Atalay Filiz seri katil mi?

Atalay Filiz seri katil mi?
13 Haziran 2016, 09:49

Melih Altınok / Sabah.com.tr

Günlerdir gündemimizi meşgul eden Atalay Filiz, bindiği bir minibüsün şoförünün ihbarıyla İzmir'de yakalandı. Şimdi günlerdir düşündüğüm ancak yoğun gündemden ötürü giremediğim bir mevzuda iğneyi elime almamın zamanıdır. Evet, "seri katil" mevzuundan bahsediyorum. Filiz'le ilgili tartışmalar medyada yer almaya başladığı andan itibaren, ben de dahil, hepimiz tanımda hatalı davrandık. Kimimiz Filiz'in seri katil tanımına uyup uymadığını sorgulamadığından, kimimizse kavramın çarpıcılığından vazgeçemediği için hata yaptı. Oysa Filiz, "seri katil" değil olsa olsa "seri cinayet zanlısıydı."
Seri katil, aynı yöntem ve aynı saikle birden fazla cinayet işleyenleri tanımlamak için kullanılıyor. Hatırlayacaksınız, yaşlı insanların toplumun gelişmesinin önünde engel olduğunu düşünüp yaşları 68-95 arasındaki 11 kişiyi öldüren ve kadın kurbanlarına da tecavüz eden nam-ı diğer Artvin Canavarı onlardan biriydi mesela. Yakalandığında "çivigördüğümde çakmak istiyorum" diyen 5 kişinin katili Denizlili Adnan Çolak da...

Gelin görün ki anlaşıldığı kadarıyla Filiz ilk kurbanı dışındakileri, cinayetini gizlemek saikiyle öldürdü. Cinayet yöntemleri de birbirinden farklı.

Bu konuda aramızda en erken refleks gösterip "seri cinayet zanlısı" ifadesini kullanan ve dün bu ayrıma dikkat çeken bir de belgesel yayınlayan Nermin Yurteri yönetimindeki NTV'yi "editoryal aklından" dolayı tebrik etmek gerek.
Bence ilerleyen günlerde, bu tarz süreçlerde zanlının popülerleşme tehlikesine karşı gösterilecek hassasiyetler üzerinde de durmalıyız. Atalay Filiz'le selfie çeken polis memurlarının densizliği bu konunun ne kadar hayati olduğunun kanıtı sanırım.

***

ARTIK KISA CÜMLELER KURMAK GEREK

Bazı uzmanlar Türkiye gibi ülkelerde seri katillere "batıya" göre daha az rastlanmasını "modernizm bataklığı" çerçevesinde tartışıyor. Bu kişilerin en çok ABD'de görülmesini "genetik mirasla" açıklayanlar bile var.
Ancak kesin olan, bizde seri katil tanımına uyan cinayetlerin az olmasının bir nedeni de polisin zanlıların yakalanması konusundaki hızlı refleksi. Zira eskiden "zanlıdan delile ulaşma ustası" şeklinde esprilere konu olan polisimiz zanlıları çoğu zaman çabuk yakaladığı için olası seri cinayetlerin de önüne geçiyor.
Söz polisten açılmışken Atalay Filiz'in yakalanmasında son rolü oynayan İzmir Emniyeti'nin hakkını da teslim etmeli. Filiz yakalanır yakalanmaz kameraların karşısına geçen İzmir Emniyet Müdürü Celal Uzunkaya gayet samimi ve profesyonel bir profil sergiledi. Uzunkaya'nın tek hatası, konuşmasını biraz uzatması oldu. Uzatınca da ağzından "zeki bir delikanlıya benziyor" türünden bir ifade çıktı.
Dün sosyal medyada Uzunkaya'ya tepkiler vardı. Bu olay benzeri durumlarda konuşma sırasındaki hatanın anında düzeltilmesinin faydalı olacağını bir kez daha hepimize gösterdi. Ancak yine de fazla büyütmemek gerek. Çünkü olayın sıcaklığı, kamera heyecanı gibi sebepleri de unutmadan, başarılı sonucun emniyet müdürünün bu hatasını fazlasıyla tolere ettiği ortada.

***

SERİ 'AKAPE' TAKINTISI

Atalay Filiz'in yakalanmasını Cumhuriyet'e değerlendiren cinayet romanı yazarı Ahmet Ümit'in konuyu "AKP kul istiyor" mevzuuna bağlaması, sanırım bu süreçteki seri mantık hataları arasında Oscar adayıdır. Nasıl diyorduk eskiden, hah buldum: "Roman yaz onurunla yaşa, mantığını satma!