Başbakan Davutoğlu Polis Akademesi'nde konuşuyor

Başbakan Davutoğlu Polis Akademesi'nde konuşuyor
04 Nisan 2016, 12:28

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Türk Polis Teşkilatının 171'inci kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Polis Akademisi Başkanlığında düzenlenen törende konuşuyor.

İşte Davutoğlu'nun konuşmasından satır başları;


- Polis teşkilatı bir insanoğlunun en temel arayışına cevap vermek üzerine kurulmuştur. O temel arayış, güvenlik ve emniyettir. Emniyetin olmadığı yerde görevin ifa edilmesi imkansızdır. Bu mesleğe adım atarken zihninizde tutmanızı beklediğimiz en önemli husus bu millet sizin vasıtanızla kendini güvende hissetmelidir. Kudreti olup da şefkati olmayan devlet tiranlaşır. Şefkati olup da kudreti olmayan devlet acizleşir. Sizler halk nezdinde devletin şefkat yüzünü de kudret yüzünü de göstermek için yola çıkıyorsunuz. Kudreti göstereceğiz derken şefkati ihmal etmek, ya da şefkati göstereceğiz derken kudreti ihmal etmek devleti sarsar.

POLİS TEŞKİLATIMIZDAN BEKLENTİLER

Polis teşkilatımız milletten ayrı, halkın üstünde bir güç kaynağı değil halkın içinde halkla beraber ifa edilen bir meslektir.

Bizim polis teşkilatımız kurulduğu andan itibaren bütün milleti kuşatır ve temsil eder.

Diyarbakır'da kahraman özel harekatçımız Süleyman İyikul'un ailesini ziyaret ettim. Nusaybin'de şehit düşmüştü. Aslen Diyarbakır Mazıdağ'lı bir Kürt vatandaşımızın çocuğu idi. Eve gittiğimizde muhterem eşi Zeynep Hanım Osmaniyeli'ydi. Bir Türkmen hanım bir Kürt beyiyle evlenmiş. Birbirinden iki çocuk dünyaya gelmiş. Osmaniye'den kalkan Zeynep'in ailesi Diyarbakır'a gelip rahmetli Süleyman'ın acısını paylaşıyordu. İşte bu örnek polis teşkilatımızı anlatan bir tablodur.

Zeynep kızımız bize eşinden bahsederken 'Hep Sur'u bana gezdirmek istiyordu. Benim büyüdüğüm Sur'u sana anlatamadım, gösteremedim' diye hayıflandığını söyledi. Sur artık polisimize, askerimize jandarmamıza emanettir. Her bir polisimiz hangi vilayetten olursa olsun halkın arasına karıştığında 81 vilayettendir. Her toplum kesimine aynı ölçüde yakın aynı ölçüde uzaktır.

Birlik ve bareberlik vatandaşın her birine ayrım yapmadan güvenlik hissini veren asker, jandarma ve polisimizle mevcuttur. Halkın içinden çıkmış olmakla, halka muhabbet göstermekle sorumlu olduğunuz kadar halka verdiğiniz imajla, algıyla da sorumlusunuzdur.

Buradan ailelere seslenmek istiyorum; ne olur çocuklarınızı polisle korkutmayın. Polis korkulacak değil sığınılacak biridir. Adeta anne, baba, abidir. Herkesin polisle bir tanışması vardır. Konya'dan İstanbul'a ailemle geldikten sonra ilkokula başlamıştım. Dışarıya ailece gezideyken yerde bir kağıt parçası gördüm. Onu almak için eğildim kalktığımda ailem yoktu. Biraz korkmuştum. Etrafımdakiler nerede oturduğumu sordular. Dediler ki, 'Karakola götürün', 'Aman götürmeyin' demiştim. Ama orada o polis amcanın elimden sıcak tutuşunu hâlâ hatırlıyorum. Geçmiş algıları yerle bir etmişti. Birtakım güzel şeyler konuştuktan sonra babamları bulmuşlar. Elhamdülillah sağ salim evimize döndük.

Özellikle çocuklara, gençlere muhabbetle bakın. Vatandaşlara bir şey sorduğunuzda sizin nezdinde güven hissetsinler. 'Bu benim ablam, annem, abim, arkadaşım, dostum' diye düşünsünler. Emniyet teşkilatı milletin bağrından çıkmış sımsıcak bir teşkilattır.

DEVLET İLE VATANDAŞ AYRI DEĞİLDİR

Kamu düzeni hepimizin içinde olduğu bir düzendir. Devlet ile vatandaş birbirinden ayrı değildir. Devlet vatandaşın emrinde ve vatandaş tarafından belirlenen bir aygıttır. Devletin esası insan onurunu korumaktır. Devlet otoritesi ile kamu düzeninin arasındaki fark şudur: Devlet otoritesi dediğinizde otorite kullanma hakkını kendinizde görürsünüz, vatandaşlar da bu işin nesnesi olur. Ama kamu düzeni dediği öyle değildir. Kamu düzeni sözkonusu olduğunda asla taviz vermeyiniz.

Siz kamu düzenini yöneteceksiniz, kamu düzeninden fedakâkarlık edilemeyeceğini göstereceksiniz. Sayın İçişleri Bakanı'nın telefonu aradığında, gerçi sesini her zaman duymak istemişimdir ama içim ürperir: Acaba şehit haberi mi gelecek diye. Bizim görevimiz sizin göreviniz vatandaşlarımızın huzuru için o makamları bir araç olarak görmektir. Sizler başkaları uyuyabilsin diye uyumayanlarsınız. İşte Diyarbakır'da 7 yiğidimiz feda-ı can eyledi. Bu mesleğin en önemli hususu digergâmlıktır. Başkası için fedakarlık yapma arzusudur.

Terörle mücadele sadece suç örgütüylü mücadele değil aynı zamanda bir beka mücadelesidir. Serdar Kazar Pozantı Emniyet Müdürlüğü'nde çalışan arkadaşımız. Elinde mühimmat bittiğinde kendini bombanın üstüne atarak arkadaşlarını koruyan bir yiğidimiz.