Azeri gazeteciden Milli duruş dersi

Azeri gazeteciden Milli duruş dersi
04 Nisan 2016, 09:33

Ülkesindeki şehitlerle ilgili soru sorarken ağlayan Azeri gazeteci Ganire Ataşova, Cumhurbaşkanı’na hakaret edip, PKK,YPG, FETÖ ve Ermeni lobilerinin maşası olmayı gazetecilik sananlara milli duruş dersi verdi.

Bir gazeteci işini yaparken aynı anda nasıl milli duruş ya da ülkesine düşmanlık sergiler? Ya da bir devlet milli olmayan gazeteciye ne yapar? Yanıt arıyorsanız Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ABD ziyareti sırasında ona ağlayarak soru soran Azeri gazeteci ile sözde Türk gazetecilerin Erdoğan'ı nasıl protesto ettiğine bir bakın, bir de ülkenin gizli bilgilerini yayımlayan Wikileaks ve Julian Assange'ı ABD'nin nasıl 'Vatana ihanet' ile suçladığına.

Azerbaycan'da şehit verilirken gazetecileri göz yaşlarına hakim olamazken, Türkiye'de ise sırf Hükümeti ve Cumhurbaşkanı devirmek ya da zayıflatmak için terör kullanılıyor, hatta basın özgürlüğü altında ajanlık ve Türkiye düşmanlığı yapılıyor. ABD'de Cumhurbaşkanı Erdoğan'a göz yaşları içinde sorular yönelten Azeri gazeteci Ganire Ataşova bu durumu, "Şehit düşen Azeri askerler benim de evlatlarımdı, duygulandım" diye açıklarken; aynı sıralarda terör örgütleri PKK/PYD, Paralel Yapı, Ermeni lobileri ile işbirliği yapan sözde Türk gazeteciler ise Erdoğan'ı protesto etmek veya Erdoğan üzerinden Türkiye düşmanlığı yapmakla meşguldü.

DEŞİFRE OLDULAR

Erdoğan'ın ABD ziyareti, Türkiye-ABD ilişkilerinde görülmemiş kadar kapsamlı geçti ve uluslararası ilişkiler uzmanlarına göre ABD, Türkiye ve Erdoğan'ın önemini 'teyit etti'. Ama Türkiye düşmanları ve onların yerli uzantısı medyaya göre iki ülke arasında 'Soğuk rüzgarlar esti'. Erdoğan'ı sandıkta deviremeyen Gezicilerin son umudu, Türkiye-ABD gerginliği ve ABD darbesi yaratmak. ABD devleti içine yuvalanmış Neoconların işbirliğinin yanı sıra, ziyarete dair attıkları manşetlerle onların taşeronu yerli ve yabancı gazeteleri de deşifre etti.

YALAN MANŞET

Başkan Obama, Türkiye aleyhtarı bir gündem yaratmak isteyen gazetecinin Erdoğan aleyhtarı sorusuna, Türkiye'deki basın özgürlüğü konusundaki endişelerini Erdoğan'la da paylaştığını söyledi. Ama Erdoğan'ın 'Görüşme sırasında böyle bir konuşma olmadı' demesine ve Beyaz Saray'ın bu görüşmede böyle bir konuşma geçmemiş olduğunu teyit etmiş olmasına rağmen Hürriyet gazetesine göre iki lider ve ülke arasında 'Soğuk rüzgarlar esti'. Türkiye'de MİT TIR'larına yönelik 'ajanlık faaliyetleri' nedeniyle casusluk suçlamasıyla yargılanan Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar'ın Cumhuriyet gazetesine göre ise 'Obama, Erdoğan'ı çok ağır eleştirdi'.

Obama'ya yaklaşıp, ona protesto gösterisinde bulunmaya çalışın da ABD'li korumalarının size ne yaptığını bir görün! Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı ABD'de yakın mesafeden protesto etmek isteyen sözde Türk gazeteciler, korumalar tarafından engellendi. Zaten yapmak istedikleri de buydu, olay çıkarmak. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın korumalarını taciz eden, terör örgütü FETÖ'ye bağlı gazetelerde yazarlık yapan ve terör örgütü PKK'nın Suriye kolu PYD'nin başı Salih Müslim'in propagandasını yapan Amberin Zaman, bu durumdan ne kadar mutlu olduğunu şu sözlerle itiraf etti: "Cumhurbaşkanı'nın Amerika gezisi denince akıllara kazınan imaj bu. Herkese saldıran korumalar kaldı hafızlarda. Türkiye'nin imajı yerle bir."

FETÖCÜ PKK'LILARLA

Paralel Yapı'ya bağlı eski polis memuru ve Taraf gazetesi yazarı Emre Uslu, ABD'de Brookings Enstitü önünde Erdoğan'ı protesto gösterileri yaparken PKK/PYD'liler ve Türkiye aleyhtarı pankart taşıyan Ermeni lobisi taraftarlarıyla yan yanaydı. Bir diğer FETÖ'cü sözde gazeteci Adem Yavuz Arslan'a göre ise "ABD'de yaşananlar bir skandaldı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan bunu anlayamadı" dedi.

O SORU, GÜNLER ÖNCESİNDEN PLANLANMIŞ

ABD Başkanı Obama'nın, Erdoğan'a yönelik basın eleştirisi yapmasına neden olan 'Çanak soruyu' bakın kim, nasıl sormuş? Soru şöyle: "Dün Brookings Enstitüsü'ndeki çirkin olaylardan birkaç saat sonra Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan'la görüştünüz, Erdoğan'ı otoriter biri olarak görüyor musunuz?" Bu yönlendirmeli soruyu soran, Fransız AFP ajansı muhabiri Andrew Beatty. Andrew'in kim olduğunu anlamak için sadece twitter hesabına bakmak yeterli. İki gün önce paylaştığı twitin başlığı: "Erdoğan, diktatör olma yolunda ilerliyor" ve ilk cümleleri şöyle: "Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhtemelen Başkan Obama ile buluşacağı Washington'a geliyor bu hafta. Hakkettiği 'kınama, aşağılama'ya maruz kalmadan başkente girip çıkmayı başarması iyi bir iddia sebebi." Beatty'nin Erdoğan'ı aşağılamaya yönelik planı gündeme getirip ardından Obama'ya yönelik bu soru, Gezici/ FETÖ işbirliğinin Türkiye'ye yönelik yeni bir kampanyasını da duyuruyor. Beatty'nin bu yazıyı alıntı yaptığı New Yorker'daki Dexter Filkins'in yazısı ise adeta Türkiye düşmanı ABD'deki Neoconlar ile onların Türkiye'deki taşeronları FETÖ ve Gezicilerin işbirliğini deşifre ediyor. Türkiye ve Erdoğan'ın iktidara geldiği 2003 yılında kadar ABD'nin Ortadoğu'da model demokratik İslam ülkesiymiş ama şimdi Zaman gazetesine el konması, Cumhuriyet gazetesi yöneticisi Can Dündar'ın tutuklanması ve Kürt gazetecileri yargılama ile antidemokratik bir ülke olmuş ve Erdoğan da diktatörleşiyormuş...