Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan İngiltere Başbakanı'na tepki: Kimse tahammülümüzü test etmesin

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan İngiltere Başbakanı'na tepki: Kimse tahammülümüzü test etmesin
14 Haziran 2016, 10:13

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye'nin AB üyeliği 3000 yılını bulur" diyen İngiltere Başbakanı Cameron'a eleştirdi, "Kimse tahammülümüzü test etmesin" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, iftarda ağırladığı milletvekillerine seslenerek, "Türkiye'nin önünü açmanız, yürüyüşü hızlandırmanız gerekiyor. Bana göre bir numara, süratle adımını atmanız gereken parlamento iç tüzüğünü değiştirmenizdir. Çünkü Parlamento'nun şu andaki çalışmasına adeta mevcut iç tüzük bir ilkellik getiriyor. Bu ilkellikten kurtulmamız lazım. Türkiye Cumhuriyeti'ne, Türk halkına, böyle masaların üzerinde dolaşan parlamenterler yakışmıyor ve tahrik esaslı bir parlamento çalışması yakışmıyor." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletvekilleriyle Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde iftar sofrasında bir araya geldi.

İftar sonrasında, milletvekillerini selamlayarak başladığı konuşmasında Erdoğan, Türkiye'de ve dünyada mübarek ramazan ayına rağmen acıların, gözyaşlarının, gönül yaralarının devam etmesi sebebiyle gerçekten üzüntü içinde olduklarını ifade etti.

Erdoğan, "Kan dökmenin yasaklandığı, kalp kazanmanın teşvik edildiği öyle bir aydayızki başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ebedi azaptan kurtuluş olan böyle bir ayda devam eden bu hadiselerin müsebbiplerinin bir an önce Hak yolunu bulmalarını, doğruyu görmelerini Cenab-ı Allah'tan niyaz ediyorum. Bayramı bayram gibi kutlayabileceğimiz müjdeleri alabilmek umuduyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne, milletin evine hoşgeldiniz." diye konuştu.

İftarda, kurucu genel başkanı olmaktan şeref duyduğu AK Parti hareketinin, genel merkez yöneticileri ve meclis grubunun mensuplarıyla bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Erdoğan, "Bu hareket malum, 'Erdemliler Hareketi' olarak başlamıştı, Türkiye'de kalkınmayla adaletle demokrasiyle özgürlüklerle büyük projelerle büyük yatırımlarla birlikte kendi içinde gerçekleştirdiği değişim ve dönüşümle siyasi yenilenmenin de sembolü olmuştur." değerlendirmesinde bulundu.

Kurulduğu 2001 yılından bugüne kadar AK Parti'nin bu siyasi hareketin tabanından tavanına kadar her kademesinde liyakat ve hizmet esaslı bir değişimin kesintisiz şekilde yaşandığına işaret eden Erdoğan, "Mahallesinden, köyünden başlayın, ilçesine, iline kadar tüm belediye başkanları, belediye meclis üyeleri, il genel meclisi üyeleriyle genel merkez yönetimi, hatta genel başkanlar değişmiş ama bu siyasi hareketi bu ülkenin ümidi haline getiren ilkeler sabit kalmıştır." ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu değişim geleneğinin diğer siyasi hareketlere de örnek olmasını dileyerek, "Kasetle manipülasyonla veya siyaset dışı güçler vasıtasıyla değil, siyasi hareketleri var eden, teşkilatlarının ve tabanlarının iradesiyle yaşanan değişimlerin çok daha sağlıklı olduğuna, olacağına inanıyorum. İşte bizim başlattığımız bu siyasi hareket bu işi başarmıştır." dedi.

Erdoğan, 22 Mayıs'ta gerçekleştirilen AK Parti 2. Olağanüstü Büyük Kongresi'nde, genel başkanlık ve başbakanlık görevini devralan Binali Yıldırım'ı tebrik etti, kongrede genel merkez yönetim organlarına seçilen partilileri de kutlayarak, başarılar diledi.

"AK Parti'nin Meclis grubunda görev yapan milletvekillerinin, Türkiye'nin zor bir döneminde tarihi bir mücadele verdiklerini" belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

"Milletvekillerimizin çok çalıştığını, çok yorulduğunu biliyorum ama üstlendiğiniz vazife sizlere, çalışmaktan ve yorulmaktan şikayet etme hakkı vermiyor, tam tersine sizlerden daha çok çalışmanızı, daha çok üretmenizi, ülkemizin ve milletimizin geleceğine daha çok katkı sağlamanızı bekliyor. Biliyorum ki Meclis gündeminde pek çok önemli konular var. Bunları mutlaka hayata geçirerek Türkiye'nin önünü açmanız, yürüyüşü hızlandırmanız gerekiyor. Bana göre, bir numara, süratle adımını atmanız gereken parlamento iç tüzüğünü değiştirmenizdir. Çünkü Parlamento'nun şu andaki çalışmasına adeta mevcut iç tüzük bir ilkellik getiriyor. Bu ilkellikten kurtulmamız lazım. Türkiye Cumhuriyeti'ne, Türk halkına, böyle masaların üzerinde dolaşan parlamenterler yakışmıyor ve tahrik esaslı bir parlamento çalışması yakışmıyor."

- "Bu parlamentonun, milletimin bunu başaracağına inanıyorum"

"Bütün bunları aşarak ve milletin beklentilerine cevap verecek yasaların bir an önce çıkması ve milletimizin adeta sıçramak değil, bundan sonra uçuşa geçmesi lazım. Bunu yapacağız ki muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkalım." ifadesini kullanan Erdoğan, "Çünkü ben bu Parlamentonun, milletimin bunu başaracağına inanıyorum. Bu güç bizde var ama biz kendi ayaklarımıza vurmayacağız, kendi ayaklarımıza çakmayacağız. Bir taraftan terörle mücadelede bu operasyonları başarılı bir şekilde sürdürürken diğer taraftan da yatırımlarla beraber üretimimizi artıracağız, istihdamımızı sağlayacağız ve böylece Türkiye'de işsizlikle de mücadelede inşallah çok daha güzel günlere ulaşacağız." şeklinde konuştu.

"Üstadın ifadesiyle 'Anadolu kıtası büyüklüğündeki dava taşını gediğine koymadan size durmak, duraklamak, yorulmak asla yakışmaz." diyen Erdoğan, şunları kaydetti:

"Unutmayınız aslolan milletvekili olmak, MYK üyesi olmak, genel başkan olmak değildir, aslolan bu millete hak ettiği hizmeti vermektir. Çünkü biz bu millete efendi olmaya değil, bu millete hizmetkar olmaya geldik, yola böyle çıktık. Aslolan yüzünü Türkiye'ye dönmüş, umudunu bu ülkeye ve bu millete bağlamış yüz milyonları hayal kırıklığına uğratmamak, onların da geleceklerini aydınlatacak bir ışık yakabilmektir. Kardeşlerim, bizi 79 milyon izlemiyor bunu bilin, bizi tüm İslam dünyası, hatta daha ileri gidiyorum tüm insanlık izliyor. Burada ne olup bittiğini adım adım izleyen bir dünya var. Diyeceksiniz ki bu ne ağır bir imtihandır, diyeceksiniz ki binbir başlı kartalı nasıl taşır kanarya. Taşır arkadaşlar, inanırsanız, azmederseniz, çalışırsanız, cesur olursanız, binbir başlı kartalı bu kanarya taşır. Bundan hiç endişeniz olmasın. Yeter ki bu davayı sırtlanırken sonunda herhangi bir rütbe, herhangi bir kazanç beklemeyelim. En büyük rütbe millete hizmettir, en büyük kazanç, milletin şöyle yüreğinden kopup gelerek söylediği bir 'Allah bunlardan razı olsundur."

"Dünyanın neresine gittiysek, ülkemize şükranla ve umutla bakan gariplere, mağdurlara, mazlumlara rastladık. Geçtiğimiz günlerde kaybettiğimiz, Amerika'daki cenazesine gidip son vazifemizi yaptığımız Muhammed Ali bizim için niçin önemliydi biliyor musunuz? Çünkü o ringlerde sadece kendisi için değil, asıl tüm dünyadaki mazlumlar, mağdurlar, Müslümanlar için dövüşüyordu. Bunu da defaatle bizzat kendisi ifade etmişti. Muhammed Ali'nin rakibi ringde karşısında duran kişi değil, dünyadaki tüm zalimler, kötüler, alçaklardı. İnanın bana şu anda Türkiye'ye olan bakış da bunun bir benzeridir."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye ve Irak'tan gelen 3 milyon sığınmacıyı, dünyanın dört bir yanından gelerek İstanbul'a sığınan yüzbinlerce misafiri barındıran Türkiye'nin, dünyanın tüm mazlumlarının gönlünde müstesna bir yerde oturduğuna dikkati çekerek, Amerika seyahatinde yanlarına gelenlerin bunu söylediğini, "Allah razı olsun, sizi korusun" dediğini, "Suriye, Irak, Filistin" diye haykırdığını aktardı.

Bu insanların başlarını öne eğdirmeye, yüreklerini burkmaya haklarının olmadığını vurgulayan Erdoğan, "Suriyeli, Iraklı, Afganistanlı, Libyalı, Afrikalı çocukları, kadınları çaresizce Akdeniz'in karanlık sularında terk etmeye hakkımız yok. Orta Asya'daki, Kafkaslar'daki, Balkanlar'daki, Afrika'daki, Güney Asya'daki kardeşlerimizi yüzüstü bırakmaya hakkımız yok." diye konuştu.

-"KİMSE TAHAMMÜLÜMÜZÜ TEST ETMESİN"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun Myanmar'da olduğunu, oradan Afganistan'a geçeceğini hatırlatarak, "Çünkü her yerde elimiz var. Oralara uzanıyoruz. Milletimizin geleceğine ilişkin hayallerini karartmaya hakkımız yok. Bunun için hep birlikte çok çalışmalıyız. Bugün burada bulunan kadro işte böyle bir sorumluluğu üzerinde taşıyor." ifadesini kullandı.

Eksikleri tamamlayarak, yanlışları düzelterek yollarına devam etmek zorunda olduklarını aktaran Erdoğan, şöyle dedi:

"Terör örgütleriyle, içeride ve dışarıda yürüttüğümüz mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceğiz. Devletin teröriste demir yumruğunu, mağdur olan bölge halkına da şefkatli yüzünü gösterecek tüm önlemleri alarak, huzur ve güven ortamını tesis edip, güçlendireceğiz. Suriye sınırlarımızda, ülke ve millet olarak geleceğimizi tehdit edecek bir oluşuma, siyasi, diplomatik, askeri tüm imkanlarımızı kullanarak, sonuna kadar karşı çıkacağız. Kim olursa olsun, Suriye'nin kuzeyinde böyle bir oluşuma, Türkiye olarak asla müsaade edemeyiz. Avrupa Birliği ile olan ilişkilerimizi, altını çizerek söylüyorum, onurlu duruşumuzu ve milli çıkarlarımızı koruyarak, gittiği yere kadar götüreceğiz. O yerli ve milli duruşumuz asla zedelenmemeli. Türkiye sıradan bir millet, ülke değildir. Öyle yok, '3 binlere kadar bekler.' şudur, budur, vs. Bizim kimse tahammülümüzü test etmesin. Ve bu noktada hükümetimiz inanıyorum ki gerekli cevapları gereken yerde, gerekenlere, tam hakkıyla verecektir, vermelidir."

Erdoğan, Türkiye'nin 1963'ten bu yana 53 yıldır oyalandığına dikkati çekerek, "Bu nereye kadar devam eder? İşte bunun kararını hükümetimizle hep birlikte vererek, adımını da ona göre atmalıyız." diye konuştu.

- "Türkiye'nin gücünü göstereceğiz"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomide kısa vadede ihracat ve turizmde yaşanan sorunları çözeceklerini, orta ve uzun vadede 2023 hedeflerine ulaşmalarını sağlayacak, yapısal dönüşümleri hayata geçireceklerini söyledi.

Türkiye'de en zor zamanda dev projeler ürettiklerini hatırlatan Erdoğan, buna aynen devam etmeleri gerektiğini vurguladı. Erdoğan, 81 ilin tamamını kapsayan yatırımları hayata geçirmeyi sürdürerek Türkiye'nin gücünü halka ve tüm dünyaya göstereceklerini ifade etti.

Demokrasi, hak ve özgürlükleri alanındaki çalışmalarını, Türkiye'ye yönelen tüm tehditlere rağmen kesintisiz devam ettireceklerinin altını çizen Erdoğan, "Çünkü demokrasi, kalkınmanın da huzurun da olmazsa olmaz temelidir. 150 yıllık demokrasi arayışımızda ortaya çıkan sorunların ürünü olan kompleksleri bir kenara bırakıp, milletimizin ve ümidini bize bağlayan yüz milyonların ihtiyaçlarına uygun düşen özgün bir demokrasiyi inşa ve tahkim edeceğiz." sözlerine yer verdi.

- "Rabbim, yar ve yardımcımız olsun"

Erdoğan, iftarı eşli olarak yapmayı arzu ettiklerini ancak mevcut mekanın buna el vermediğini belirterek, "Bu borcumuzdur, inşallah bunu ya yeni yerimizde veyahut da farklı bir konsept içinde gerçekleştireceğiz." ifadelerine yer verdi.

Milletvekillerinden, eşlerine bu duygu ve düşüncelerini iletmelerini isteyen Erdoğan, "Rabbim, yar ve yardımcımız olsun. Rabbim birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi güçlendirsin. Bu duygularla bir kez daha Rabbime dua ediyorum, Ya Rab, bizleri Ramazan-ı Şerif'e kavuşturduğun gibi inşallah bayrama da kavuştur." sözleriyle konuşmasını sona erdirdi.