Dışişleri Bakanlığı'ndan flaş açıklama

Dışişleri Bakanlığı'ndan flaş açıklama
27 Haziran 2016, 12:05

Dışişleri Bakanlığından, Papa Franciscus'un Ermenistan ziyaretinde sarf ettiği sözde "soykırım" ifadeleri hakkında, "Papa'nın 1915 olaylarına ilişkin tarihi gerçeklerle ve hukukla bağdaşmayan Ermeni anlatısına olan koşulsuz bağlılığını bir kez daha göstermiştir." açıklaması yapıldı.

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, Papa'nın 24-26 Haziran'da Ermenistan'a yaptığı ziyareti sırasında sözde soykırım anıtına gitmesinin, 1915 olaylarına ilişkin talihsiz açıklamalar yapmasının, Ermeni Katolikosuyla imzalanan Ortak Bildiri'de 1915 olaylarına dair kabul edilemez atıflarda bulunulması ve dönüş yolunda "yalan ve iftira olduğu kanıtlanmış ifadelerin" zikredilmesinin, "Papa'nın 1915 olaylarına ilişkin tarihi gerçeklerle ve hukukla bağdaşmayan Ermeni anlatısına olan koşulsuz bağlılığını bir kez daha gösterdiği" vurgulandı.

Papa'nın Ermenistan'a gitmeden öncesindeki açıklamaların ve yapılan hazırlıkların niteliğinin dahi söz konusu ziyaretin istismar edildiğini açıkça ortaya koyduğu belirtilen açıklamada, "Maalesef Papa geçen sene Türkiye ve Türk halkı nezdinde yarattığı hayal kırıklığının bir benzerini yaşatmış, Birinci Dünya Savaşı yıllarında çekilen acılar ve verilen kayıplar arasında bir kez daha din temelli ayrımcılık yapılmıştır." ifadesine yer verildi.

Açılamada, şunlar kaydedildi:

"Papa Fransuva'nın, Ermenistan ziyareti sırasında sergilediği, tarihsel olaylara taraflı yaklaşım ve diğerini ötekileştirmeye yönelik tutumu, ne sürekli vurguladığı farklı gruplar arasında barış ve dostluğun tesis edilmesi yönündeki çabalarıyla ne de Vatikan Basın Bürosu'nun 3 Şubat 2016 tarihinde yaptığı ve 1915 olaylarına ilişkin olarak, Ortak Tarih Komisyonu önerimizi öne çıkaran, ayrıca 1977 yılında ASALA iltisaklı teröre şehit verdiğimiz Vatikan Büyükelçimiz Taha Carım'ın hatırasına atıfla terörü kınayan açıklamasıyla örtüşmektedir. Bu veçhesiyle Papa Fransuva'nın Ermenistan ziyaretinin, geçtiğimiz nisan ayında Yukarı Karabağ temas hattında ve Azerbaycan-Ermenistan sınırının bazı kesimlerinde gerçekleşen çatışmaların da gösterdiği üzere, Güney Kafkasya'nın, bilhassa bu kritik dönemde, ihtiyaç duyduğu barış ve istikrara hiçbir katkı sağlamadığını da üzülerek müşahede ediyoruz. Oysa, Papalık gibi ulvi bir makamı temsil eden kişilerin gelecek nesillere dostluk ve barışı miras bırakmaya çalışması ve hukuka saygılı, uzlaştırıcı bir tutum izlemesi beklenir."