Burnuma pis kokular geliyor

Burnuma pis kokular geliyor
15 Nisan 2016, 12:21

Özerklik talebinden neden geri adım attılar

Burnuma "tuhaf" kokular geliyor. Ya da "pis" mi desem… Sonunda söyleyeceğim sözü baştan söyleyeyim. Bizim aklımızla, hafızamızla alay etmeye kalkıyorlar. "Özerklik ilanı ile sonuç elde edilemez. Bu ülkeyi böldürmeyeceğiz…" türü açıklamalar yapıyorlar. Bu açıklamalarını "Acaba bir işaret mi aldılar" endişesiyle karşılıyorum. Diyebilirsiniz ki, "Bu vatan hepimizin ortak vatanı. Çatışmaya bir dur demek gerekmiyor mu?" Bu cümleyi kurmanızda bir beis yok. Ve fakat, bu cümleden önce çok yakın tarihte neler yaşamadık ki diye de düşünmeniz gerekmez mi? Şu anki çatışma ortamının ana sorumlularının bazen alaycı, bazen tehditkar, bazen umursamaz, bazen tahrikkar açıklamalarını bir kenara mı bırakacağız?

PKK'lı teröristlerin hendeklere gömüldüklerini görünce… Halkın onlara destek vermediğini görünce… Terör örgütünün üst düzey yöneticilerinin bodrum katlarına sıkıştıklarını görünce…
27 Ocak 2016'da bu kez HDP milletvekili Osman Baydemir azılı teröristleri kurtarmak için Meclis kürsüsünde yalanlar eşliğindeağlamadı mı?
"Halkımız" dediklerini sokağa dökemediler. Kürtler hiçbir kitlesel eylem çağrılarına kulak vermedi. Bu kez 4 Mart 2016 günü Diyarbakır'da sokak ortasında Cuma Namazı için saf tutmadılar mı? Dindar Kürtler, bu hali görünce hayret etmedi mi? Ve nihayet… Daha önce, "Feodalizmin taşıyıcı unsuru olarak gördüğünüz dini" hatırlamadınız mı?

6 Nisan 2016'da 3 aylar ve kandili bahane edip "eller tetikten çekilsin" demediniz mi? Şimdi ne bir şey oluyor… Kaybettiniz! Kaybedeceksiniz. Kalkışan, elinde silahı olan kim varsa tasfiye edilecek. Ona destek verenler de… Bunu gördünüz ve gidip Almanya'da, "Özerklik ilanıyla sonuç elde edilemez. Hata yapmış olabiliriz" türü cümlelerle nedamet getiriyor görüntüsü veriyorsunuz. Bu dönüşümünüz çok şüphe çekiyor farkında mısınız?

Bir "üçüncü göz" ya da gözlemci sözü aldınız da "şahin"likten"güvercin"liğe mi evriliyorsunuz? Bu millet sizin ne olduğunuzu gördü! O elinize tutuşturulup ekranlarda çaldığınız bağlama başınızda parçalanmadıkça bu işin oluru yok! Onca şehit, onca gazi, onca acılı aile varken… Ve her eve ateş düşerken… Size akıl değil, hesap vermek düşer.Bilmem anlatabiliyor muyum?

Hasan Öztürk/Yeni Şafak