Milletim, terör destekçilerini ’te görmek istemiyor

Milletim, terör destekçilerini ’te görmek istemiyor
21 Mayıs 2016, 10:45

Cumhurbaşkanı: Benim milletim bölücü terör örgütünün desteklediklerini bu parlamentoda görmek istemiyor. Fezleke dosyalarını yargıya gönderecekler. Alın yargılayın, bedeli neyse ödesinler

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün ziyaret için gittiği baba ocağı Rize'de Sahil Camisi'nde cuma namazı kıldıktan sonra kendisini bekleyen vatandaşlara hitap etti. Erdoğan konuşmasında şunları söyledi:

TARİHİ BİR OYLAMA: Parlamentoda dokunulmazlıkla ilgili bir oylama yapılıyor. Bu tarihi bir oylama. Benim milletim bu ülkede suçlu olan parlamenterleri, bu Parlamentoda görmek istemiyor. Hele hele bölücü terör örgütünün desteklediklerini bu Parlamento'da görmek istemiyor. Şu anda iktidar partisi, bunun yanında MHP bu konuda diyorlar ki, burada olmamaları lazım. Bunun bedelini niçin Parlamento ödesin? Parlamentoya yargı gönderdi mi fezlekelerini? 168 milletvekili ile alakalı 670'e yaklaşık fezleke var. Bu fezlekelerle ilgili niçin milletvekilleri, millet nezdinde düşük kalsın? Onlar da şimdi ne yapıyorlar. Bugünkü oylamayla inşallah hayırlı bir netice çıkarsa bütün bu fezleke dosyalarını yargıya gönderecekler. Alın yargılayın, bedeli neyse ödesinler. Olması gereken o değil mi?

AĞIR ÖDEYECEKLER: Mehmetçik şu anda teröristlerle vuruşuyor, gereğini yapıyor. Tabi ki şahadet, o aileler şüphesiz nasıl üzülüyorsa biz de üzülüyoruz. Ama bedelini de ağır ödetiyoruz, ödetmeye devam edeceğiz. Bizim rabiamızda tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet var. 79 milyonuyla tek millet... Bölemeyecekler bizi. Onlar benim Kürt kardeşlerimin temsilcisi olamaz. Onlar bir üst aklın uşakları... Bizim bayrağımıza eş bir şeyler yapıyorlar, onlar paçavradır. Bu ülkede o tür adım atanlar yanılacaklar ve bunun bedelini ağır ödemeye devam edecekler. Bu toprakların uğrunda ölenler var, onun için de vatan, 780 bin kilometrekareyle vatan. Kimse bu topraklar üzerinde operasyon yapamaz, ameliyat yapamaz. Yok şurası bizimmiş, yok öyle bir şey. 780 bin kilometre kare bu milletindir, Türkiye Cumhuriyeti'nin vatanıdır vatan topraklarıdır.

İNLERİNE GİRDİK: Çıkmışlar ne söylüyorlar Paralel devlet, Paralel yapılanma. Devlet içinde devlet olabilir mi? Asla... Tek devletimiz var, Türkiye Cumhuriyeti devleti, o kadar. Şimdi bunların bir kısmı Pensilvanya'da, bir kısmı Avrupa'nın bazı ülkelerinde. Niye kaçıyorsunuz? Eğer dürüstseniz, samimiyseniz, suçlu değilseniz neden bu topraklarda değilsiniz? Bir kısmı da cezaevinde. Ne demiştik, inlerine gireceğiz, inlerine girdik mi?

HÂLÂ ALDANIYOR MUSUNUZ?:
Paralel Devlet Yapılanması'nın içinde yer alanlara sesleniyorum. Ey kardeşlerim. Hala aldanıyor musunuz? Bölücü terör örgütüyle omuz omuza olan bu sizi yönetenlerle hala nasıl beraber oluyorsunuz? Bu CHP ile beraber olanlarla siz nasıl beraber oluyorsunuz? Bunlara bir tanım getirdim. Tabanı ibadet, ortası ticaret, tavanı ihanet. Onlara gönül verenler samimi, ortada tüccarlar var. Onların sırtından himmeti, zekatı, sadaka her şeyi götürdüler. Üstünde de ihanet var.

DEMOKRASİNİN YOLU SANDIKTAN GEÇER

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rize Ticaret ve Sanayi Odası Vergi Ödül Töreni'nde yaptığı konuşmada CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'na yüklendi:
Ana muhalefet partisinin başındaki, şahsımla alakalı çok çirkin ifadeler kullanıyor. Önce sen aynaya bak. Eğer diktatörün Cumhurbaşkanı olduğu bir ülkeyse Türkiye, sana bunu söyletmezler. Adeta ağızlarından affedersiniz salyalar akıyor.
Bir taraftan 'Atatürkçüyüm' diyeceksin, öbür taraftan seçim sandıklarından çıkamayacaksın. Sadece hakaretle netice almak isteyeceksin. Alamazsın. Bu millet sana yürü demez, çünkü ahlaken sıkıntılısın.
Dokunulmazlıklarla ilgili 'destekliyoruz' dediler. İki gün desteklemediler. Bugün, nasıl olduysa geri döndüler. Bir hikmet var. Referanduma gitmeye gerek kalmadı. Referanduma gidilseydi ne olacaktı? Millet, en az 70-80 ile ders verecekti.
İlk turda tamamen, ikinci turda kısmen 'hayır' oyu kullananlar ikiyüzlüdür, riyakârdır, sahtekârdır. Millete 'evet' gösterip Meclis'te 'hayır' oyu vererek dokunulmazlıkları siyasi çukurlara gömmek isteyenlerin kendileri de sandığa gömülür, gömülecektir. Artık hiç kimse için terör örgütünün yanında yer almanın en küçük bir izahı yoktur. Ana muhalefetin başındaki zat ne diyor, kan bizimle başlamış. Bir başka konu oluyor. Kan dökülür diyor. Sen kimsin? Önce haddini bil. Bu ülkede demokrasinin yolu sandıktan geçer.
Dokunulmazlık meselesi başta olmak üzere terör örgütüyle veya onu destekleyen yapılarla birlikte hareket eden herkes, daha önce diğer şehirlerimizde, şimdi de Dürümlü'de gerçekleştirilen katliamın ortağıdırlar.
Bakıyorsunuz dünyanın değişik yerlerinden sırtına bir tane fotoğraf makinesi alan, gelip Diyarbakır'ı geziyor. Sizin burada ne işiniz var? Senaryo hazır... Sanki Türkiye'de bir savaş varmış havasıyla dünyaya tanıtmaya çalışıyorlar.

YARGI BAŞKANLARIYLA ÇAY BAHÇELERİNE ZİYARET

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yüksek yargı başkanlarıyla da akşam yemeğinde bir araya geldi. Erdoğan bugün de yargı mensuplarıyla Rize'deki çay bahçelerini gezecek. Erdoğan, "Sadece sofralarımızdaki çayı içmek değil, bunun nasıl toplandığını, yaylalarından çayına Rizemizin güzelliklerini yerinde yaşatarak göstereceğiz" dedi.

'BU GENÇLİK SENİ BAŞKAN YAPACAK'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2 günlük Rize programı için geldiği Trabzon Havalimanı'nda vatandaşlara hitap etti. Daha sonra helikopterle Rize'ye giden Erdoğan, cuma namazını Sahil Camisi'nde kıldı. Erdoğan namaz öncesinde şehitler için düzenlenen mevlitte Fatiha suresini ve Bakara suresinin ilk 5 ayetini okudu. Cami çıkışı vatandaşlar, "Büyük başkan", "Bu gençlik seni başkan yapacak" sloganları attı. Erdoğan, bunun üzerine, "Sizin dualarınız inanıyorum ki Rabbimin icabetiyle çok daha farklı tecelli edecektir. Rabbim o günleri de hayırlısıyla milletimize göstersin diye niyazda bulunuyorum" dedi. Geceyi geçirdiği Güneysu'ya gelişinde de hemşehrilerine seslenen Erdoğan, "Vatanımızda operasyon yapmak isteyenler işte bugün düştükleri hale düşerler. Bugünler onların iyi günleri. Bilsinler ki bu mücadele burada kalmayacak" diye konuştu.