'Herkes 'Soykırım var' dese de, soykırım olmadığı gerçeği değişmez'

'Herkes 'Soykırım var' dese de, soykırım olmadığı gerçeği değişmez'
20 Kasım 2016, 15:41

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Akar, Ermeni soykırımını bazı ülkelerin kabul etmiş olmasının hiçbir şeyi değiştirmeyeceğini belirterek, "Bütün ülkeler 'Soykırım var' dese dahi, soykırım olmadığı gerçeğini değiştiremez." dedi.

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, NATO Parlamenterler Asamblesinin 62. Genel Kurulu'ndaki Savunma ve Güvenlik Komitesi'nin toplantısındaki sunumunun ardından delegelerin sorularını yanıtladı.

Ermeni Milletvekili Koryun Nahapetyan, sözde Ermeni soykırımını 26 ülkenin tanıdığını belirterek, bu konuda herhangi bir soruşturmaya yer olmadığını öne sürdü.

Türkiye'nin Suriye ve Irak'taki varlığını eleştiren Nahapetyan, Türk askerinin Suriye'den ne zaman çekileceğini sordu.

"Türk Silahlı Kuvvetlerinin Halep'le ilgili tek bir münasebeti yok"

Akar, milletvekilinin sözleri üzerine, şu açıklamalarda bulundu:

"Ermeni soykırımını bazı ülkelerin kabul etmiş olması hiçbir şeyi değiştirmez. Soykırımla ilgili her ülke kendi hakkını kullanarak kabul edebilir. 16 yüzyılda Galile dünya dönüyor dediğinde, bütün dünya, dönmüyor diyordu. Bu hiç bir zaman dünyanın döndüğü gerçeğini değiştirmedi. Dolayısıyla bütün ülkeler 'Soykırım var' dese dahi, soykırım olmadığı gerçeğini değiştiremez. Suriye'nin, Irak'ın toprak bütünlüğüne müdahale ettiğimiz şeklindeki bir yorum, olaylar bilinmiyorsa, cahillik yoksa bir art niyet vardır. Bizim hiçbir şekilde Suriye'yle, Irak'la, toprak bütünlüğüyle ilgili hiçbir sorunumuz yok. Milletvekili yine bilmiyorsa son derece art niyetli ve yalan söylüyor. Ya son derce cahil, ya son derece art niyetli. Başka izahı yok çünkü Türk Silahlı Kuvvetlerinin Halep'le ilgili tek bir münasebeti yok. Attığı mermi yok. Böyle bir şey söz konusu değil. Bu anlaşılmaz bir şey. Mutlaka sayın milletvekilinin bugün hemen telefonla kendi askeri makamlarıyla konuşup, orada ne olup bittiğini öğrenmesi lazım. Halep'le ilgili Türkiye'nin, Türk Silahlı Kuvvetlerinin bir tek mermi attığını söyleyen varsa ben istifa ederim. Bu terbiyesizliktir, iftiradır, yalandır, ahlaksızlıktır."

"Terör bittiğinde çekileceğiz"

Suriye'yle ilgili çalışmaların devam ettiğini, koalisyon olarak neler yapılacağını konuştuklarını, yaklaşımlarının askeri noktaları kapsadığını belirten Akar, "Emin olun sizlerin bütçelerinizden bize verdiği paranın bir dolarını, bir kuruşunu boşa harcamıyoruz." dedi.

Orduların moral ve motivasyonunun önemini vurgulayan Akar, Özgür Suriye Ordusu'nun içinde El-Kaide, El-Nusra ve radikal İslam olmadığını, ılımlı muhaliflerin yer aldığını, bu kişilerin ülkelerini kaybetmemek için çalışan namuslu insanlar olduğunu söyledi.

Akar, şuları kaydetti:

"Bunların geçmişte bazı kırgınlıkları, dargınlıkları vardı. Bunlarla çalışmaya başladığımızdan itibaren, birinci iş olarak bunları tamir etmek oldu, bunları gidermek oldu. Sizin hududunuzun hemen güneyinde yanı başında teröristler kamp kuruyorlar, roketlerle, havanlarla ateş edip, köyünüzdeki, kasabanızdaki masum insanları öldürüyorlar. Hiçbir hudut yüzde yüz korunamaz. 911 kilometrelik Suriye hududumuz var. Bütün tedbirlere rağmen ister istemez sızma oluyor. Bunlar minimize edilmiş olsa bile sızanlar da hem intihar bombacısı hem de çeşitli araçları bomba yüklü patlatmak suretiyle milletimize zarar veriyorlar. Bizim meşru müdafaa hakkımız var.

Irak'ın kuzeyi de aynı şekilde. Irak merkezi hükümetine söylüyoruz. PKK'yı yok edin, biz uğraşmayalım diyoruz. Bu yıllardan beri mümkün olmadı. Oradan sizin ülkenize zarar ziyan veren gruplara, odaklara tedbir almanız en doğal haktır. Meşru müdafaa hakkımızı kullanmak zorundayız. Ne zaman bitecek, ne zaman çekileceğiz? Terör bittiği zaman çekileceğiz. Kendimizi ülkemizde güvende hissettiğimiz zaman çekileceğiz. Halkımız korumamız lazım. Orada zarar ziyan meydana geldiğinde insanlar basınla, siyasilerle konuşuyor. Siyasi iktidarı etkiliyorlar. Siyasi iktidar bize güvenliği sağlayın, diye direktif veriyor. Bu döngü herhangi bir demokratik ülkeden farklı bir döngü değil. Bunun anlaşılması lazım, meşru müdafaa hakkı olduğunun bilinmesi ve buna saygı duyulması lazım. Kendi ülkenizin 10-20 kilometre ilerisinde terörist grupları olduğunu, bunların geldiğini ve zarar verme olasılığını düşünün. Bu durumda hareketsiz kalamaz kimse."