Güvenli bölgeye büyük destek

Güvenli bölgeye büyük destek
10 Mart 2016, 10:31

7 Mart’taki zirvede Fransa ve İngiltere dahil 28 AB ülkesi, Suriye’de bir güvenli bölge kurulması için Türkiye ile işbirliği yapacaklarını taahhüt etti.

STAR

Suriye'deki insani dramı sonlandırmak için "Güvenli Bölge" uygulamasını bir şart olarak sunan Türkiye, 2012 yılından bu yana sürdürdüğü diplomasi çabalarına AB nezdinde olumlu yanıt aldı.

Aralarında BM'den Güvenli Bölge kararı çıkması için onaylarının şart olduğu İngiltere ve Fransa da dahil olmak üzere 28 AB ülkesi, Türkiye'ye "Suriye içinde insani güvenli alanlar kurulması için her ortak çaba konusunda Türkiye ile işbirliği yapacağız" sözünü verdi. Bu söz ile BM Güvenlik Konseyi ve Koalisyon ülkeleri karşısında Türkiye'nin eli daha da güçlendi. Türkiye'nin Suriyeli milyonlarca sivilin hayatını kurtaracak bir diplomatik zaferinin ardında 7 Mart tarihli Zirve Sonuç Bildirgesi'nin 5'inci ve 9'uncu maddeleri bulunuyor.

İŞTE TAAHHÜTLER

5'inci madde, Türkiye'nin yükümlülüğünü; 9'uncu madde ise AB üyesi ülkelerin yükümlülüklerini tanımlıyor:

Madde 5: "Türkiye, tarafından sunulan ve Mülteci Tesisi Yönlendirme Komitesi tarafından karara bağlanan projelerin etkili bir şekilde uygulayacak ve AB üyesi ülkelerle, Suriye içinde insani güvenli alanlar kurulması için yapılan her ortak çaba konusunda işbirliği yapacak."

Madde 9: AB, 4'üncü maddede belirtilen formüle dayalı olarak aylık denge bazında, Türkiye'den gelen Suriyelileri etkili ve süratle yerleştirecek ve Suriye içinde insani güvenli alanlar kurulması için her ortak çaba konusunda Türkiye ile işbirliği yapacak."

ANKARA'NIN ÖNERİSİ

STAR'ın edindiği bilgilere göre, Brüksel 17 Mart'ta Türkiye ile devam niteliğinde düzenleyeceği 2'inci Özel Zirve'ye kadar, "Güvenli Bölge" formülasyonu üzerinde çalışmalarını sürdürecek. Kaynaklar, Türkiye'nin istediği Güvenli Bölge'yi şu şekilde özetliyor:

1- Güvenli Bölge'nin, Halep'le Türkiye sınırları arasında olması lazım.

2-Öncelik, uluslar arası meşruiyetin güçlülüğü için, Güvenli Bölge'nin BMGK kararı ile alınması olmalı.

3-Güvenli Bölge kararı, tüm Suriye'yi kapsamamalı, tek boyutlu olmamalı, tek bir bölgeye veya şehre özel olmamalıdır.

4-Güvenli bölge, etnik ayırım yapmaksızın, Suriyeli tüm sivilleri kapsamalıdır.

5-Güvenli Bölge, sadece Esad Rejimi'nden ya da DAEŞ'ten gelen tehdide karşı oluşturulmamalıdır. Bir terör örgütü olan PYD de Güvenli Bölge'ye girememelidir.

6-Siyasi Dönüşüm Süreci tamamlandığı anda, Güvenli Bölge uygulamasına son verilmelidir.

7-Türkiye, tek başına güvenli bölge için harekete geçmeyecektir.

'TÜRKİYE KEDİ, BİZ FARE'

Türkiye ve Avrupa Birliği (AB) ülkeleri arasında gerçekleşen zirve Batı medyasında geniş yer buldu. Alman Rheinische Post gazetesine konuşan Almanya İçişleri eski Bakanı Hans-Peter Friedrich, zirvede Türkiye´nin tutumunu eleştirerek "Türkiye bizimle kedinin fareyle oynadığı gibi oynuyor" dedi. Passauer Neuen Presse gazetesine konuşan Merkel'in partisi Hristiyan Sosyal Birlik (CSU)'in Genel Sekreteri Andreas Scheuer de, "CSU, Türkiye´nin AB üyeliğine ve Türk vatandaşlarına sınırsız vize serbestisi verilmesine karşı" ifadelerini kullandı. İngiliz Daily Telegraph gazetesi ise Türkiye ile AB arasında Brüksel'de gerçekleştirilen göçmen krizi zirvesindeki varılan anlaşmayla Türkiye'nin AB'ye şantaj yaptığını iddia etti.