Partili cumhurbaşkanına itiraz Atatürk’e ihanet

Partili cumhurbaşkanına itiraz Atatürk’e ihanet
13 Mayıs 2016, 09:10

Mustafa Kemal Atatürk’ün vefat ederken ‘CHP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı olduğunu ifade eden Prof. Dr. Ebubekir Sofuoğlu, “Partili Cumhurbaşkanı’ teklifine önce CHP sarılmalıydı” dedi.

Selim Efe Erdem / Star.com.tr

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, mevcut parlamenter sistemin değişmesini 'kan akma pahasına' izin vermeyeceklerini söyledi. Peki ama Kılıçdaroğlu neye karşı çıkıyordu? CHP lideri Kılıçdaroğlu'nun başkanlık sistemine dair açıklamalarını değerlendiren Sakarya Üniversitesi öğretim üyesi ve Atatürk dönemi tarih uzmanı Prof. Dr. Ebubekir Sofuoğlu ile Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim üyesi ve Siyasi Tarih uzmanı Prof. Dr. Mustafa Sıtkı Bilgin, bu nedenle yeni anayasa ve başkanlık sistemine ilişkin çıkışının Atatürk dönemine ihanet ve halkın tercihlerinden korkmak olduğu görüşünde.

Prof. Sofuoğlu, bu konudaki sorularımızı şöyle cevaplandırdı:

- Türkiye, yeni anayasa ve başkanlık sistemini tartışırken, CHP lideri Kılıçdaroğlu'nun sert bir karşı çıkışı oldu. Savunulmak istenen ve karşı çıkılan sistemler tam olarak nedir?

Türkiye, mevcut parlamenter sistemde başbakan ve cumhurbaşkanlığı şeklinde iki ayrı yöneticiden oluşan çift başlılığı önlemek için 'Partili Cumhurbaşkanlığı'na geçmeyi tartışıyor. Yani Anayasa'daki 'Cumhurbaşkanı seçilen kişinin, partisiyle bağlantısı kesilir' cümlesinin çıkarılması ve hükümetin Cumhurbaşkanı liderliğinde toplanması... Tıpkı 1923'te Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşundan itibaren önce Atatürk'ün, sonra İnönü'nün aynı anda hem CHP Genel Başkanı hem de Cumhurbaşkanı olması gibi!

- Cumhuriyetin kurulduğu dönemdeki bu sistem, 21. yüzyılda bugün yeniden Türkiye'ye model olabilir mi?

Bu sistem gelirse bugün AK Parti, CHP, MHP ya da bir başka partinin lideri, parti genel başkanlığını da koruyarak Cumhurbaşkanı ve bakanlar kuruluna başkanlık edebilecek. Böylece sistemdeki çift başlılık sorunu sona erecek. Üstelik, o dönemde yasama, yürütme ve yargı arasında neredeyse güçler birliği var ve yetkiler tek elde toplanmışken, bugün partili Cumhurbaşkanında sadece yürütme yetkisinin olması söz konusu. Yani yasama, yürütme ve yargı birbirinden bağımsız ve birbirine eşit olacak. Zaten diğer Cumhurbaşkanları Gürsel, Sunay, Korutürk, Evren, Özal ve Demirel çok da tarafsız değillerdi.

CHP İKTİDAR OLAMAZ

- O zaman CHP lideri Kılıçdaroğlu neden böyle bir karşı çıkış yapmış olabilir?

Kılıçdaroğlu'nun bu çıkışı, kendi kurucularını inkar, Atatürk'e ihanet. 'Partili Cumhurbaşkanı' teklifine önce CHP sarılmalıydı. Çünkü kurucu liderleri bu modelle ülkeyi yönetti. Atatürk ve İnönü, Cumhurbaşkanı iken CHP rozeti de takıyordu. 1945'de çok partili hayata geçince İnönü bundan vazgeçti. Ama "Cumhurbaşkanının tarafsız ve partisiz olacağı' kavramı, 1960 darbesinden sonra anayasa girdi. Atatürk, vefat ederken CHP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı idi. Ülkelerin yönetim biçimleri geçmiş birikimleri ile biçimlenir. Türkiye'nin birikimleri, kuruluştan itibaren partili Cumhurbaşkanlığı ile yönetim. Kılıçdaroğlu'nun ki tutarsızlık. CHP yapınca kabul, başka partiler olunca karşı çıkmak...

- Başkanlık sistemine geçilmesi durumunda, Türkiye'de milliyetçi muhafazakar seçmen kitlesinin yüzde 70'i bulması buna karşılık sosyal demokrat oyların yüzde 30'da kalması nedeniyle CHP'nin seçimleri kazanmasının nerede imkansız hale gelmesi mi söz konusu?

Başkanlık sistemi gelirse, CHP'nin tek başına iktidara gelmesi zorlaşacak. MHP ile ortak aday çıkarınca bile yüzde 30'larda kaldılar. Ayrıca sayın Kılıçdaroğlu, öncelikle bu sözlerle neyi kastettiğini açıklamalı. Kim, nasıl kan dökecek? Bu sözler, çok açık bir şekilde 'Ya ben sizin kanınızı dökeceğim ya da siz benimkini' anlamına geliyor. Mecliste 549 vekil başkanlığa evet derken, Kılıçdaroğlu tek hayır oyuyla onların kanını mı dökecek?

HALKTAN KORKULMASIN, HAKEM HALK OLSUN

Muhalefet ve iktidar partileri arasında bu kadar zıtlaşma ortaya çıkmışken, Türkiye geniş toplum kesimlerini kapsayan yeni bir anayasayı nasıl yapacak? Prof. Dr. Mustafa Sıtkı Bilgin, yeni anayasa konusunda siyasi partilerin referanduma giderek halkın onayını alarak sorunu çözebileceğine dikkat çekiyor. Prof Bilgin şunları söylüyor: "Mevcut yönetim şeklinin biçtiği elbise Türkiye'ye dar geliyor. Sistemler, halk için vardır ve durağan değildir. Halkın ihtiyaçlarına göre modifiye edilir. Yönetimler meşrutiyetini halktan alıyorsa, yeni anayasa konusunda hakemlik rolünü de halk yapar. Referandumla halka müracaat edilir. Kendisinin nasıl daha iyi yönetileceğini düşünüyorsa, ona 'evet' der. Yani halktan korkmanın çekinmenin bir anlamı yok."