İdeolojik bakıp enerji fiyatlarını çarpıtıyorlar

İdeolojik bakıp enerji fiyatlarını çarpıtıyorlar
08 Şubat 2016, 11:26

EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz: Enerji fiyatları bazı ideolojik çevreler tarafından bilerek çarpıtılıyor. Kafa karıştırmak isteyen bir kesimin olduğu kesin. Elektiriğe 2 yıla yakın zamandır zam yapılmıyordu. Geçtiğimiz günlerde %6.8 zam yaptık. Bizim için bu oran bir onur meselesidir. Uzmanlarımız sabah 5’lere kadar çalıştı. Bazen ben başlarında duruyordum. Bir kuruşun bile hesabını yapıyoruz. Tüketiciye karşı ciddi bir sorumluluğumuz var.

Türkiye'nin enerji ihtiyacı Cumhuriyet tarihi boyunca en önemli sorunlardan biri olmuştur. Rusya ile yaşanan uçak krizinden sonra yeniden gündeme gelen enerji konusu bir krizi dönüşmeden atlatıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakan Davutoğlu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak'ın yaptığı açıklamalar Türkiye'nin enerji sorunu olmadığını ortaya koydu. Enerji konusunun bir de vatandaşa bakan yönü var. Sık sık gündeme gelen elektirik, akaryakıt ve doğalgaz fiyatları bazı çevreler tarafından suistimal edildiğine şahit oluyoruz. Peki gerçeği kimden öğreneceğiz? Bu konuda en yetkili isimlerin başında hiç şüphesiz Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu Başkanı Mustafa Yılmaz gelir. EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz ile Türkiye'nin enerji meselesinin vatandaşa bakan yönünü konuştuk.

TEK KURUŞUN HESABINI YAPIYORUZ

-Mustafa Bey siz elektiriğe %6,8 zam yapıldığını söylüyorsunuz. Ama bunun yüzde 20 hatta yüzde 200 olduğunu iddia edenler bile var. Bu kafa karışıklığının nedeni nedir?

-Kafa karışıklığının birçok sebebi olabilir. Ancak kafa karıştırmak isteyen bir kesimin olduğu kesin. Elektiriğe 2 yıla yakın zamandır zam yapılmıyordu. Geçtiğimiz günlerde %6.8 zam yaptık. Bizim için bu oran bir onur meselesidir. Uzmanlarımız sabah 5'lere kadar çalıştı. Bazen ben başlarında durduyordum. Bir kuruşun bile hesabını yapıyoruz. Tüketiciye karşı ciddi bir sorumluluğumuz var.


-Faturalarda yeralan teknik terimlerdeki düzenleme bu kafa karışıklığına neden olmuş olabilir mi?

-Biz %6.8 zam yaptık ama bazıları bunu kamuoyuna %200 gibi yansıtmaya çalışıyor. Önceden faturalarda birçok ibare vardı. Kimse anlamıyordu bunların ne olduğunu. Biz de kurum olarak faturaları tüketicinin anlayacağı hale getirdik. Biz de herkesin anlayacağı şekilde bütün bunları iki unsura indirdik. Bazıları bunu gizli zam gibi göstermeye çalıştı. İnsaf diyorum. İnternet sitemizde bununla ilgili bir modül hazırladık. Herkes girip ayrıntılı şekilde faturalarındaki dağılıma bakabilir.



ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI İDEOLOJİK DAVRANIYOR

-Elektirik Mühendisleri Odası'nın bu konudaki yaklaşımını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Elektirik Mühendisleri Odası'nın yaklaşımını anlamak mümkün değil. Vicdan sahibi bir insan EPDK elektirik fiyatlarına yüzde 200 zam yaptı diyemez. Bu haberlerin yalan olduğu şuradan belli. Yüzde 20 diyen de var 50 diyen de var, 200 diyen de var. Bunun hangisi doğru. Hakikatin üzerinde birleşilir ama yalanın üzerinde birleşilemez. İdeolojik bakılıyor meseleye. Meseleye ideolojik bakan çevreler elektirik fiyatlarında vatandaşı yanlış yönlendiriyor.

KAYIP KAÇAK İLE MÜCADELE EDİYORUZ

-Kayıp kaçak bedellerinin vatandaşa yansıması konusu da sık sık gündeme getiriliyor. Kayıp ve kaçaklarının giderilmesi konusunda neler yapılıyor?


Elektirik dağıtım şirketlerinin hatası varsa onlara inanın nefes aldırmıyoruz. İki türlü kayıp kaçak var. Birincisi hat uzunluğu nedeniyle kaybolan enerji, ikincisi ise vatandaşın suiistimali nedeniyle kaybolan enerji. Bütün dünyada 6.5 teknik kayıp var. Batı'daki kaçak oranı Avrupa seviyesinde. Doğu'da ise bu oran malesefe yüksek. Bu da bugünün meselesi değil. Türkiye'nin 40 yıllık sorunu. Biz ciddi bir mücadeleye başladık. Orada mesafe aldık. Tabi sosyal bir yönü de var. Kısa zamanda ideal noktalara getirebileceğimizi düşünüyorum. Tüketicilerin de birbirini kontrol etmesi gerekiyor. Senin komşunun kullandığı kaçak elektiriğin bedelini sen ödüyorsun. Bu konuda vatandaşımız da duyarlı olmalı.


EPDK'DA PARALEL YAPININ GÜCÜ KIRILDI

-Bürokraside Paralel yapının etkisi yaklaşık iki yıldır tartışılıyor. EPDK'da bu etkiyi hissettiniz mi?

Bu yapının etkisini hissetmemek mümkün değil. Ama bu konuda önemli mesafe katettik. Bu benim biraz da şahsımla ilgili bir durum. Nacizane ben bu yapının ülke için sağlıklı bir hareket olmadığını baştan beri düşünüyordum. Mesela bütün davetlere ve müsteşar düzeyince çağrılara rağmen hiçbir etkinliklerine katılmadım. Çünkü ben o dönemde de bu yapının tehlikesinin farkındaydım. Şu anda bizim kurumumuzda yetkili konumda böyle bir yapının etkisi sözkonusu değil. Keşke herkes Cumhurbaşkanımız, Başbakanımız ve bakanımız gibi hassassiyet sahibi olsa. Ne yazık ki her kurumda bunu görebilmek mümkün değil.

AKARYAKIT FİYATLARINDA TEK MALİYET UNSURU HAM PETROL DEĞİL

-Çok tartışılan bir konu daha var. Petrol fiyatlarındaki düşüş neden pompa fiyatlarına aynı oranda yansımıyor?


'100 dolardan 30 dolara düştü neden pompada da üçte bir oranında düşmüyor' deniliyor. Bakın akaryakıt pompaya ulaşana kadar belli bir işlemden geçiyor. Burada birçok maliyet unsuru var. Bunlardan sadece biri ham petrol fiyatıdır. Birçok unsur var, ham petrol bunlardan sadece biri. Ham petrol fiyatı düşünce diğerlerinin fiyatı düşmüyor. Bunu iddia edenler bu gerçeği biliyor ama bilerek çarpıtıyor. Siz bir işyerinde portakal suyu satsanız. Portakal fiyatları üçte bir oranında düşse, siz portakal suyunda üçte bir oranında indirime gidebilir misiniz? Gidemezsiniz çünkü portakal fiyatı o işletmedeki maliyet unsurlarından sadece bir tanesi.



-EPDK akaryakıt fiyatları konusunda gerekli titizliği gösteriyor mu?

Elbette gösteriyor. Bakın günlük olarak çok dinamik şekilde akaryakıt fiyatlarındaki değişim pompaya yansır. Her gün bana bilgi verilir ve akaryakıt fiyatları değişir. Değişmek zorunda.

KAÇAK AKARYAKITIN KÖKÜNÜ KURUTTUK

-Kalitesiz akaryakıt konusu da çok tartışılır. Vatandaş gönül rahatlığı ile akaryakıt alabilir mi?


Devamlı denetimlerimiz var. Kalitesiz bir yakıt pompadan geçemez. Lisansı olan bir akaryakıt şirketinin kalitesiz ürün satmasına imkan yok. Vatandaşlar hangi firma ucuz akaryakıt satıyorsa oradan gönül rahatlığı ile alabilir. Ben öyle yapıyorum.

-Kaçak akaryakıt meselesi Türkiye'nin gündeminde değil. Bu sorun çözüldü mü?

Kaçak akaryakıt ile ilgili ciddi mesafe aldık. Neredeyse sıfır noktasındayız. Bunu iddia ederek söylüyorum. Akaryakıt sorununda Türkiye yolun sonuna geldi. Otomasyon sistemini getirdik. Bunun inkar etmek bizim 12-13 yıldır yaptığımız mücadeleyi inkar etmektir. Mesela jet yakıtında anormal bir artış varsa kaçak olduğu düşünerek oraya yoğunlaşıyoruz. Bakıyoruz 10 numara gaz yağı tüketiminde artış var. Maliye ile işbirliği yaparak vergisel düzenleme yaptık. 10 numara yağın yakıt olarak kullanılmasının da önüne geçtik. 12-13 milyon petrol ürünü tüketimi 30 milyon tona çıktı. Bu artış kaçak petrol ürünlerinin önüne geçilmesiyle oldu.



-Yenilenebilir enerji konusunda Türkiye istediği yere ulaşabilecek mi?

Yenilenebilir enerji olması gerekir mi? Evet olması gerekir. Peki bizim ihtiyacımızın tamamını karşılar mı? Hayır karşılamaz. Enerjinin stabil olması gerekir. Sizin bir sanayiniz var. Enerjiyi stabil tüketmeniz lazım. Rüzgar kesilince enerjiniz tükenirse bu kullanılmaz. Stabil enerjiyi doğalgaz ve kömür kullanarak elde ediyorsunuz. Yenilenebilir enerji bunlara destek olarak kullanılabilir. Kömür konusunda yeni bir eylem planı içerisinde çalışıyoruz. Enerji konusunda dışa bağımlılığının ortadan kalkması çok önemli. Kendi milli kaynağımıza dayanmamız gerekir.

TAHKİM KARARINI VERDİ DOĞALGAZ FİYATLARI DÜŞECEK

-Tahkimin kararı ile İran'dan gelen doğalgazda bir indirim sözkonusu. Bu konuda vatandaşa bir müjde verilecek mi?


Ben sayın Bakanımızın dediği gibi çok ümitvarım. İran'dan kazandığımız tahkimin yakında vatandaşa da yansıyacağını düşünüyorum. Sayın Bakanımızın söylediği gibi sonuç alınırsa biz de uygulanması için elimizden geleni yaparız.

-Rusya ile yaşanan uçak krizinin ardından enerji meselesi yeniden gündeme geldi. Bu kriz aşıldı mı?

Bununla ilgili Bakanlığımız çok iyi çalışıyor. Planlarımız hazır. Bir de şunu vatandaşımızın bilmesi gerekiyor. Uluslararası kontratlar ülkeler için bağlayıcıdır. Rusya ve İran ile anlaşmamız bu şekildedir. Bir ülkenin bu kontratlara uymadığını düşünün. Siz bütün dünyaya enerji satıyorsunuz. Bunu riske edebilir misiniz? Senin gaza ihtiyacın varsa Rusya'nın da satmaya ihtiyacı var. Bir de şu var. Eğer ben yerli ve yenilenebilir kaynaklarımızı aktif hale getirebilirsem Rusya'dan enerji bağımlılığım birkaç kat azalacak. Elektirikte gaz değil kömür kullanırsam ısınma gazımı başka ülkelerden çok rahat karşılayabilirim. Çünkü doğal gaz tüketiminin üçte biri ısınma amaçlı. Diğer bölümü sanayide kullanılıyor. Kaynağı çeşitlendirirsek daha da rahatlarız.

-Arz ve talep dengesi bir ürünün fiyatını belirlediğini biliyoruz. Bu denge bozulmadığı halde neden petrol fiyatları düşüyor?

Bunu zaten sırf ekonomik mantıkla açıklamak mümkün değil. Mesela birkaç yıl önce uzmanlar petrol fiyatlarının 150 dolar olacağını söylüyordu. Taleple arzın kesiştiği nokta her zaman fiyatı belirlemiyor. Alternatif enerji kaynakları da bu fiyatların düşmesini etkileyebiliyor. Mesela ABD'de bulunan kaya gazı da etkili olmuş olabilir. Bazen %2-3 fazlalık %40 düşüşe neden olabilir. Fiyatları düşürerek fazlalığı tüketemezsiniz. Ama fiyatlar üzerinde her zaman bir etkisi vardı. 90-91 yıllarında bu fiyatları gördük. Enerji emtiasın uluslararası poitikalarda her zaman ciddi enstrüman olabilir. Rusya son petrol düşüşünden 600 milyar dolar zarar ettiği söyleniyor. Mesela 600 milyar zarar etmeyen bir Rusya düşünün. Uluslararası siyasette Rusya'nın etkisini düşünün.

İsa Tatlıcan/Sabah.com.tr