Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan önemli açıklamalar

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan önemli açıklamalar
26 Şubat 2016, 15:55

Cumhurbaşkanı Erdoğan Vakıf Katılım Bankası'nın açılış töreninde konuştu. Erdoğan "Cumhurbaşkanı olarak söylemek zorundayım, faiz sistemi adil değildir" dedi.

İşte Erdoğan'ın konuşmasından satır başları;

- Vakıfbank'taki yüzde 58 payın Vakıf Katılım'a en kısa zamanda gelmesi lazım.

- Bugünkü açılış 20 yıllık bir hayalin ürünüdür.

"BANKA İFADESİNİ DOĞRU BULMUYORUM"

- Burada banka ifadesinin kullanılmasını doğru bulmuyorum. Farklı bir yapıdan bahsediyoruz. Bunu ayıracağız.

"FAİZ SİSTEMİ ADİL DEĞİLDİR"

- Cumhurbaşkanı olarak söylemek zorundayım, faiz sistemi adil değildir.

- Soruyorum Türkiye böyle bir faiz anlayışıyla üretim yapabilir mi, rekabet edebilir mi?

- Faiz lobisi acımasızca emmeye devam ediyor. Güçlü bir ekonomiye sahip olacaksak faizi ahlaki olarak kullanmalıyız.

Ecdadımızın bize bıraktığı miraslardan vakıf müessesinin günümüzde de vücut bulmasını ayrıca önemli buluyorum. Hep sorarlardı bana, Başbakan olduğum günden bana Vakıfbank ne demek diye sorarlardı. Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün tüm varlıkları niçin bankada faizli sistemin içerisinde kullanılıyor diye sorarlardı. Biz de sabredin, inşallah gün ola harman ola, o da istikamet üzere olur dedik. Şu anda bana göre bir adım atıldı, henüz olmuş değil. En kısa zamanda Vakıf Katılım, tüm Vakıfbank'taki imkanlarını, hessedarlığını almak suretiyle kendi sermaseyile yola devam edecek. Katılım finans yönetimi konusunda çok kısa sürede çok büyük ilerleme kaydedeceğine inanıyorum. Esasen ben kurumlarda banka ifadesinin kullanılmasını doğru bulmuyorum. Kavramları birbirinden tefrik etmemiz lazım. Banka nedir, katılım nedir, bunları ayırmak lazım. Banka deyince ister istemez mevcut bankacılık sistemleri ve onun finans yöntemleri akla geliyor. Oysa burada çok daha farklı modelden bahsediyoruz.

20 MİLYAR KİRA SERTİFİKASI GERÇEKLEŞTİRDİK

Türkiye olarak bugüne kadar özel sektör aracılığıyla 5 milyar dolarlık, Hazine Müsteşarlığı aracılığıyla 20 milyar kira sertifikası gerçekleştirdik. Katılım sigortacılığı alanında ülkemizde iki şirket faaliyet gerçekleştiriyor. Ülkemizde henüz emekleme aşamasında olan katılım finans sisteminin güçlendirilmesi için her türlü desteği vermeye hazırız. Katılım finans sistemi, risk paylaşımını esas alması ve spekülasyonlara kapalı olmasıyla mevcut bankacılık sisteminden tümüyle farklı bir yapıdır. Tüketimi değil, üretimi teşvik eden işletmelere borçlanmadan kaynak sağlayarak kırılganlıkları azaltan yapısıyla bu sistemin Türkiye ekonomisinin itici bir gücü olacağına inanıyorum. Gerçek manada faizden arındırılmış itici güç. Bugüne kadar katılım yönetimiyle çalışan 5 finans sistemimiz vardı Vakıf Katılımı ile bu sayı 6'ya çıktı. Bugün sadece ülkemizin değil tüm dünyanın faizsiz finans araçlarına ihtiyacının bulunduğu bir dönemden geçiyoruz. Esnekliği bulunmayan faiz sistemi yerine katılım finans sisteminin reel ekonomiyi esas alan ahlakiliği önde tutan yapısı müslüman toplumlarla birlikte tüm dünyaya yepyeni bir pencere açıyor.

DAYANIŞMA HALİNDE AYAĞA KALKACAĞIZ

Eğer biz mesafe alacaksak, özellikle acımasız olan bu sistemden ziyade gerçek manada bu katılım sektörüyle bir büyümenin içinde olmamız şart. 10 lirayı 2 liraya alır işini bitirir. Burada ahlakilik derken bunu ifade etmek istiyorum. Böyle yaparsak hep beraber dayanışma halinde ayağa kalkacağız. Bizim bu anlayışı hakim kılmak lazım. Girişimci de bunu fırsat bilerek, nasıl olsa bunlar bana gerekli desteği verir diye bunu fırsata dönüştürmemesi lazımdır. Türkiye olarak şimdi biz arzu ettiğimiz seviyeye ulaşmanın gayreti içinde olmamız lazım. Katılım finans sistemini güçlendirmeye yönelik projelerimiz yer alıyor. 12 yıllık başbakanlığım döneminde hep bunun mücadelesini verdim. Cumhurbaşkanlığı döneminde de bunun mücadelesini vermeye de devam edeceğim, kim rahatsız olursa olsun.

AMERİKA'DA NEW YORK NEYSE TÜRKİYE'DE DE İSTANBUL...

Amerika'ya bakıyorsun 0,25, Japonya'ya eksi, Avrupa'da, 0,7, İsrail zaman zaman eksi. Peki arkadaşlar bize ne oluyor? Komisyonu eklediğinizde bizde 15,16,17. Böyle bir faiz anlayışıyla Türkiye'nin girişimcisi yatırım yapabilir mi, istihdam sağlayabilir mi, üretim yapabilir mi, rekabete açılabilir mi? Eğer biz sıçrayacaksak, önce burada sömürgeciliğin en önemli aracı olan faizi olarak ahlaki olarak kullanmamız lazım. Faiz lobisi acımasızca emmeye devam ediyor. Şu anda burada finans sektöründen birçok arkadaşlar, dostlar var. Dost acı söyler, gerçeği söyler. Ben gerçeği söylemek zorundayım. Biliyorsunuz devlet bankalarını İstanbul'a merkezlerini taşıyacağız. İlk adımlarını attık. Şu anda Anadolu yakasında bir taraftan fiziki mekanlar yükseliyor, özel sektör oralarda inşa ediliyor. İstiyoruz ki, bir finans sektörü olarak Amerika'da New York neyse Türkiye'de de İstanbul bu görevi üstlenmiş olsun.

BU KURUM SEKTÖRÜN ÖNÜNÜ AÇACAK...

Geçtiğimiz yılın Aralık ayında Faizsiz Finans Koordinasyon Kurulu'nun çalışmalarına başladık. Bu kurum sektörün önünü açacak kararların alınabileceği ve hayata geçirilecek bir mekanizma oluşturacaktır. Geçtiğimiz yılın Mayıs ayında açılışını yaptığımız Ziraat Katılım'ın ardından bugün de Vakıf Katılım'ın sektöre geçmesiyle yeni bir açılımı gerçekleştiriyoruz. Halkbankası hala işi ağırdan alıyor. Orada maalesef bir oyalamadır gitti. Halk Katılım sektöre giremedi. Temmenni ederim ki Halk Katılım da süratle bu adımı atar. Böylece katılım finans sektöründeki bu gelişme hızla artar. Türkiye olarak biz gerek hukuki altyapının güçlendirilmesi gerekse kurumsallanmanın geliştirilmesi için üzerimize düşeni yaptık, yapmaya devam ediyoruz. Bu aynı zamanda bir medeniyet ihyası gayretidir. Vakıf Katılım nereye destek verecek? Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne. Biz milli bütçeden verdiğimiz destekle tüm vakıf eserlerimizi taşıdık. Vakıf Katılım bundan sonra desteğini eserlere, üniversitesine, okullarına, burslarına verecek. Bu ülkede eğitim öğretim sektöründe de biz Vakıf Katılım'la Türkiye'nin kültürüne, medeniyetine, turizmine ayrı bir altyapıyı da oluşturmuş oluyoruz. Böyle de bir işlevi olacak.

ÇİLEYİ ÜRETİM ÇEKİYOR PARAYI FİNANS KAZANIYOR

Vakıf Katılım'da ben yok, millet var, tarih var, kültür var, medeniyet var. Küresel sistemin cari araçlarına ve yöntemlerine karşı kendi ihtiyaçlarımıza ve değerlerimize uygun çözüm alternatifleri geliştirmek mecburiyetindeyiz. İşte en önemlilerinden birisi Vakıf Katılım'dır. Bunun tarihin kültürümüzde, kodlarımızda aramalıyız. Hem kamunun hem özel sektörümüzün gayet başarılı, gayet iyi çalışan bankaları zaten var. Ziraat Bankası bir numara. Ama bizim derdimiz başka. Biz şimdi aynı zamanda yıllar yılı bu sektöre muhafazakar gençlerimiz girmediler, biz faizle uğraşamayız dediler, girmediler. Haklıydılar. Şimdi önleri açılmış oluyor. Burada da iyi yetişmiş olmaları lazım. Onun için buralar mektep olacak. Böylece ekonomide, finans sektörü inşallah kendisi için çalışma alanı bulmuş olacak. Derdimiz bir bankanın yanına isim hilesiyle yeni bir banka koymak değildir, bunu da açıkça söylüyorum. Banka yılda yüzde 10-12 faiz uygulaması yapıyor, katılım sektörü de oranlarını yüzde 10-12 uyguluyorsa buna da hile-i şerie denir. Onun içinde işin başında olanlar bunu da hassasiyetle değerlendirmelidir. Bugün tek başına paraya, para edecek kaynaklara sahip olmak yetmiyor. Bu parayı sistem içinde etkili kullanacak araçlarına, yani finans sistemine ihtiyaç vardır. Çileyi üretim çekiyor, parayı finans kazanıyor. Öz sermaye de yok orada. Bütün vatandaştan topla parayı ondan sonra öz sermaye diye çık ortaya.