Kimse Grammy rüyasına dalmasın

Kimse Grammy rüyasına dalmasın
11 Mart 2016, 10:13

Müzik dünyasının en üretken isimlerinden biri Mustafa Ceceli... Ünlü müzisyen, şimdi 'Aşk İçin Gelmişiz' adlı şarkısını Endonezyalı bir şarkıcıyla seslendirmek için çalışıyor. Biz de soluğu Ceceli'nin Kavacık'taki stüdyosunda aldık. Dördümüz, ünlü şarkıcının bir gününe tanıklık ettik

- Günün 12 saatini stüdyoda geçiren, müzikle yoğrulmuş bir müzisyenle, müzikten başka şeyler de konuştuk. O gün, kendisinin Ortadoğu'da bir hayli tanındığını fark ettim. Fakat Amerika'ya açılmak gibi hayaller kurmuyor. Bugünlerde Endonezyalı bir şarkıcıyla yapacağı düetin heyecanını yaşıyor.
- Müziğe başlamasında Sezen Aksu'nun çok etkisi olduğunu anlattı. İlk sahne deneyiminde ise çekingenliğinden kısa sürede kurtulması gerektiğini düşünmüş. Sokakta kendisini tanıyan iki gençle fotoğraf çektirme anısını anlatırken, ne kadar mütevazı biri olduğunu da anladım.
- Murat Boz ve Ebru Gündeş'in düet yaptığı yeni şarkıyı bize dinletmedi. Bu da onun, yeri geldiğinde tam bir sır küpü olabileceğini gösteriyor.
- Müzik, şarkılar, konserler; onun için ibadet gibi. Telif yasasından bahsederken, Kuran-ı Kerim'den ayetlerle örnek vermesi, dinini ne kadar özümsediğinin göstergesi.
- Murat Boz ve İrem Derici için "Birlikte çalışması en kolay arkadaşlarım" derken, Sezen Aksu'nun her konuda çok titiz olduğunu söylüyor. Ebru Gündeş'in ise şarkıya başka bir ruh kattığını anlatıyor. Demet Akalın'la ilgili açıklaması ise ilginç: "Şarkıları, en hızlı Demet okur."

'SIR KÜPÜ!'
Murat Boz ve Ebru Gündeş'in düet yaptığı yeni şarkıyı tüm ısrarlarımıza rağmen bize dinletmedi. Bu da Ceceli'nin ne kadar sır küpü olduğunu bize gösterdi.

ÖMER KARAHAN

- Mustafa Ceceli ile stüdyosunda buluşmak üzere sözleştiğimizde, kendisinin buluşma saatine sadık kalmayacağını düşünüp 'Kesin bekletir bizi' diye geçirdim içimden. Fakat o da ne; bizi tam saatinde kapıda karşıladı. Sabah erkenden kalkıp kahvaltısını yapan, ringde üç-beş yumruk atıp bizimle buluşan Ceceli, öğlen 12.00'de stüdyo çalışmalarına başlayan tek sanatçı sanırım.
- Ceceli; sadece müzikte değil, modada da iddialı. Stüdyonun önüne park ettiği Bentley otomobili, Valentino ayakkabıları ve Hublot saati, bunu kanıtlar nitelikte. Çalıştığı sanatçılardan ne kadar ücret aldığını sormamdan çekinmiş olacak ki, "Aman abi, kredi kartına taksit olayına girmeyelim!" deyiverdi.
- Çalıştığı birçok ünlü ismin, ne kadar yetenekli olduğu konusunda fikir birliği yaptığı Ceceli ile sohbet ederken 1975 yılına gittim. O an stüdyoda Ceceli ile değil de, 'Bizim Aile' filminin çekildiği köşkte Münir Özkul ile konuşur gibi hissettim kendimi. Aynı babacan tavır, iyi niyet ve kendinden daha çok başkasını düşünme hali...
- Kickboks yapıp tek bacağıyla Van Damme gibi figürler sergilese de Ceceli'nin ayakları yere sağlam basıyor. Amerika ve Avrupa müzik kültürünün başka boyutlarda olduğunu düşünüyor. O nedenle de kendisi dahil hiç kimsenin Grammy ödülü almak gibi rüyalara dalmaması gerektiğini söylüyor.

'MODAYA HAKİM'
Hublot saat, Bentley araba, Valentino ayakkabı... Müziğe olduğu kadar, modaya ve popüler markalara da hakim.

MERVE YURTYAPAN

- Onun bu kadar sevilmesindeki en büyük etken; çok samimi olması. Hiç kaprisi yok; röportaj için aradığımızda Almanya'da konserdeydi. Döner dönmez, bizi ilk stüdyo çalışmasına davet etti. Ciddi görüntüsünün altında çok eğlenceli bir adam var. Yaptığı kayıtları anlatırken yerinde duramıyordu. Ayrıca çalışırken de çok komik; espriler havada uçuşuyor.
- Albüm maliyetlerinden bahsederken resmen şok yaşadık! "Aranjelerimi kendim yapmasam, enstrüman çalmasam, maliyet 18 kat artar" dedi. Ayrıca bir aranjörün 'Benim ücretim bu kadar' demesini doğru bulmuyor: "Maddi konuda uçma şansımız yok. 'Benim kaşem bu' derseniz, bir şarkı yaparsınız o kadar." O, şarkıcıları çok zorlamayacak maddi formüller buluyormuş. Albüm zamanı bir ay stüdyoya kapanıp bir şarkının kaydı için günde 11 şaat çalışıyormuş.
- Ceceli'nin şarkıcılık serüveni çok ilginç. Önceleri aranje yaptığı şarkıcılara kılavuzluk etmek için şarkı söylüyormuş. Düzenlemesini yaptığı şarkıları nasıl okumaları gerektiğini anlatıyormuş yani. Sonra bir anda kendisini sahnede bulmuş.
- Sezen Aksu, Ebru Gündeş, Murat Boz ve İrem Derici gibi onlarca ünlü isimle çalışıyor ama "İşin patronu benim' havasında değilim. Herkesin fikirlerine açığım" diyecek kadar mütevazı.
- Çok enerjik; hiç yerinde duramıyor. Fotoğraf çekimi sırasında, "Siz buraları (aletleri gösteriyor) bozuyormuş gibi yapın, ben de size ekranın altından çıkıp kızıyormuş gibi yapacağım" dedi. Biz de hep birlikte stüdyosunun altını üstüne getirdik!

'ÇOK DAKİK'
Çok düzenli ve dakik. Kayıt işini geceye bırakan müzisyenlere duyurulur; Ceceli güne sabah 10.00'da başlıyormuş.

İLKER GEZİCİ

- Enerjik, kıpır kıpır bir adam Mustafa Ceceli... Aranjörlükten solistliğe uzanan müzik kariyerinde, yaptığı her işle adından bahsettirmeyi başardı ama şımarmadı. Piyasadaki herkesle çalıştı. Şu sıralar 'Aşk İçin Gelmişiz' şarkısını Endonezya dilinde seslendirmek için çalışıyor.
- Konserlerinde birkaç kez hayranlarıyla kurduğu samimi ilişkiye şahit olmuştum. Ortadoğu'dan Endonezya'ya kadar uzanan uluslararası alandaki şöhreti beni şaşırttı. Ama o bunu özümsemiş: "Bizde potansiyel var; dizi oyuncuları Ortadoğu'da sokakta yürüyemez. Mesela Arda da Barcelona'da oynuyor."
- Çalıştığı sanatçılarla ilgili tüyolar almak istiyorum. "Benim herkesle ilişkim çok iyidir. Yaptığım işte bana güveniyorlar" diyor ve başlıyor anlatmaya: "En titizi Sezen Hanım'dır; son saniyeye kadar her şeyin başında durur. 'Al bu senin, ne yaparsan yap' demez. Her an takip eder. Kayıtların saatlerini, tarihlerini bilir. 'Hacı nasıl oldu merak ettim' der. Kayıttaki müzisyenlerin şarkıyı nasıl bulduğunu sorar. En keyifli Murat Boz'la çalışıyoruz. Bir yandan kayıt, bir yandan mangal yapıyoruz. Şarkıları en hızlı okuyan solist Demet Akalın'dır. Onunla ilgili bir sürü hurafeler var ama ben canlı şahidiyim. Hayatımda gördüğüm en çabuk okuyan Demet. En ilham verici isim ise Ebru Gündeş...

'GÜVENLERİ TAM'
Ona göre en titiz isim Sezen Aksu, en hızlı Demet Akalın'mış. O kendine güveniyor, sanat dünyası da ona...