Alev Coşkun: Cumhuriyet asırlık kuralını FETÖ için esnetti!

Alev Coşkun: Cumhuriyet asırlık kuralını FETÖ için esnetti!
03 Kasım 2016, 11:56

Sabah.com.tr Cumhuriyet Vakfı Kurucu yönetim kurulu üyesi olduğu halde yönetimden uzaklaştırılan Alev Coşkun’un ifadesinin tam metnine ulaştı. Bir çok isim gibi yönetimden uzaklaştırıldıkları süreci anlatan Coşkun verdiği çarpıcı bilgilerle Cumhuriyet’in nasıl adım adım Fetullahçı yapılanmaya teslim edildiğini ifadesinde bakın nasıl aktardı.

Cumhuriyet Vakfı'nda Kurucu yönetim kurulu üyesi iken bir çok arkadaşı ile birlikte adım adım yönetimden uzaklaştırılan Alev Coşkun ifadesinde çarpıcı bilgiler verdi. Vakfın yapısının nasıl değiştiğini, 90 yıllık gayrimenkullerin nasıl satıldığını, manşetlerde asırlık kuralların nasıl çiğnendiğini tarihler, isimler ve belgelerle ortaya koydu.

İşte Alev Coşkun'un ifadesinden çarpıcı noktalar:

"2013'TE YENİ ÜYE SEÇİMİ YAPACAKTIK Kİ…"

Ben 1993 yılında Cumhuriyet Vakfının kurucu yönetim kurulu üyesiyim ve 2013 yılına kadar bu görevimi sürdürdüm.(…) 2013'te Aydın Aybay'ın vefat etmesi üzerine Vakıf senedinin ilgili hükümleri uyarınca yönetim kurulu üyeleri içerisinde bir üye seçilme zorunluluğu kapsamında 2 Nisan 2013'te oylama için toplandık. Toplantıda ben, Orhan Erinç, Hikmet Çetinkaya, İbrahim Yıldız, Şükran Soner, Akın Atalay, Şevket Tokuş, Nevzat Tüfekçioğlu, Cüneyt Arcayürek hazır bulunduk.

"AYNI ŞEKİLDE GÖNDERİLEN 2 OYDAN BİRİNİ KABUL ETMEDİLER!"

Mustafa Balbay Cezaevinde olduğu için bir diğer yönetim kurulu üyesi olan İnan Kıraç da yurtdışında olduğu için oylarını kapalı zarf ile gönderdiler. Bu oylardan Balbay'ınki kabul edilirken, Kıraç'ın oyu kabul edilmedi.

"İTİRAZ ETTİM"

Ben bu duruma itiraz ettim. "Aynı sebepten ötürü gönderilen oyların birisi kabul edilirken diğerinin edilmemesi hukuka aykırıdır" dedim.

"SEÇİME DEVAM ETTİLER VE EŞİT OY ÇIKTI"

Seçime devam edildi. Önder Çelik ve Mustafa Pamukoğlu beşer oy aldı. Bu durumda başkan olan orhan erinç'in oyu iki oy sayıldı. Başkan oyunu Önder Çelik'e verdiği için Çelik yönetim kurulu üyeliğine katıldı.

SAYMADIKLARI OY PAMUKOĞLU'NA İDİ

Ancak bu oylamada kapalı zarf içerisinde gönderilen İnan Kıraç oyunu Mustafa Pamukoğlu'na vermişti. Eğer oyu gerçeli sayılsaydı Pamukoğlu yönetime girecekti.

"ŞEVKET TOKUŞ VE BENİ DE ÇIKARDILAR"
"KURUCU OLARAK GİRDİĞİM VAKIFTAN UZAKLAŞTIRILDIM"

7 Ekim 2013'te vakıf senedine göre yapılması gereken yenileme seçminde Şevket Tokuş ve beni seçmediler ve bizim yerimize Nail İnal ve Musa Kart'ı yönetime seçtiler. 93 yılında kurucu olarak girdiğim Cumhuriyet vakfından uzaklaştırıldım. Benimle birlikte Gazetenin 1923'teki kurucusu Yunus Nadi ile akrabalığı olan Şevket Tokuş'u da yönetimden attılar.

GAZETE GENLERİNDEN UZAKAŞTIRILDI

Böylece Cumhuriyet Vakfının yapısı değişti. Gazete genlerinden yavaş yavaş uzaklaştırıldı.

7 Ekim 2013 yılında yapılan bu seçime ihbarcısını bilmediğim ancak gazete çalışanlarının yaptığını düşündüğüm bir ihbar Vakıflar Genel müdürlüğüne yapılmış ve seçimin hukuksuz olduğu belirtilmiş.

5 KİŞİYİ DEĞİŞTİRİP YERİNE YENİ 5 KİŞİ GETİRDİLER

Bunun üzerine araştırmacı yaptığı incelemelerde seçimin yenilenmesi gerektiğini belirtmiştir. 18 Şubat 2014'te yapılan toplantıya (katıaln ve katılmayanları sayıyor)Mustafa Balbay ve Cüneyt Arcayürek vekalet gönderdi.(…) Toplantıda 6 kişi kendi aralarında bir kişi seçerek diğer yönetim kurulunda bulunan 5 kişiyi ihraç etmek amacıyla gerekli çoğunluğu sağlayarak 7 kişi oluyor ve gelmeyen 5 kişinin yerine yeni 5 üyeyi yönetime seçiyorlar.

SIRA BALBAY'A GELDİ…

Bir süre sonra Nail İnal, İbrahim yıldız ve Mustafa Balbay'ı da yönetime tekrar seçmeyerek yönetimden uzaklaştırıyorlar.

"ARAŞTIRMACININ KARARINI BEĞENMEYİNCE YENİ ARAŞTIRMACI ATADILAR"

Araştırmacı Sabri Kızıltan seçimlerin usulsüz olduğunu beyan ederek seçimlerin yapılmasını istedi. Bunun üzerine Cumhuriyet Vakfı karara itiraz ederek müracatta bulununca Mustafa Batu görevlendirildi.

"BENİ ÇAĞIRMADI VE İFADEMİ ALMADI"
"YANLI DAVRANDI"

Bir süre görevlendirilen başmüfettişin beni çağırarak konu hakkında bilgimi sormasını bekledim ancak benimle görüşmeyeceğini anlayınca kendisine telefonla ulaşarak konunun bizzat içerisinde olduğumu ve beni dinlemesinin uygun olacağını beyan edince beni davet etti. Mustafa Batu'nun Başmüfettiş olarak yürüttüğü soruşturmada yanlı davrandığını düşünmekteyim.

"GAZETENİN O BASKILARINA DİKKAT"

Batu yaptığı çalışmalara devam ederken 23-24 Mayıs 2015 tarihli Cumhuriyet Gazetesi baskıları çok önemlidir. Cumhuriyetin bir temel ilkesi vardır.

"İLK DEFA LOGO ÜZERİNDE BİR İSME YER VERİLDİ:"
FETULLAH GÜLEN VE FAKİRHANESİ!!!

Baş sayfasında Cumhuriyet logosunun üzerinde asla haber konmaz, dinci tarikatçıların haberleri de asla ilk sayfadan verilmemesi kural iken 23 Mayıs'ta gazetenin ilk sayfasında ve Cumhuriyet logosunun yanında FETÖ lideri Fetullah Gülen'in fotoğrafı fotoğrafı ile birlikte "Fakirhaneme bunlar malikane diyor" sözleri servis edilmiştir. Ayrıca 24 Mayıs baskısında ise aynı şekilde servis edilmiştir.

"VAKFIN BÜTÜN GAYRIMENKULLERİNİ, KURUCUNUN EVİNİ BİLE SATTILAR!"

Bu arada Cumhuriyet Gazetesinin 90 yıldır elde ettiği bütün gayrimenkuller satıldı. Örneğin Cumhuriyet Vakfını kuran Berin nadi'nin, Nadir Nadi ile birlikte oturdukları ve noter vasıtasıyla vakfa hibe ettiği daireyi bile sattılar. Gazetenin Ankara bürosunu ve İzmir bürosunu sattılar.

İŞLER DAYANILMAZ HAL ALINCA DAVA AÇTIK

İşler dayanılmaz bir hal aldığı için Gazeteyi kuran aileyi temsil eden Şevket Tokuş, Mustafa Pamukoğlu ve ben Şubat 2016'da seçimler için iptal davası açtık. Dava halihazırda devam etmektedir ve 24 Kasım'da karar duruşması var.

Kaynak: Sabah.com.tr