"Şehit aileleri ihanet bildirisine imza atanları dava yağmuruna tutarsa..."

Şehit aileleri ihanet bildirisine imza atanları dava yağmuruna tutarsa...
19 Ocak 2016, 10:27

Laf kalabalıklığı içinde, gözlerden kaçan.. Ama benim bir türlü kabullenemediğim, bildirideki bir niteleme de şu: "Bu kasıtlı ve planlı kıyım.."
Kim yapıyor bu "kıyım"ı? Hem de, "kasıtlı" ve de "planlı" kıyımı! Uzaylılar değil, herhalde.. Orada canları pahasına, bölge insanının huzuru için mücadele eden. Ve onlarcası, bu uğurda şehit olmuş asker ve polislerimize yapılıyor, bu"kıyım" suçlaması..
Şehitlerimize.. Şehitlerimizle birlikte görev yapan arkadaşlarına.. Bildiriden bir cümle deha aktarayım: "Devletin vatandaşlarına uyguladığı şiddet.." Bakmayın siz onların, "Devlet" dediklerine.. Sonuçta devlet, soyut bir kavram.. Devlet adına, orda görev yapan, asker ve polisler hedef alınıyor..
Can veren, asker ve polisler.. Anne-babalarından önce toprağa verilen.. Çocukları yetim kalan.. Eşleri dul kalan asker ve polisler.. "Vatandaşa şiddet uyguluyorlar"mış.. Öyle diyor, imzacı sözde akademisyenler!
Tam bu noktada.. Bir hukuk seferberliği çağrısı yapıyorum.. Özellikle son iki ay içinde şehit olan güvenlik güçlerimizin aileleri organize olup.. O bölgede görev yapan asker ve polislerle de birlikte hareket ederek.. Finansmanını, sivil toplum kuruluşlarından temin ederek..
Bu sözde aydınlara.. Onlara destek veren siyasi partilere ve sözcülerine.. "Yerleşim yerlerine ancak bir savaşta kullanılacak ağır silahlarla saldırarak.." "Bu kasıtlı ve planlı kıyım.." "Vatandaşa şiddet uyguluyorlar.." ifadeleri için..
Ayrı ayrı.. Ceza davaları ve tazminat davaları açılmalı.. İşin parasında değilim.. Bana soracak olursanız.. Bu sözde aydınların, paraları yenmez..
Ama.. Savcıların zorlama yorumlarla, "Şu maddeydi, bu maddeye aykırılıktı"şeklinde yapacakları soruşturma yerine.. Suçlamaların bire bir mağduru konumundaki asker ve polisler ile onların yakınlarının yapacakları şikayetlerle.. Gerçeği tersyüz eden sözde aydınlar, mahkeme önünde hesap vermeye başlarsa.. İşte o gün.. Bunların sonu olur! Şehit sayısı kadar.. Hatta o bölgede görev yapan güvenlik görevlisi sayısı kadar açılacak ceza davası.. Yalancıların, oturdukları koltukları da mahkumiyet sebebi ile boşaltmasıanlamına gelecektir..

Ali İhsan Karahasanoğlu/Yeni Akit