Hıyanet değilse de cehalet ve dalalet!

Hıyanet değilse de cehalet ve dalalet!
13 Mayıs 2016, 12:05

Karşıyaka Belediyesi, politik mesajları ağzına yüzüne bulaştırmaya devam ediyor. Güya “ima yoluyla hükümete giydirmek” maksadıyla hazırlanan 19 Mayıs afişleri bunun son örneği oldu

Görevi vatandaşa hizmet etmek olan Karşıyaka Belediyesi, siyasi mesaj vermeye çalışırken baltayı taşa vurdu. Daha önce Kadınlar Günü için 'sana ne' temalı afişler hazırlayan ve börek yapan kadınları aşağılayan belediye, şimdi de 19 Mayıs için özel afiş hazırlattı. Bunlar, ilçenin çeşitli yerlerine asıldı. Bu kez Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi'den alıntılar yapıldı.

HATALAR ZİNCİRİ

Ancak "Memleket dahilinde iktidara sahip olanlar gaflet, dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler...
İşte bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen Türk İstiklal ve Cumhuriyetini kurtarmaktır" bölümünde, afişlerde 'dalalet' yerine 'delalet', 'şerait' yerine de 'şeriat' yazıldı. İnanılmaz hatalar tepki topladı.


ANLAMI TAMAMEN DEĞİŞTİREN KELİMELER

Gençliğe Hitabe'deki 'dalalet', "Doğru yoldan ayrılma" anlamında. Afişteki 'delalet' ise 'işaret' demek. 'Şerait' kelimesi şartlar anlamını taşırken, afişteki 'şeriat' İslam Hukuku manasına geliyor.

Karşıyaka Belediyesi, politik mesajları ağzına yüzüne bulaştırmaya devam ediyor. Güya "ima yoluyla hükümete giydirmek" maksadıyla hazırlanan 19 Mayıs afişleri bunun son örneği oldu..

Birincil ödevi Karşıyaka ilçesi sınırları içindeki vatandaşların yaşamlarını kolaylaştırmak, onların sorunlarına çare üretmek olan Karşıyaka Belediyesi, özel günleri, milli bayramları alet ederek genel politikaya ilişkin mesajlar vermeye kalkışırken "baltayı taşa vurmayı" gelenek haline getirdi. Karşıyaka Belediyesi bir süre önce Kadınlar Günü dolayısıyla hazırlattığı "sana ne" temalı afişlerde börek yapan kadınları aşağılayan, soyunan kadınları yücelten, "ötekileştirici, ayrıştırıcı" üslubuyla büyük tepki almıştı. Karşıyaka Belediyesi şimdi de 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı vesilesiyle, Büyük Önder Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi'nden cımbızla çektiği pasajlarla, "ima ederek Hükümete laf sokma" cinliğine soyundu. Afişler Cihat Kora Anadolu Lisesi karşısı, Cahar Dudayev Bulvarı, Bostanlı Pazaryeri, Mavişehir başta olmak üzere ilçenin birçok cadde ve sokağına yerleştirildi. Atatürk'ün kalpaklı fotoğrafının ve Gençliğe Hitabesi'nden sözlerin yer aldığı afişler, ilk bakışta 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı'nın ruhuna uygun görünüyor. Ancak biraz dikkatli bakıldığında "Vehbinin kerrakesi" anlaşılıyor. Ustaca! hazırlanmış afişlerdeki vurgular, meselenin milli bir bayramı kutlamak değil, neredeyse her iki seçmenden birinin oyunu alan partinin yöneticilerini "hıyanetle suçlamak" olduğunu ortaya koyuyor. Tabi gerektiğinde "biz kimseye birşey söylemedik ki Atatürk'ün sözlerini aldık" biçiminde kurnazca! savunma yapabilme opsiyonu da elde bulunduruluyor. Ancak tüm bunları yapanlar herşeyden önce Atatürk'ün sözlerini doğru düzgün yazmayı beceremiyor! İlk bakışta göze çarpan "dalalet" kelimesinin yerine konulan "delalet." Mesele yalnızca bir harfin yazılışındaki yanlış değil. İlki yani Atatürk'ün söylediği "sapkınlık içinde olma, doğru yoldan ayrılma" manasında. Atatürkçü olduklarını söyleyenlerin yazdığı delalet ise "iz, işaret, aracı olma" anlamlarına geliyor. Trajikomik olanı ve cehaletin adeta pik yaptığı nokta ise "şerait" kelimesinin "şeriat" ile ikame edilmesi. Yani kamu kesesinden millete ayar vermeye çalışanlara göre Atatürk "şartlarda" değil "İslam hukukunda" demiş oluyor. Bir de "hıyanet" meselesi var. Cumhuriyeti'ne yönelik saldırılarda vatanseverler, parti farklılıklarını bir yana bırakarak, milli perspektiften meseleye bakıyor. "Erdoğan zarar görsün de batarsa batsın" deme noktasına gelenlerin bolca bulunduğu partinin bir mensubunun bu afişleri hazırlatması ise şairin "ister katıla katıla ağla, ister hıçkıra hıçkıra gül" deyişini akıllara getiriyor.

BUNLARI MI KASTETTİNİZ HÜSEYİN BEY?
Son dönemde, Büyük Önder Atatürk'ün "...gaflet, dalalet ve hatta hıyanet içinde olabilirler" ifadesini akıllara getiren vakalardan bazıları:

İRAN AŞIĞI CHP'Lİ VEKİL!
-" ile İran arasında sorun çıksa ben İran'dan tarafa olurum" diyen Eren Erdem, CHP'den milletvekili yapıldı. Senelerce "Türkiye İran'a benzeyecek" korkusuyla yaşayan seçmen kitlesinin oylarıyla bu kişinin Parlamentoya girmesi sağlandı. CHP'li Erdem, Rus TV'sini açıklama yaparak, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin terör örgütü DAEŞ'e silah sattığı iftirasını attı nı söyledi. Türkiye'yi zayıf duruma düşürmek için iftira attığı kanıtlanınca "alçaklar ben öyle demedim" diye bu kez inkar yoluna gitti. -CHP Heyeti'nin "terör örgütünün kullandığı dille hazırlanmış" dedirten "Cizre raporu" şehit yakınları ve gazileri çileden çıkarttı. Türkiye Gaziler Vakfı, CHP'nin hazırladığı "Cizre Raporu"nu protesto ederek parti genel merkezi önüne siyah çelenk bıraktı. Kılıçdaroğlu'na, "partinin içindeki vatan hainlerini temizleyin" çağrısı yapıldı. -Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti, terörle mücadele ederken, CHP'li kurmayların kimi cesaretlendirdiğini PKK'nın elebaşlarından Bese Hozat kod adlı terörist açıkça ortaya koydu. Bese Hozat CHP'ye destek vereceklerini söyledi. -PKK'nın Ankara'daki saldırısı sırasında bir CHP Milletvekili PKK yandaşı TV'de devletin terörle mücadelesini eleştirdi.

LAF İLE DÜNYAYA NİZAMAT VERENLERE!
Onlar ki verir lâf ile dünyaya nizâmât Bin türlü teseyyüp bulunur hânelerinde (Ziya Paşa) (Açıklaması: Onlar ki dünyaya lâf ile nizam verirler. Onların evlerine gidip bakın, hanelerinde bin türlü ihmal ve düzensizlik görürsünüz) Karşıyaka Belediyesi ve Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi'nden alıntı yaparak başkalarına ayar vermeye çalışanlar için: Delalet: 1. Kılavuzluk, aracılık 2. İz, işaret. Dalalet: Sapınç, sapkınlık, doğru yoldan ayrılma. Şeriat: Kur'an'daki ayetlere, Hz. Muhammed'in sözlerine dayanan İslam kanunu, İslam hukuku. Şerait: Şartlar, koşullar.