Beşiktaş’taki hain saldırı iddianamesi tamamlandı

Beşiktaş’taki hain saldırı iddianamesi tamamlandı
22 Haziran 2017, 14:26

Beşiktaş Vodafone Stadı’nda 10 Aralık 2016 günü gerçekleştirilen ve 39’u polis 46 kişinin şehit olup 263 kişinin yaralandığı hain saldırı ile ilgili soruşturma tamamlandı.Saldırıda kullanılan patlayıcı türünün PKK’ca 10 ayrı olayda kullanılan fabrikasyon bir patlayıcı olduğu iddianamede vurgulandı.

Beşiktaş Vodafone Stadı'nda 10 Aralık 2016 günü gerçekleştirilen ve 39'u polis 46 kişinin şehit olup 263 kişinin yaralandığı hain saldırı ile ilgili savcılık soruşturması tamamlandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu tarafından yürütülen soruşturma sonucunda aralarında saldırıda kullanılan aracı temin ettiği anlaşılan Tufan Beyhan'ın da bulunduğu 10 şüpheli hakkında iddianame düzenlendi.

10 AYRI OLAYDA

Başsavcı Vekili İsmail Uçar koordinesinde hazırlanan iddianameye göre, 10 Aralık 2016 günü birisi Beleştepe diye tabir edilen noktada saat 22.23'te diğeri ise Maçka parkı yanında olmak üzere 45 saniye arayla iki saldırı gerçekleştirildi. Her iki saldırı eyleminde TNT+RDX+PETN+PİKRİK ASİT isimli fabrikasyon patlayıcılar kullanıldı. Savcılık, bu patlayıcı karışımının daha önce PKK tarafından gerçekleştirilen ya da son anda önlenen 10 ayrı olayda kullanıldığını belirlendi.

Saldırıları Burak Yavuz ve Kadri Kılınç isimli teröristlerin gerçekleştirdiği anlatılan iddianamede bu iki teröristin, PKK/KCK terör örgütünün yapılanmalarından olan "Özel Kuvvetler" olarak belirtilen TAK'a bağlı örgüt mensupları olduğu anlatıldı. Teröristlerin patlamada kullanılan aracı 6 Aralık günü Tuzla'dan aldıkları, Tufan Beyhan isimli işbirlikçi aracılığı ile temin edilen araca patlayıcıların yüklendiği ve olay günü aracın Beşiktaş Vodafone stadı çevresinde 14.55'te ilk kez kamera açısına girdiği kaydedildi. Saldırganların yanında otomatik bir silah ve el bombaları da bulunduğu belirtilen iddianamede, 34 UG 0838 plakalı Chevrolet marka bombalı araç ile saatlerce Beşiktaş Stadyumu çevresinde keşif çalışmaları yapıldığı, arka koltukta kendilerini patlatan iki teröristin yanı sıra 3. bir şahsın daha olduğu, belirtilen metrajda ve ilerleyen görüntülerde bu şahsın bayan olduğunun tespit edildiği kaydedildi.

MAÇKA PARKI'NDA GÖZDEN KAYBOLDU

Bu şahsın saldırı gerçekleşmeden kısa süre önce araçtan inip en son Maçka Parkı'nda gözlerden kaybolduğu iddianamede anlatıldı. Bu bayanın halen kimliği belirlenemezken bayanın saldırıyı gerçekleştiren ve dağ kadrosundan gelen iki teröriste saldırı öncesinde adeta rehberlik yaptığı anlatıldı. Kot pantolonlu ve lacivert bereli kadının saldırıdan kısa bir süre önce olay yerinden kaçtığı belirlendi. Sır kadın teröristin saldırıdan iki hafta önce patlamada kullanılan aracı temin edilen Tufan Beyhan'ın evine iki kez geldiği de iddianamedeki bilgiler arasında.

CESARET HAPI KULLANMIŞLAR

Saldırıda bir araç birde yaya olarak kendisini patlatan canlı bombaların kullanıldığı bilinirken yaya olarak üzerindeki bombayı patlatan Burak Yavuz'un kaldırımda yürüdüğü sıra sendeleyerek yürüdüğünü belirleyen savcılık katillerin her ikisinin de eylem öncesinde cesaret hapı kullandığını değerlendirdi. Savcılığın ulaştığı bir diğer ayrıntı ise Tufan Beyhan'ın patlamadan iki ay önce Zeki Yılmaz isimli şüpheliyle örgütün dağ kadrosuna katıldığı ve bir ay durduktan sonra döndüğü bilgisi. İkilinin bu süreçte dağ kadrosu tarafından eylem talimatı aldıkları ve İstanbul'a döndükleri kaydediliyor.

İddianamede; Tufan Beyhan, Zeki Yılmaz, Raşit Beyhan, Sercan Bingöl, Rıdvan Döner, Fırat Kise, Hikmet Ölçer, Necip Yılmaz, Zemirhan Yılmaz ve Nazım Beyhan şüpheli olarak yer aldı. Şüpheliler; Tufan Beyhan, Zeki Yılmaz, Raşit Beyhan ve Sercan Bingöl çifte saldırıdan sorumlu tutulurken haklarında başta "Devletin Birliğini ve Ülke Bütünlüğünü Bozma", "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma", "Tasarlayarak, Bombalama Suretiyle Adam Öldürmeye Yardım Etme (7 kez), Tasarlayarak, Bombalama Suretiyle ve Kişinin Yerine Getirdiği Kamu Görevi Nedeniyle Adam Öldürmeye Yardım Etme (39 kez) olmak üzere birçok suçtan dava açıldı. Şüpheliler Rıdvan Döner, Fırat Kise, Hikmet Ölçer, Necip Yılmaz ve Zemirhan Yılmaz'ın ise saldırı ile direk bağlantısı belirlenen Tufan Beyhan ile ilişkileri ve belirlenen örgüt bağlantıları sebebiyle "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçu kapsamında ceza istendi. Şüpheli Nazım Beyhan hakkında "Silahlı Terör Örgütüne Yardım Etme" eyleminden cezalandırılması talep edildi. Başsavcı Vekili İsmail Uçar tarafından onaylanan İddianame, Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi.

BİZE ULAŞIN
Beddualar Gülen'e geri döndü - Aktüel

Beddualar Gülen'e geri döndü

Beddualar Gülen'e geri döndü
06 Mart 2016, 09:53

Feza Grubu’na kayyım atanmasını değerlendiren gazetemiz yazarı ve eski Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı Başkanı Latif Erdoğan, “Zaman’a yapılan bu müdahaleyle İsrail borazanının sesi kesilmiştir. Türkiye’ye ihanet ettikleri için devlet müdahale etmiştir. Türkiye’ye ihanet ettikleri için, Allah ellerinde bulunan nimetleri birer birer geri alıyor” dedi. Paralel yapının karargahı haline gelen Zaman Gazetesi’ne kayyım atanmasının ardından bir dönem Gülen'in en yakınındaki isimler konuştu. Bu isimler, İsrail borazanının sesinin kesildiği konusunda fikir birliğine varırken, FETÖ Lideri Gülen’in ettiği bedduaların kendisine geri döndüğünü de belirtti.

Zaman gazetesinin manşetlerinin Fetullah Gülen tarafından atıldığını belirten Zaman'ın eski Genel Yayın Müdürü Hüseyin Gülerce de, Samanyolu Yayın Grubu'nun da gazetenin de gerçek sahibi ve genel yayın yönetmeninin Fetullah Gülen olduğunu söyledi.

Bir zamanlar Fetullah Gülen'in sağ kolu konumundaki Nurettin Veren ise, "Zaman, dindar Müslüman yazarları uzaklaştırdı. Sayfalarını solcu, liberal ve ateist yazarlara açtı. Gülen, hem millete hem de İslam'a ihanet etmiştir" dedi.

Paralel yapının karargahı haline gelen Zaman Gazetesi'ne kayyım atanmasının ardından bir dönem Gülen'in en yakınındaki isimler konuştu. Bu isimler, İsrail borazanının sesinin kesildiği konusunda fikir birliğine varırken, FETÖ Lideri Gülen'in ettiği bedduaların kendisine geri döndüğünü de belirtti.

İstanbul 6. Sulh Ceza Hakimliği, Zaman gazetesini de bünyesinde bulunduran Feza Gazetecilik şirketine kayyım atadı. Kayyım kararına, Fetullah Gülen'i yakından tanıyan isimler tarafından tam destek geldi. FETÖ'nün uzun bir süredir sözcülüğünü yapan Zaman Gazetesi'ne kayyım atanmasının yerinde ve doğru bir karar olduğunu belirten "Küçük Dünyam" isimli kitapla Gülen'in hayatını yazan, Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı eski Başkanı Latif Erdoğan, "Zaman'a yapılan bu müdahaleyle İsrail borazanının sesi kesilmiştir. Türkiye'ye ihanet ettikleri için devlet müdahale etmiştir. Türkiye'ye ihanet ettikleri için Allah, ellerinde bulunan nimetleri birer birer geri alıyor" dedi.

HABERLERE MÜDAHALE EDİYORDU

Son günlerde yazdığı "Kirli Hesaplar Çarşısı" kitabıyla gündeme gelen Zaman gazetesinin eski yazarı Hüseyin Gülerce, "Ben kitabımda da detaylarına yer verdiğim gibi Zaman Gazetesi'nin bütün sayfaları her gün Fettullah Gülen'e fakslanır. Gülen, Türkiye'de iken Altunizade'ye, Amerika'ya gidince de Pensilvanya'ya fakslanırdı. Fetullah Gülen, kendisine gönderilen Zaman'ın sayfalarını teker teker kontrol ediyor, değiştirilmesi gereken yerleri değiştiriyor haberlere bizzat kendisi müdahale ediyordu. Paralel yapının Zaman Gazetesi içinde kendilerini zor durumda bırakacak bir belge, bilgi bıraktıklarını sanmıyorum. Gülen'in talimatıyla zora sokacak belgeleri yok etmişlerdir" diye konuştu.

ZAMAN GAZETESİ, PARALEL YAPININ KARARGAHIYDI

Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ)'nün merkezi olarak kullandığı Zaman'a kayyım atanmasının gecikmiş bir karar olarak değerlendiren isimlerden birisi de araştırmacı yazar Said Alpsoy. 17 yıl Gülen grubuna bağlı yayın şirketinde görev alan Said Alpsoy, "Peygamber Efendimiz, 'Haksız yapılan beddualar sahiplerine geri döner' buyurmuştur. Gülen'in yapmış olduğu o meşhur bedduanın bu hadis üzerinden sonuçlarını, geri dönüş olarak okuyorum. Zaman'a kayyım atanması paralel yapıyla mücadelede stratejik bir kırılma noktasıdır. Zaman, paralel yapının operasyon merkezi konumundaydı. Zaman Gazetesi, paralel yapının Türkiye'deki karargahıydı ve şimdi bu karargah doğrudan vurulmuş oldu. Karargahın vurulması bütün ordunun felç edilmesi demektir" ifadesini kullandı.

ZAMAN CUNHURİYET GAZETESİNE KARŞI OLARAK KURULMUŞTU AMA..

Biz zamanlar Fetullah Gülen'in sağ kolu konumundaki Nurettin Veren ise, "Samanyolu ve Zaman Gazetesi, toplumun her kesiminden cami için toplanan paralar gibi imece usulü toplanan paralarla kuruldu. Zaman, Cumhuriyet Gazetesi'ne karşı olarak kurulmuş bir gazeteydi. Fetullah Gülen, Allah'ın ilahi tokadını yedi. Fetullah Gülen, hem millete hem de İslam'a ihanet etmiştir" şeklinde konuştu.

Yeni Akit

BİZE ULAŞIN