İşte FETÖ medyasının son alçaklığı!

İşte FETÖ medyasının son alçaklığı!
09 Şubat 2016, 11:57

Fetullahçı Terör Örgütü tarafından desteklenen Zaman, Sözcü ve Cumhuriyet gazeteleri bugün aynı manşeti atarak bir ihanete daha imza attılar. Aynı merkezden yönetilen 3 gazete Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın G-20 zirvesinde AB Konseyi Başkanı Tusk ve Komisyon Başkanı Juncker ile mülteciler konusunda yaptığı konuşmadaki dik duruşunu cımbızla seçerek “kirli pazarlık” diye veren FETÖ medyası alçaklıkta ve Türkiye düşmanlığında sınır tanımadığını bir kez daha ortaya koydu.

Fetullahçı Terör Örgütü'nün Türkiye'de büyük bir ihanet içinde olduğu ve Erdoğan düşmanlığı için her ihanete imza atmaktan çekinmeyeceği bir kez daha ortaya çıktı. Fetullahçı Terör Örgütü tarafından desteklenen Zaman, Sözcü ve Cumhuriyet gazeteleri bugün aynı manşeti atarak bir ihanete daha imza attılar.

AYNI MERKEZDEN YÖNETİLEN 3 GAZETE AYNI MANŞETİ ATTI!
Aynı merkezden yönetilen 3 gazete Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın G-20 zirvesinde AB Konseyi Başkanı Tusk ve Komisyon Başkanı Juncker ile mülteciler konusunda yaptığı konuşmadaki dik duruşunu cımbızla seçerek "kirli pazarlık" diye veren FETÖ medyası alçaklıkta ve Türkiye düşmanlığında sınır tanımadığını bir kez daha ortaya koydu.

MİLLİ MESELELERİ BİLE ALÇAK MANŞETLERE MALZEME YAPTILAR
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın mülteciler konusundaki duyarlılığı, Türkiye ve Yunanistan kıyılarında boğulan çocuklar, AB üyeliği, Türkiye demokrasisi, Türkiye Cumhurbaşkanı'nın Brüksel'de karşılanması konularındaki dik duruşunu, mültecilerin ve Türkiye'nin haklarına sahip çıkışını "Kirli Pazarlık" manşeti ile veren FETÖ medyası sosyal medyada tepki topladı. Taraf Gazetesi'nin itibarsızlaşmasından sonra Sözcü ve Cumhuriyet'i desteklemeye başlayan Fetullahçı Terör Örgütü, Türkiye'nin en önemli milli meselelerini bile alçak manşetlerine malzeme yaptılar.

TÜRKİYE'YE VE MÜLTECİLERE SAHİP ÇIKAN SÖZLERİNE "KİRLİ PAZARLIK" DEDİLER
Erdoğan'ın "Para Türkiye değil mülteciler için. Ne yapacaksınız mültecileri öldürecek misiniz? 3 milyar Euro vereceksiniz. AB'nin parasına ihtiyacımız yok. Yunanistan krizi sırasında verilen 400 milyar Euro'nun bir kısmıyla Suriye'de güvenli bir bölge açıp sorunu tamamen çözebilirdik. Türkiye 4 yılda 8 milyar dolar harcadı. Bize verdiğiniz tek sözü tutmadınız" sözlerini "Kirli Pazarlık" manşeti ile veren FETÖ medyasına sosyal medya üzerinden tepki giderek büyüyor.

AK PARTİ'DEN İLK TEPKİ: FARKLI KANALLARDAN AKAN ÇAMUR AYNI MERKEZDEN YÖNETİLİYOR
AK Parti İstanbul Milletvekili Mehmet Metiner bugün aynı manşeti atarak bir ihanete daha imza atan Zaman, Cumhuriyet ve Sözcü gazetelerine tepki gösterdi.

İşte Metiner'in yaptığı açıklamalar;

Türkiye'de bazı gazeteler var. Sahiden çamur akıtıyorlar belki iz bırakır diye. Ben bu malum gazeteleri topuna birden Çamuriyet diyorum. Farklı kanallardan akıttıkları çamurlar aynı merkezden idare edildiklerini gösteriyor. Her zamanki gibi hedef kişi yeni Türkiye'nin güçlü lideri Recep Tayyip Erdoğan. Yıkmak istedikleri hükümet Ak Parti hükümeti.

BUNLAR KENDİ ÜLKELERİNE DÜŞMANLAR!

Tipik bir Mankurt zihniyetine sahipler. Kendi ülkelerine düşmanlar. Kendi ülkelerine düşman olanlarla da dostlar. Daha doğrusu ülke düşmanlarının içerdeki tetikçileri gibi çalışıyorlar. Kendilerinin her tarafından kirlilik aktığı için Erdoğan'ın da kirli pazarlıklar içinde olduğunu iddia ederek yalana dayalı bir algı operasyonu yapıyorlar. O Mülteciler bahsinde Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın dediklerini okuduğunuzda gurur duyuyorsunuz. O diyaloglarda ne var? Müthiş bir özgüven var. Batı'nın çifte standardına cesaretle tutulan ayna var. Kendi ülkesinin çıkarlarını dik durarak savunan bir duruş var.

ORADA MÜLTECİLERİN HUKUKUNU KENDİ HUKUKU GİBİ SAVUNAN BİR CUMHURBAŞKANI VAR!
Orada iddia edildiği gibi bir kirli pazarlık yok. Mültecilerin bedenleri üzerinden yapılan bir kirli parasal pazarlık yok. Ya ne var? Mültecilerin daha insanca yaşam koşullarında yaşamalarını sağlayacak bir tutum var. Mültecilerin hukukunu kendi hukukuymuş gibi savunan bir sahiplenme var. Türkiye'nin önüne atılacak üç beş kuruşla dilenci gibi gösterilmesine itiraz var. Yani Türkiye'nin haysiyetini yiğitçe sahiplenme var. "Ya mültecilerin daha insanca şartlarda yaşamalarını sağlayacak bir düzenin kurulması için elinizi taşın altına sokarsınız ya da mültecilerin Avrupa akmasının önünü tutamayız, nereye gitmek istiyorlarsa oraya gitmelerine mani olmayız" demek kirli bir pazarlık değil Türkiye'nin ve mültecilerin hukukunu daha iyi bir gelecek adına korumaktır.

GÜN CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'A SAHİP ÇIKMA GÜNÜDÜR!
Çamuriyet medyasının bir ağızdan aynı iddiaları gündeme taşıması tesadüfi değildir. Efendilerinin kendilerine verdikleri rolü oynuyorlar. Dört bir yandan Erdoğan liderliğine karşı başlatılan bir hamle var. Birileri gene düğmeye bastı besbelli. Umarım ve dilerim içimizden birileri Erdoğan'a açık ve örtük yollarla getirdiği eleştirilerle hangi güçlerin değirmenine su taşıdıklarını, bu süreçte hangi güçlerle aynı dalga boyunda yer aldıklarını görürler de susarlar. Gün, yeni Türkiye'nin liderine sahip çıkma günüdür. Nefsaniyet günü değil.