PKK’nın elinde Rus füzeleri var

PKK’nın elinde Rus füzeleri var
30 Mayıs 2016, 09:19

Örgütün elinde Rusya tarafından verilmiş uçaksavar ve füzeler var. Gençlerimiz dağa kaçırıldı. Kaçırılan evlatları için ağlayan Diyarbakırlı anneleri unutabilir miyiz? Başkanlık için yeter sayı çıkmazsa, Cumhurbaşkanı ve Başbakan olarak uyum içinde hizmeti sürdürürüz

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kritik Diyarbakır ziyareti dönüşü uçakta gazetecelerin sorularını yanıtladı. "PKK'nın elinde Rusların verdiği füze ve uçaksavarlar var" diyen Erdoğan, "Yeni MGK kararında Paralel Yapı için terör örgütü tanımı kullanılıyor. Bu da yargının elini güçlendirecek" diye konuştu. İşte Cumhurbaşkanı'nın gündeme ilişkin çarpıcı tespitleri...

Diyarbakır'ı nasıl buldunuz?
Yaptığımız açılış töreni, mevcut şartlara bakarsak gayet iyiydi. Coşku, heyecan iyiydi. Tabii ki normal şartlar altında bir toplu açılış töreni değildi. Bu da şartlar normale döndüğünde katılımın çok daha iyi olacağının göstergesi. Psikolojik atmosfer, gelişmelerin takip edildiğini gösteriyor. Kanaat önderleri bu tür şeylere önceleri pek ilgi duymuyorlardı. Ama bu sefer yaptığım görüşmelerde, kendilerini tüm bu konularla daha ilgili gördüm.

Terör örgütünün el koyduğu gençler için 'terörist' sıfatı kullanmadınız. Onlardan, 'çocuklar', 'gençler' diye söz etmeniz dikkatimizi çekti.
Kullanılan dil tabii ki önemli. Terörizmin de teröristin de tanımı iyi yapılmalı. Bizler terörle mücadele yasamızı, dünyayı, Avrupa'yı inceleyerek hazırladık. Söz ettiğiniz o gençler, dağa kaçırıldılar. Kendileri gitmediler. Kaçırılan evlatları için Diyarbakır Belediyesi'nin önünde ağlayan o anneleri bir kenara bırakabilir miyiz? Terör örgütü uzantılarının, gençlerin hükümetin baskısından dolayı dağa çıktıkları yönündeki iddialarının gerçekle hiç bir alakası yok. Zira terör örgütünden kaçıp teslim olanların anlattıkları ortada. Gerçeği gören gençler, tekrar annelerine babalarına dönmeye başladı.

Diyarbakır ziyaretinizde, Dürümlü köyüne de gittiniz. Terör neticesinde hayatlarını kaybeden vatandaşların ailelerine taziyede bulundunuz. O köyün MHP'nin kalesi olduğu söyleniyor...
Hayır doğru değil. Orada o partiye mensup iki üç kişi var mıdır bilemem. O bilginin doğru olmadığı son seçim sonuçlarından belli. HDP'nin aldığı oy 350 civarında. AK Parti de 45-50 oy almış. Orada 15 tonluk patlayıcı yüklü kamyonu kovalayan Seyithan da, AK Parti teşkilatının yönetim kurulunda olan bir arkadaşmış.

Geçenlerde bir helikopterimiz düşürüldü. O hadisede kullanılan silahların terör örgütünün eline nasıl geçtiği noktasında bir değerlendirmeniz var mı?
Kullanılan silahın ne olduğu belli. Şu anda teröristlerin elinde Rusya tarafından verilmiş uçaksavar ve füzeler var. Bölücü terör örgütü bunlarla teçhiz edilmiş durumda. Bunlar tarafından, Irak tarafından bölücü terör örgütüne aktarılıyor. Silahlı kuvvetlerimiz hiçbir şeyi göz ardı etmeden bunların üzerine üzerine gidiyor. Fırtına obüslerimiz çok ciddi işler görüyor. Bunların mühimmatını da ürettiğimiz için rahat kullanıyoruz. Üretimi bize ait olmayan mühimmatları, siparişle alınan mühimmatları tabii ki idareli kullanıyoruz. Özel sektörümüz, insansız hava aracı da üretiyor.

'PKK neyse paralel de odur' dediniz. Paralel yapılanmaya yönelik süren operasyonlar, tıpkı PKK'ya yönelik operasyonlara benzer biçimde, artık hukuki açıdan daha net bir çerçeve mi kazanacak?
Şu an onu kazanıyor zaten. Benim neden öyle dediğimin sebebi belli. Paralel Yapı ve PKK arasında bir fark olmadığını artık görmemiz lazım.

Putin Atina ziyaretinde 'Arayı düzeltmek istiyoruz, Ankara'nın adım atmasını bekliyoruz' diyor...
İlişkilerin bozulmasını biz istemedik. Sayın Putin'den olumlu bir adım geldi de biz olumsuz bir yaklaşım mı sergiledik? Neler yaşandığını herkes biliyor. Hava sahamızın sık sık ihlal edildiği, G20 zirvesi sırasında Putin'e aktardığımız bir konuydu. Hatta denizde gemilerimizi de taciz etmişlerdi. Sayın Putin, bunlardan hiç haberi olmadığını söyledi. Benim yanımda Lavrov'a dönerek talimat verdi; 'Biz bu işi çözeceğiz' dedi. Ne var ki, o toplantıdan birkaç gün sonra, aidiyeti belirsiz bir uçak, hava sahamızı ihlal edince, uyarılara da yanıt vermeyince, angajman kurallarının gereği yapıldı.

Uçağın düşürülmesi karargâha sorulmadan uygulamaya konulduysa burada bir soru işareti yok mu?
Hayır, angajman kuralları belli zaten. Hava sahamız ihlal edilmiş. Uyarılara rağmen ihlal devam ediyor. Bu durumda yapılacak olan belli. Radar kayıtlarını, Rusların askeri ataşelerine gösterdik. Rusların hadiseyi pilotun da vurulması gibi sunmaları gerçekle bağdaşmıyor. Uçağın pilotu aslında sağ olarak kurtuluyor. Ama muhaliflerin eline düşüyor. Öldürülen pilotun naşını, müzakereler neticesinde biz aldık. Naaşı almakla da kalmadık, tüm dini ritüellerin yerine getirilmesini sağladık. Dolayısıyla Türkiye olarak o hadisede üzerimize düşeni yerine getirdik.

HDP HUTBESİ İDDİASI

Diyarbakır'da ve çevre vilayetlerde, bazı imamların hutbelerde HDP propagandası yaptıkları; bunların da şu anda HDP'de milletvekili olan bir müftü tarafından atandıkları yönünde iddialar var...
Kanaat önderlerinden biri de gelip bana benzer şeyler aktardı. Tabii bu konuyu araştırmak lazım. Ben de inşallah Başbakan ve Diyanet İşleri Başkanı ile bu konuyu konuşacağım.

İÇTÜZÜK DEĞİŞMELİ

Eskiden grup toplantılarına seyirci alınmazdı. İç tüzüğe de aykırı değil mi tribüne oynamak?
İzleyici alınır ama CHP grubunda yaşanan son hadisede bambaşka bir durum var. Mesela AK Parti'liler de slogan atıyor ama onlarda öyle küfür falan göremezsiniz. Geçen arkadaşlarla bu konuyu konuşuyoruz. Biri güzel bir fikir ortaya attı, futboldaki seyircisiz maç türünden cezalara atıfta bulundu. Bu tür hadiseler de gösteriyor ki parlamento iç tüzüğünün kesinlikle değişmesi lazım.

PARALEL YAPI TANIMI

MGK'da Paralel Yapı artık tanımlandı. Daha önce de böyle bir karar alınmamış mıydı? Yeni kararın farkı ne?
Daha önceki kararda, "legal görünümlü illegal örgütler" ifadesi vardı. Bu yeni kararda ise terör örgütü deniliyor. MGK olarak bunu biz, tavsiye olarak hükümete gönderiyoruz. Hükümet bu tavsiyeden hareketle hemen bir Bakanlar Kurulu kararı çıkaracak. Biz de kararı olağanüstü bir madde olarak MGK siyaset belgesine koyacağız. Bu, yargının elini güçlendirecek. Mesela savcı, yakalananları terör örgütü mensubu olarak değerlendirebilecek. Paralel devlet yapılanması ile PKK arasında bir fark olmadığını artık görmemiz lazım.

'MİLLETİMİZİN NE İSTEDİĞİNE BAKARIZ'

Partili cumhurbaşkanı gibi yarı başkanlık gibi geçiş formüllerinden bahsediliyor. Bunlar, muhalefetin daha çok destek verebileceği düşünülerek söylenen formüller. Böyle bir geçiş formülü sorunu öteler mi?
Parlamentonun yeterli sayıyı yakalaması lazım ki, bu iş çözülebilsin. Eğer yeterli sayıyı yakalayamıyorsa, biz cumhurbaşkanı ve başbakan olarak uyum içinde milletimize hizmeti sürdürürüz. Ama milletimize başkanlık sistemine yanaşmayanların kimler olduğunu da anlatmamız lazım. Biz milletin ne istediğine bakarız. Meclis'te AK Parti dışındaki partilerin ne halde oldukları ortada. Ana muhalefet partisi dahi kendi içinde sıkıntılı. Gruba getirdikleri tabanlarının orada Cumhurbaşkanı'na, kurucusu olduğum partideki arkadaşlara küfretmeleri, bu duruma hiçbir müdahalede bulunulmaması, ana muhalefet partisine yakışmıyor. Ben dava açtım. AK Partili milletvekilleri, hatta teşkilatlar da dava açıyor.

'SÖZLER TUTULMAZSA, KENDİ GÖBEĞİMİZİ KENDİMİZ KESERİZ'

Suriye konusunda farklı bir denklemin düşünüldüğü, Türkiye'nin politikalarında da birtakım farklılıklar yaptırılacağı yönünde söylentiler var.
Bölgedeki gelişmeleri hassasiyetle takip ediyoruz. Teşrin barajı, batısı doğusu önemli. Münbiç konusu önemli. Azez, Azez'in güneyi yani Rakka önemli. Orada koalisyon güçleri var ve elbette onlarla beraber çalışırız. Ama gereken yapılmazsa, verilen sözler tutulmazsa, kendi göbeğimizi kendimiz kesmek durumunda kalabiliriz.

Obama ile 70 dakika telefonda görüştünüz. Herhalde size birtakım taahhütlerde bulunulmuştur.
Bulunuldu. Taahhütler yerine getirilecek mi göreceğiz.

Rusya'nın Suriye ile ilgili yeni bir anayasa hazırladığı Suriye Arap Cumhuriyeti isminin Suriye Cumhuriyeti şeklinde değiştirildiği; Suriye'yi içinde Kürt ve başka unsurları da barındıran federal bir yapıya götürmek şeklinde bir tasarı olduğu söyleniyor...
Suriye'nin toprak bütünlüğünden, Suriye halkının birliğinden yanayız. Bu açıdan, Cenevre-3 önem arz ediyor. Oradan ne çıkacak göreceğiz. Biz Cenevre-3'e katılacakları teşvik ediyoruz. Muhaliflere 'Sakın geri durmayın mutlaka katılın' diyoruz.