Firuzağa’dan 'rant' çıktı

Firuzağa’dan 'rant' çıktı
21 Haziran 2016, 10:33

Beyoğlu’nda “İrticacı saldırı” olarak lanse edilen olayda küfür ve hakarete maruz kalan iki çocuk annesi Z.B ve eşi, bölgede rantın arttığını, evlerini terk etmeleri için mahalleliye her türlü provokasyonun yapıldığını söyledi.

Beyoğlu'nda Cuma günü yaşanan ve 'irticacı kalkışma' gibi sunulmak istenirken 'sözlü taciz' olduğu ortaya çıkan olayın mağdurları Z.B. ve kocası Duygu B., STAR'a konuştu. Yıllardır barlar ile aynı sokakta yaşadıklarını ama hiçbir Ramazan böyle bir sorun çıkmadığını söyleyen Z.B. ve Duygu B., Galataport başta olmak üzere bölgenin artan rantı ve yeni açılan eğlence mekanları nedeniyle bölgede yaşayan mahallelilerin evlerini terk etmeleri için böyle bir provokasyon düzenlendiğini söyledi. Bir sokak düşünün, 100 metrelik alanda tarihi bir cami, Fransız Sokağı'nın barları, oteller ve muhafazakar ailelerin evleri bir arada. Cuma akşamı Türkiye'de yeni bir Gezi kalkışmasının temelini oluşturmak üzere sunulan 'Plakçı baskınının' yaşandığı mekan, işte böyle bir sokak. Dün Z.B. ve kocası Duygu B.'nin Firuzağa'daki evine konuk olduk. "O gece ne oldu" diye sorduk....

30 YILDIR BURADAYIM

"Hakarete uğradım ve olay çıkmasın diye yanıt vermemem de içimde kaldı" diye başlıyor anlatmaya iki çocuk annesi Z.B. "Ben 30 yılı aşkın burada yaşıyorum. Burada doğdum ve büyüdüm. Bugüne kadar bu tip bir olayla karşılaşmıştım, duymadım da" dedi. Z.B, küçük çocuğunun psikolojisini korumak için sessiz kaldığını anlattı: "Bana 'Karaböcek' dediler. Beş aylık bebeğimin bulunduğu arabaya tekme attılar. Hakaret ettiler. Yanımda 5 yaşındaki kızım da vardı ve o an etkilenebilir diye uzatmadım orada yoksa cevabını verebilirdim."

KÜÇÜK KIZIM ANLATTI

Gündüz vakti çocuk arabasındaki bebeği ve elinde çocuğu ile ilerlerken, kaldırımda içki içenlerin oluşturduğu bir kalabalığın yola kadar taştığını ve yoldan da arabalar geçtiği için sıkıştığını anlatan Z.B, 'olay çıkmasın' diye aslında olayı kocasına bile anlatmadığını ve kocasının küçük kızından öğrendiğini anlattı: "Daha önce görmediğim simalardı. Araba geçerken sıkışma oldu, o yüzden hakareti yedim. Başka yol mu yok, üstümden mi geçeceksin diyerek arabayla ayağıyla itti. 'Yok' dedim, 'Yollar dolu, kaldırımlar dolu. Arabanın altından mı geçelim' dedim" diyen Z.B, yaşadığı olayın da basit bir sözlü taciz olmadığı, mahalleliye yönelik 'kasıt' içeren bir sataşma olduğunu da düşünüyor.

MAHALLE BASKISI

Z.B, olayın arkasındaki 'ranta' dikkat çekiyor: "Bizden hoşlanmıyorlar ve burada bizi istemiyorlar. Aslında buralar bize ait yerler ama onlar yerleşmek ve daha rahat olmak için yapıyorlar. Rahatsız ederek bizi buradan uzaklaştırmak istiyorlar ama olmayacak. Mahalle baskısı bu. Zaten burada adım başı bir yerde içki içiliyor ve kimse buna karşı değil. Bize dokunmadıkça kimse kalkıp da bir şey demiyor. Bana dokunmayan yılan bin yaşasın gibi bir şey yani.