o zaman gerekiyordu ve yapılmıştı. Daha önceden Suriye bu halde miydi? Daha önceden Irak bu halde miydi? daha önceden PYD, YPG orada o kadar güçlü müydü? Daha önceden PKK Kuzey Irak'ta ve Suriye'de rahat hareket alanı bulmuş muydu? Daha önceden DAEŞ var mıydı? Böyle günü birlik, aklına gelen soruyu sorarak önemli bir şey söylenmiş olduğunu zannedenler var. Artık bu mesele son derece ciddi, kapsamlı, geçmişiyle ve gelecek perspektifiyle ele alınması gereken önemli bir konudur. Vatandaşın huzur ve güvenliğini sağlamak için her zaman gözden geçirilmeli, her an yeni ne yapılabilirin gayreti içerinde olunmalı. Bütün bir sistem de buna göre yeniden kurgulanmalı. Kurgu da devam etmeli. Bu bir süreçtir, bir şeyi bir kere yaptım bitti değil."

Küçük bir şehir ile büyük bir şehirdeki güvenlik yapılanmalarının aynı olduğunu belirten Ala, bunun ihtiyaçlar ve şartlar göz önünde bulundurularak değişmesi gerektiğine işaret etti.

Bakan Ala, terör örgütlerinin koalisyon yaptığı bir çağın yaşandığını dile getirerek, Suriye'de birbirleriyle çatışan terör örgütlerinin Türkiye'ye karşı koalisyon yaptığına dikkati çekti.

- "Vatandaş, provokatif kimselerin sözlerine itibar etmesin"

"Paris'deki terör saldırılarının ardından Paris'te askerlerin şehirlerde daha görünür olduğu durum, Türkiye'ye de söz konusu olacak mı" sorusuna Ala, "Herkesin kendi görev alanında ve görev yerinde daha görünür olduğu bir yapı. Operasyon yapılan ilçelerde asker, polis, korucular hepsi bir arada ve iyi bir koordinasyonlar görev yapıyorlar. İhtiyaç nerede neyi gerektiriyorsa o yapılacaktır. Sayın Başbakanımızın açıkladığı konsept, herkesin kendi görev alanın da olduğu ama bütün tedbirlerin yeniden gözden geçirildiği, tedbirlerin hemen fazlalaştırılacağı, mevcutların görünürlüğünün artırılacağı bir konsept" yanıtını verdi.

Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun terörle mücadelede halkla işbirliğinin de planın bir parçası olduğu yönündeki açıklamasının anımsatılıp, hükümetin vatandaştan beklentisinin ne olduğunun sorulması üzerine Ala, şunları ifade etti: "Vatandaştan en başta beklentimiz şu; burada bize güvensinler. Bazı provokatif kimselerin sözlerine itibar etmesinler, onların ortalığı karıştırmasına, ülkede işlerin daha da kötüye gitmesini sağlayacak bir takım çağrılarına zinhar kulak asmasınlar. Desinler ki, 'Türkiye istikrarlı bir şekilde, güçlü bir şekilde yönetiliyor.' Evet, ortada etkisi büyük olan, zarar verme kapasitesi olan bir terörle mücadele yürüyor. Terör konsepti var. Onların işbirliği var ama bilsinler ki onların kazanma ihtimalleri sıfırdır, yoktur. Yani terörün kazandığı yeryüzünde herhangi bir ülke yoktur. Biz vatandaşlarımızın daha az bedel ödemesini, Türkiye'nin daha az bedel ödemesini sağlayacak tedbirler nedir, bunlar üzerinde hassasiyetle duruyoruz. Bunların gereğini yapacağız. Ne yapıyorsak vatandaşımız için yapıyoruz. Günü birlik bir takım hadiselerden hemen bir siyasi çıkar elde etmek isteyenler, bir provokatif alan bulmak isteyenler oluyor. Bunlara kulak asılmaması bizim için en önemli husustur."

Ala, Ankara'daki terör saldırısıyla gündeme gelen ikiz plaka sahteciliğinin önlenmesine yönünde bir düzenlemenin söz konusu olup olmadığının sorulması üzerine, "İkiz plaka ortalıkta da anında bu tespit edilemiyorsa orada bir sistem açığı vardır. Bunun böyle olmaması gerekir. hemen arkadaşlarımız çalışıyorlar. Bunun için hangi tedbir gerekiyorsa o tedbiri alacağız" yanıtı verdi.

- Ankara Emniyet Müdürü ataması

İçişleri Bakanı Efkan Ala, Ankara Emniyet Müdürünün asaleten ne zaman atanacağının sorulması üzerine, daha önce yaşanan terör olayı nedeniyle Ankara Emniyet Müdürü Kadri Kartal hakkında soruşturma başlatıldığını hatırlattı.

Soruşturmanın sonuçlanmak üzere olduğunu belirten Ala, emniyet müdürlüğünü vekaleten yardımcısının yürüttüğünü anlattı.

Ala, "Soruşturma sonuçlanır sonuçlanmaz da oradaki tasarruf yerine getirilecektir. Bir emniyet müdürü var ama emniyet müdürü hakkında soruşturma var. Onun için vekaleten yardımcısı yürütüyor. Teknik bir mevzu. Kısa zamanda sonuçlanıp ya kişi devam edecek ya yerine hemen birisi atanacak. Ama yerine atama yapılırken de o kişi hukuken oranın müdürüdür ve o görevden eğer alınacaksa alınıp yerine başkası atanacak" diye konuştu.

Emniyet müdürleri kararnamesi hazırlığı olup olmadığı sorusu üzerine de Ala, zaman zaman gözden geçirip kararnamelerin hazırlandığına değinerek, "Yakın zamanda hem valiler kararnamesi hem de emniyet müdürleri kararnamesi olacaktır. Bazen yer değiştirmeler oluyor, bazen yenileri atanabiliyor. Resmi Gazetede yayımlandıktan sonra göreceğiz" ifadesini kullandı.

- Bölgedeki operasyonlar

İçişleri Bakanı Ala, bölgedeki operasyonlara ilişkin bir soruya karşılık da Cizre ve Silopi'de operasyonların bittiğini, ancak Cizre ve Silopi'de sokağa çıkma yasağının devam ettiğini söyledi.

Sur ve İdil'de sokağa çıkma yasağı ve operasyonun devam ettiğini, Sur'daki operasyonda sona yaklaşıldığını belirten Ala, şöyle devam etti: "Operasyon devam ederken, daha erken bitsin diye ve oradaki vatandaşların bir an önce yerlerine kavuşması, bu huzursuzluğun ortadan kalkması için hızla hareket etmek gerekiyor. Fakat hızlı hareket ederken de sivil vatandaşların can güvenliğini korumak en önemli önceliğimiz. Orada mücadele eden askerimiz, polisimiz, jandarmamız, korucumuzdan en az şehit, en az yaralı vererek bu operasyonların sonuçlanması arzumuzdur. Hatta, kaç gündür Sur'da teslim olmaları çağrısı yüksek sesle anons ediliyor. Teröristler gelip teslim olurlarsa sonuçta adalete teslim edilecekler, Türkiye bir hukuk devleti. Orada hendeklerin, çukurların arkasında öleceklerine, gelsinler teslim olsunlar ve adalet onların cezasını hukuk kuralları çerçevesinde versin. Çünkü o vatandaşların o bölgede neler hissettiklerini ben anlayabiliyorum. Hiç kimse çocuğunun terörist olmasını istemez. Bir kısmı çocuğuna laf geçiremiyor. Terör örgütleri alıyor onları ya zorla ya kandırarak o çukurları kazdırıyor, arkasına koyduruyor. Belediyeler oy alıyor, millete hizmet götürecekken oy aldıkları kimselerin çocuklarının terörist olarak o çukurların arkasında bulunmasını nasıl vicdanlarına anlatıp da o araçlarla silah götürüyorlar, çukur kazdırıyorlar. Vatandaşımızın aklına, 'onlar çukuru kazıyor, silahları koyuyor belediye araçlarına siz ne yapıyorsunuz' gelebilir. Hiç merak etmeyin. Soruşturma açıyoruz ve görevden alıyoruz. Bugün 19 belediye başkanı görevden alınmıştır. Bunların önemli bir kısmı tutukludur, yargılanıyorlar. Biz de İçişleri Bakanlığı olarak görevden almışız. 60'dan fazla seçilmiş belediye meclisi, il genel meclisi üyesi görevden alınmıştır. Mesele sadece cezalandırmak değil."

İçişleri Bakanı Ala, 2002'den beri insanların huzuru, güvenliği, kültürel hakları, kendilerini başka, ötekileşmiş hissetmemeleri için çalıştıklarını vurgulayarak, "Bu insanlara yapılan bu eziyeti şiddetle reddediyoruz. Bu siyasi iklim çok önemli. Bugün HDP'nin çıkıp açıkça teröre karşı durması lazım. Vatandaştan sandıkta oy alan herkesin, belediyelerin çok açık biçimde teröre karşı durmaları lazım" diye konuştu.

Devletteki derin yapılanmaları bertaraf etmek için çok açık, net tavır koyduklarını anlatan Ala, şimdi de PKK terör örgütüne karşı, amasız, fakatsız, ancaksız bir karşı duruş gerektiğini ifade etti.

Ala, bölgeden, Türkiye'nin her yerinen oy almış siyasi yapının, çıkıp kendilerine olan saygının gereği olarak teröre açıkça karşı durması gerektiğini bildirdi. Ala, "Kaldı ki destekleyici açıklamalar yapıyorlar. Destekleyici açıklama yaparsanız o zaman sonuçtan şikayet etmeyin. Çünkü o atmosfer bu sonucu doğurur. 'Arkamızda PKK var' derseniz, bu çukurların arkasına o çocukları terörist yaparak yerleştirenleri olumlarsanız, onların arkasında duranlara selam gönderirseniz, sonra sonuçlarından şikayet etmeyin, sizsiniz sebebi o zaman o sonuçların" dedi.

Bahar aylarıyla şehirlerin yanı sıra kırsalda da bir olası hareketlenmeye karşı alınacak önlemlerin sorulmasına karşılık Efkan Ala, şunları kaydetti: "Terör örgütü orada olduğu sürece, Kandil'de, Türkiye'nin içerisinde ve çeşitli yerlerde, bu sistemi böyle devam ettirdiği sürece, eskiden beri yaptığını yapacaktır. Biz de ona göre, Türkiye hem sınır ötesinde Hava Kuvvetlerimiz çok başarılı operasyonlar yapıyor. Hem de sınır içerisinde Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, emniyet, korucular hep birlikte kararlı biçimde teröre karşı durulacaktır. Biz hiç bir biçimde oradaki vatandaşlarımızı, Marksist, Leninist bir terör örgütünün inisiyatifine hiç bir zaman terk etmedik, etmeyeceğiz. Edemeyiz zaten, bu konuşulacak bir şey değil. Nihai hedefimiz, Türkiye'nin ayağındaki bu prangadan Türkiye'yi kurtarmaktır."