AB Bakanı Ömer Çelik: Bu karar bizim için yok hükmündedir

AB Bakanı Ömer Çelik: Bu karar bizim için yok hükmündedir
24 Kasım 2016, 17:10

AP'nin skandal Türkiye kararı ile ilgili açıklama yapan AB Bakanı Ömer Çelik, "Karar bizim için yok hükmündedir. Bize mesaj vermek isteyenler bu parlamento kararıyla verdikleri mesajın Kapıkule Sınır Kapısı'ndan içeri girmeyeceğini bilsinler. Bu mesaj hiçbir şekilde kulak vereceğimiz bir mesaj değil" dedi.

AB Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik, Adana'da yaptığı basın toplantısında AP'nin Türkiye'nin üyelik müzakere sürecinin dondurulmasıyla ilgili tavsiye kararını değerlendirerek, "Bize mesaj vermek isteyenler, bu parlamento kararıyla verdikleri mesajın Kapıkule Sınır Kapısı'ndan içeri girmeyeceğini bilsinler. Bu mesaj, hiçbir şekilde kulak vereceğimiz bir mesaj değil." ifadesini kulllandı. Çelik, "Darbeye karşı demokratik direniş göstermiş bir ülkede, hukuk devleti, demokrasi gibi konularda nasıl işbirliği yapacakları şeklinde bir değerlendirme yapmaları gerekirdi. Bunun yerine, maalesef tarihe çok kötü geçecek bir tasarıya imza atma kararı verdiler." değerlendirmesinde bulundu.

"BU KARAR BİZİM İÇİN YOK HÜKMÜNDEDİR"

Böyle bir günde AP'nin kararını değerlendirmek istemediğini söyleyen Bakan Çelik şunları kaydetti: Bu karar bizim içn yok hükmündedir. Bu karar içerdiği vizyonsuzluk itibariyle, dili itibariyle ciddiye alınacak bir karar değil. AB, çoğu zaman çok sesliliğin temsil edildiği bir yer olarak görülür. Ancak ne yazık ki Türkiye söz konusu olduğunda bu çok seslilik kayboluyor. Sanki herkesin eline aynı metin verilmiş gibi demokratik olmayan bir karara imza attılar. Nitekim AP'nin aldığı bu kararın hiçbir hukuki bağlayacılığı olmayan vizyonsuz bir karar. Eğer Türkiye'ye bir mesaj vermek istiyorlarsa, demokrasi konusunda Türkiye ile nasıl bir iş birliği yapmalarını değerlendirebilirlerdi.

Avrupa Parlamentosu, Türkiye'nin Avrupa Birliği ile sürdürdüğü müzakerelerin geçici süreliğine dondurulmasını tavsiye eden ve hukuki bağlayıcılığı olmayan bir tasarıyı kabul etmişti.

Ömer Çelik AP'nin skandal Türkiye kararı ile ilgili şu açıklamayı yaptı:

*Eğer Türkiye'ye bir mesaj vermek istiyorlarsa, mesaj böyle verilmez. Mesaj eylemlerle verilir. Eylemlerine baktığımızda AP'nin nelere imza attığını görüyoruz. Koridorlarında PKK sergisi açan AP zaten teröre verdiği desteği göstermiştir.

*Tüm Avrupa'yı aşırı sağ ve yabancı düşmanlığı kuşatırken bunlara ses çıkarmayan siyasi gruplar Türkiye'ye mesaj vermeye kalkıyorlar. Türkiye ile ilgili hiçbir olumlu somut eylem üretemiyorlar ama bu konuda tek ses koro halinde karar alıyorlar.

*Bu parlamenterleri AP'nin değerlerinden ayırıyoruz. Bugün 15 Temmuz gecesi bu değerleri canı pahasına korumuş bir milletle ilgili verdiği kararlar kendi değerleriyle çatışıyorlar. Söz konusu karar AB'nin içine düştüğü değerler krizinin Türkiye'ye yansıması olarak ortaya çıkıyor. Yapıcıysa her türlü karar bizim için saygıdeğer olur. Çünkü pozitiftir.

*Ama AP'nun ortaya koyduğu bu karar siyasi doğruluktan uzak. Bize mesaj vermek isteyenler bu parlamento kararıyla verdikleri mesajın Kapıkule Sınır Kapısı'ndan içeri girmeyeceğini bilsinler. Bu mesaj hiçbir şekilde kulak vereceğimiz bir mesaj değil. AP'nin verdiği bu karar, bu siyasi vizyonsuzlukla iş üretmesi mümkün değildir.

*Sadece sonuçlara ilişkin bir değerlendirme yapıyorlar. OHAL çerçevesinde aldığımız tedbirler durumun gerektirdiği biçimdedir. 15 Temmuz gecesi yaşadığımız saldırının ardından yaşadığımız tedbir hukuk dışı bir tedbir değildir. Müzakereleri askıya alıp almamak üye devletler için alınabilecek bir karar.

*Hukuki geçerliliği olmayan bu kararı Cumhurbaşkanımıza siyasi bir mesaj vermek içi aldıklarını söylüyorlar. Sayın Cumhurbaşkanımıztanklara karşı ölüme meydan okurken AB neredeydi. Seçilmiş cumhurbaşkanı ve halkının yanında oldular mı? Charli Hebdo'da sergiledikleri dayanışmayı Türkiye için sergilemediler. Asıl mesajı alması gereken kendileridir.

*AB içerisinde alınan bu kararlar kendi ideallerinden ne kadar uzaklaştığını da gösteriyor. AB politikacılarının kendi dramatik tarihlerini unuttuklarını düşünüyorum. Onları kendi tarihlerini düşünmeye davet ediyorum. Kuşkusuz tarih bilgisinden mahrum yaşayanlar sağlıklı bir gelecek yaşayamazlar. Tüm AB yetkililerine, vizyon ve sağduyu sahibi siyasetçilere sesleniyorum. AB'yi içine düştüğü bu durumdan kurtarmamız gerekiyor.