: Alternatiflerle görüşmelere başladık

Erdoğan: Alternatiflerle görüşmelere başladık
29 Kasım 2016, 15:47

"Küresel Gelecek: İnsan Odaklı, Akıllı Ekonomi Temalı 7. Boğaziçi Zirvesi"nde konuşan Cumhurbaşkanı , 53 yıl bu ülkeyi kapısında bekleten bir AB var. Söylüyorum: Sen bulunmaz Hint kumaşı değilsin. Biz öyle de böyle de bu 53 yılı sürdürdük. Dünyada birçok ülkeye bu tür baskılar yaptınız. Evelallah bitiremeyeceksiniz. Avrupa birliği defterini henüz kapatmış değiliz ama karşımızdaki fotoğraf olumlu beklentilere girmemize izin vermiyor. Burada şu anda ifade etmeyi doğru bulmuyorum ama alternatiflerle görüşmelerimize devam ediyoruz. Çok fazla alternatif mevcuttur. Bunlardan birini tercih eder yolumuza devam eder. Sürekli oyalama taktik bu" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip , Otel'de düzenlenen "Küresel Gelecek: İnsan Odaklı, Akıllı Ekonomi Temalı 7. Boğaziçi Zirvesi"nde yaptığı konuşmada, gelişmiş ülkelerin büyüme konusunda yaşadıkları tıkanıklığı aşamadıklarını belirterek, "Çünkü teşhisleri yanlış olduğu için tedaviyi de başka yerde arıyorlar. Ekonominin doğası talep üzerine kuruludur. Talebi ne robotlar ne de finansal araçlar üretir. Talebi sadece insanlar ortaya çıkarır. Demek ki sürdürülebilir büyümenin yolu insandan, daha doğrusu insanların huzur ve refah içinde yaşama imkanlarını genişletmekten geçiyor. Sonuç olarak önümüzdeki dönemde ticarette ve savaşta kazananı belirleyecek olan teknolojik üstünlükle birlikte yine insandır, biziz. Nüfus artışı olmadan, üretimi ve yatırımı destekleyen finansal sistem tesis edilmeden, her alanda adaleti esas alan bir anlayış benimsenmeden sağlıklı bir küresel gelecek inşa edilemez. Bu mücadelede teknoloji yasaklanamayacağına göre buna uyum sağlayacak yöntemler geliştirmek en doğru yoldur." dedi.

Erdoğan, "İnternet vasıtasıyla dünyanın diğer ucuna anında kütüphaneler dolusu veri kısa sürede ulaştırılıyor, hatta sürücüsüz çalışan otomobiller var. Teknoloji alanını hızla geliştiriyor" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkan satırlar şöyle oldu:

İSRAF EKONOMİSİNE SON VERMELİ!

Geçmişte bilim kurgu filmlerinde gördüklerimiz giderek somut hale gelmeye başladı. Alışverişler giderek internet üzerinden yapılıyor. Dünyamız her alanda görülen adaletsizliğin açtığı sancılarla yüzleşmek zorunda kalıyor. Sürdürülebilir büyüme mümkün değil. bugün gelişmiş ülkelerde yeni hayata atılan pekçok genç anne ve babasına göre çok daha düşük bir refah düzeyine maruz kalıyor. Batı toplumlarının refah düzeylerine tehdit olarak gördükleri göçmenlere ve yabancılara geliştirdikleri nefret politikaları yönetimleri de esir almıştır. Türkiye buna en fazla muhatap olan ülkedir. 2001 yılından beri sadece Almanya'da camilere ve müslümanlara 416 saldırı düzenlenmiştir. Bu durum şunu gösteriyor: İnsanı odağa koyan teknolojilere yönelmeden demokrasiler ayakta kalamaz. Ekonomilerinin konut satışlarına bağlı olduğunu insanların servetlerine buralarına yatırdıklarını görüyoruz. Gelişmiş ülkeler büyüme konusunda yaşadığı tıkanıklığı aşamıyorlar. Ekonominin doğası talep üzerine kuruludur. Talebi finansal araçlar değil insanlar ortaya çıkarır. Serbest ticaret anlaşmaları birçok ürüne ucuz erişim kazandırıyor. Bu bakımdan önemlidir. Özellikle vasıfız işçilerle yapılan birçok işi teknoloji ele geçireceği için insanlara yeni yetenekler kazandırılmalıdır. Bir diğer önemli husus; verimliliktir. Biz insanlar olarak acaba verim ekonomisi mi yoksa israf ekonomisi üzerinde mi duracağız. Bir aile içinde bakıyorsunuz birkaç tane araba var. Verim ekonomisine geçtiğimizde devreye üretim girecektir. Toplumda böylece rekabet gücü artacaktır.

YILDA 222 MİLYON TONLUK GIDA İSRAFI YAPILIYOR

BM gıda ve tarım örgütünün değerlendirmesine göre gıdaları üçte biri atığa dönüşüyor. Gıda israfı neredeyse sahra altı afrikanın yıllık gıda üretimine denktir. Gelişmiş ülkelerde yılda 222 milyon tonluk gıda israfı yapılıyor. Yakın gelecekte bir diğer tehditte şehirleşme olacaktır. 2050 yılında yüzde 66'ya çıkacaktır. Şehirleşmenin artması ulaşım eğitim sağlık ve hizmetler başta olmak üzere yeni bakış açıları geliştirmemize neden oluyor. Ülkemizde bilgi ve iletişim teknolojilerinde sıralama doğru yolda olduğumuzu gösteriyor. Netice olarak insani değerler yitirilmeden iktisadi faaliyetleri geliştirmenin yolunu bulmalıyız.

AVM SAHİPLERİ KIZMASIN, DÜZENLEME GELİYOR

Özgürlüğümüzü ve özgünlüğümüzü muhafaza etmeliyiz. 15 Temmuz bizim için bu mücadelenin adı ve adresidir. İstiklalimize ve istikbalimize canımız pahasına sahip çıkarak geleceğimizi kurtardık. Ben tabi son zamanlarda şunu söylüyorum: Biz uluslararasında gelin hep birlikte altını devreye sokalım. Döviz baskısından piyasaları kurtarmamız lazım. AVM'lerde vesaire patronlar hep dövizle kiralama yolunu seçiyorlar. Biz de diyoruz ki şimdi burada yeni bazı adımlar atmak suretiyle geçici bir düzenleme, gerekirse yapılır ve ülkemizin şu anda bu süreci başarıyla atlatabilmesi için yerli para birimiyle bu süreci atlatma adımını atmalıdır diye ben buna inanıyorum, bunu da duyurdum, duyuruyorum, duyuracağım. Çünkü bir diğeriyle adeta emperyal bir mantık var, öbür tarafta da kızmasın tabi AVM'deki mağaza sahipleri. Yeni bazı adımlar atmak suretiyle geçici bir düzenleme yapılır, yerli para birimiyle bu badireyi atlatalım. Bunu da buradan duyuruyorum, duyuracağım.

AB'YE İNCE MESAJ: ALTERNATİFLERLE GÖRÜŞMELERİMİZ DEVAM EDİYOR

Bu vatan bizim, hepimiz kardeşiz, dayanışma içinde bu süreci birlikte atlatacağız. En kanlı terör saldırısının üstesinden gelen bu millet ekonomik saldırılara karşı da kendisini müdafa edeceğiz. Türkiye bulunduğu coğrafi konum itibariyle birçok oluşumun parçasıdır. 53 yıl bu ülkeyi kapısında bekleten bir AB var. Söylüyorum: Sen bulunmaz Hint kumaşı değilsin. Biz öyle de böyle de bu 53 yılı sürdürdük. Dünyada birçok ülkeye bu tür baskılar yaptınız. Evelallah bitiremeyeceksiniz. Bugün çalıştığımızın iki katı çalışırız, üç katı çalışırız, evelallah dünyayı dolaşırken daha fazla dolaşırız ve yine asla boyun eğmeyiz. Bize öyle ideolojik dayatmalarla boyun eğdirmeye çalışanlar kusura bakmasınlar, Türkiye o ülkelerden bir ülke değil. Siz 100 kişi, 200 kişi, 300 mülteciye bakamazken bu ülke şu anda kendi sermayesinden, cebinden 3 milyon mülteciyi evelallah barındırıyor, bakıyor, her şey ortada. Avrupa birliği defterini henüz kapatmış değiliz ama karşımızdaki fotoğraf olumlu beklentilere girmemize izin vermiyor. Burada şu anda ifade etmeyi doğru bulmuyorum ama alternatiflerle görüşmelerimize devam ediyoruz. Çok fazla alternatif mevcuttur. Bunlardan birini tercih eder yolumuza devam eder. Sürekli oyalama taktik bu. Kuzey Kıbrıs Cumhurbaşkanımız bir şey ifade etti. Onlara da hala aynı Siz diyor Kıbrıs'ı bize verin. Hiçbir şeye karışmayın. Dur bakalım orada bu kadar şehit kanı var! NEyi veriyorsun. Utanmadan sıkılmadan AB toplantılarına Kıbrıs adasının tamamının içinde yer aldığı bayrakla geliyorlar. Sen Güney Kıbrıs Rum yönetimisin. Kuzey'de Türk Cumhuriyeti var. Öyle ya da bunu anlayacaklar. Orada iki ayrı devlet olduğunu anlayacaklar. Aç tavuk kendini darı ambarında görür. Bunların yaptığı bu!