"Türkiye orta gelir tuzağına düşmekten kurtulacak"

Türkiye orta gelir tuzağına düşmekten kurtulacak
10 Mart 2016, 15:09

Başbakan Yardımcısı Şimşek, mikro düzeydeki reformlarla Türkiye orta gelir tuzağına düşmekten kurtulacağını ve rekabet gücünü artıracağını belirtti.

Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, "Mikro düzeydeki reformlarla Türkiye orta gelir tuzağına düşmekten kurtulacak, verimlilik artışı sağlayacak, katma değer zincirinde yukarı çıkacak ve rekabet gücünü artıracaktır" dedi.

TBMM Genel Kurulu'nda, 2016 yılı bütçesinin tümü üzerinde yapılan eleştirilere Hükümet adına yanıt veren Şimşek, hedeflerinin yeni nesil reformlarla Türkiye'yi yüksek gelir grubuna sokmak olduğunu, son bir-iki yılda çok kapsamlı yol haritası hazırladıklarını ve uygulamaya koyduklarını anlattı.

Reform gündemlerinin üç temel ayağı olduğunu hatırlatan Şimşek, "Bunlar sektörel dönüşüm, yani mikro düzeydeki reformlar, yapısal makro reformlar ve AB uyum sürecidir. Sektörel dönüşüm, olmazsa olmazımızdır. Bu noktada bin 250 civarındaki mikro tedbiri belirledik. 2016 yılında bu noktada büyük ivme kazanacağız. Mikro düzeydeki reformlarla Türkiye orta gelir tuzağına düşmekten kurtulacak, verimlilik artışı sağlayacak, katma değer zincirinde yukarı çıkacak ve rekabet gücünü artıracaktır" diye konuştu.

Yapısal makro reformların Türkiye'yi 4. sanayi devrimine hazırlayacağını kaydeden Şimşek, "Biz 4. sanayi devrimine dünyayla, gelişmiş ülkelerle aynı anda girmeyi sağlayacağız. Yeni nesil reformlar bu bağlamda çok önemlidir" dedi.

Mehmet Şimşek, son 10 yılda kadınların iş gücüne katılım oranının 10 puan arttığını, bu noktada gelişmekte olan ülkeler arasında en iyi ülkenin Türkiye olduğunu anlatarak, "Bu olumlu bir gelişmedir ama yetersizdir. Çünkü kadınların iş gücüne katılım oranı hala AB normlarının oldukça altındadır. Bu nedenle, önümüzdeki dönemde kadınların iş gücüne katılım oranını artıracak, eğitime erişimi sağlayacak düzenlemeleri, teşvikleri, destekleri güçlü bir şekilde hayata geçirmeye devam edeceğiz" dedi.

Öğretmen Akademisi kurulacak

Eğitim reformuna değinen Şimşek, 2016 yılında öğretmen akademisini kurulacağını, eğitim fakültelerinin yeniden yapılandırılacağını anlattı.

Vergide adaleti sağlamak, vergiyi tabana yaymak, vergi gelirlerinin kalitesini artırmak için Gelir Vergisi Kanunu'nu hayata geçirmeleri gerektiğini belirten Şimşek, "Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununu güncelliyoruz, performans bütçe sistemine geçiş için çalışmalarımızı yapıyoruz, harcamaların rasyonelleştirilmesi için çalışmalarımızı tamamlayacağız" dedi.

Yeni patent kanunu taslağını hazırladıklarını yakında Meclise sevk edileceğini ifade eden Şimşek, önümüzdeki dönemde Kalkınma Bankasını da yeniden yapılandıracaklarını bildirdi.

Başbakan Yardımcısı Şimşek "Bütçenin yüzde 43'ü faize gidiyordu, bugün yüzde 10'u faize gidiyor. 2015 yılında faizin bütçe içindeki payı 2002'deki gibi olsaydı, bizim faiz ödememiz yaklaşık 219 milyar lira olacaktı. Biz yaklaşık 50 milyar lira ödedik" dedi.

Şimşek, 2002'den beri faizden sağlanan tasarruf miktarının 900 milyar liranın üzerinde olduğunu belirtti.

Mehmet Şimşek, 2013 yılı sonunda gündeme getirilen yolsuzluk iddialarının siyasi saiklerle olduğunun açık ve net olduğunu kaydederek, "Türkiye'de yolsuzluk algısı 2002'ye göre de kötüleşmemiştir. 2002'de Türkiye 102 ülke arasında 65'inci sıradadır. Yani yolsuzluk algısı anlamında en kötü 3'te 1'lik dilimdedir. 2016 başında açıklanan 'Yolsuzluk Algısı Endeksi'ne göre Türkiye, 168 ülke arasında 66'ncı sıradadır. Yani, yolsuzluk algısı olumlu olan ilk yüzde 50'lik dilim arasındadır" dedi.

"Açık bir iftira"

Teröre değinen Başbakan Yardımcısı Şimşek, şunları söyledi:

"Terör örgütünün derdi Kürt kardeşlerimizin hakkı, hukuku olsaydı, silahların çoktan gömülmüş olması lazımdı. Eğer silahlar gömülmüyorsa ve Çözüm Süreci istismar edildiyse, o zaman tabii ki biz temel hak ve özgürlükler ekseninde sorunlarımızı çözmeye devam edeceğiz ama terör örgütüyle de anladığı dilden konuşmaya devam edeceğiz. Ülkemizde 36 tane farklı etnik unsur var. Hepsi bizim için aynıdır, hepsi bizim için eşittir, hiçbiri konusunda ayrım yapamayız. Sayın Başbakanımızın DAEŞ militanlarını 'sinirli çocuklar' olarak tanımladığı iddiası gerçekleri yansıtmamaktadır, açık bir iftiradır. 2006'dan beri bölge ülkelerini hep uyardık, 'teröre zemin hazırlamamak için etnik ve mezhep eksenli siyaset gütmeyin' dedik."