Tam zamanı tam zamanı şimdi

Tam zamanı tam zamanı şimdi
06 Haziran 2015, 11:10

Yarına kalmasın, bugünden yazalım, üstelik kısa keselim:
Yok, "vatandaşlık görevidir" falan diye hamaset yapacak değilim.
Elbette öyledir de, bunu aziz halkımız pek iplemiyor. Burası İsveç değil.
"Ellerim kırılsaydı da..." muhabbeti, ağlaşmayı seven mazoşist kesimin her zaman daha çok hoşuna gitmiştir.
Ben ahmaklara değil, aklı başında insanlara sesleniyorum:
Oyunuzu mutlaka kullanınız! "Ben ilaç kullanmam" deyip ağrı çeken enayiler gibi, "ben oy kullanmam" deyip sonra da "bu ne biçim memleket" diye atıp tutanlardan olmayınız.
En büyük yanlış, "nasıl olsa bizimkiler kazanacaklar" deyip sandığa gitmemektir.
Nasıl olsa seninkiler kazanmayacaklar, sen gidip de oy verirsen seninkiler kazanacaklar!
Vermezsen havanı alırsın.
Gene bunun gibi, "nasıl olsa bizimkiler kazanamaz" deyip sandığa gitmemek de ahmaklıktır.
Oyunu ver ki partinin gerçek gücü ortaya çıksın. Ver ki, "ben kendi görevimi yaptım" diyebilmeye hakkın olsun.

Oy kullanmayanın, sevinmeye de yerinmeye de hakkı yoktur.

Bakınız ben burada size propaganda yapmıyorum, aklınızı kullanın diyorum.
Oyunu kullanmak, aklını kullanmaktır.

Oyunu kime verirsen ver, yeter ki ver.
Dikkatli kullan, damga dışarı taşmasın.

Oy pusulasını dışa doğru katla, mürekkebin zarfa bulaşmasında bir sakınca yoktur, ama bir de zıt partinin yuvarlağına bulaşırsa... Kaş yapayım derken göz çıkarmış olursun.

Kime oy vereceğini de bil.
1995 seçimlerinden bir anı aktarayım:

Bizim komşunun bir temizlikçi kadını vardı, Mesut Yılmaz'a âşıktı. "Mecazi" anlamda değil, gerçekten yanıp tutuşuyordu.
Seçimden sonra komşu sormuş: "Eee, verdin mi oyunu Mesut Yılmaz'a?" "Tabii verdim," demiş kadın, "kıratın böğrüne mühürü bastım!"
Sen öyle olma.

Çoluğunun çocuğunun geleceğini oylayacaksın, Türkiye'nin önümüzdeki otuz kırk yılına biçim vereceksin.
Bunu uzaylılar değil, Amerikalılar değil, sen yapacaksın. Başkanlık sistemini istiyor musun istemiyor musun, fikrini söyleyeceksin.
Kürtler gitsinler mi kalsınlar mı, ne düşündüğünü göstereceksin.

Eyy kısa ve kalın bacaklı, kıllı, koca memeli, cahil dedikleri halkım... Artık yalnız değilsin. Güçsüz de değilsin. Seni insan yerine koymayan züppelere cevabını ver.

Senin oy verdiğin, seçip başına getirdiğin temsilcilerini ikide bir toplayıp götürüp zindanlara tıkanlara, "sallandıranlara" tokadını yapıştır, kendini göster.

Hadi hayırlı seçimler.

Sabah / Engin Ardıç