Artık cevap verme zamanı geldi!

Artık cevap verme zamanı geldi!
04 Eylül 2016, 10:34

Melih Altınok / Sabah.com.tr

PKK son olarak dün 11 Türkiye Cumhuriyeti vatandaşını şehit etti. 28'ini de yaraladı.
11 can... Yaralıların içinde durumu ağır olanlar da var.
Şehit sayısının kesinleştiği saatlerde TBMM'de temsil edilen HDP'nin Eş Başkanı Selahattin Demirtaş'ın Alman Süddeutsche Zeitung gazetesindeki röportajı yayımlandı.
Demirtaş gazetenin "HDP için PKK'ye ve şiddete mesafe koymak neden bu kadar zor?"şeklindeki sorusu üzerine şunları söyledi:
"Biz PKK'yi terör örgütü olarak tanımlamıyoruz. Ancak, sivilleri hedef alan eylemlerini terör olarak nitelendiriyoruz."
Türkçesi "PKK ideal olarak, Türk polisi ve askeri öldüren bir örgüt olduğu için ortada bir sorun görmüyoruz." Merak ediyorum. PKK'nın son saldırıda öldürdüğü insanlar sivil değil askerler olduğu için, Demirtaş ortada azıcık bir "sorun" dahi görmüyor mu?
Peki, nasıl olacak bu iş?
Yo yo vicdandan, insanlıktan falan bahsetmiyorum. Çoluk çocuk katledenlerin arkasına sığınıp seçilen, aramıza karıştıklarında ise milletvekili rozetini gösterenlerde insani vasıflar aramıyorum elbette.
Ortada taş gibi somut bir soru var.
Savaş kararı almaya muktedir, yani TSK'yı sevk ve idare eden TBMM'nin üyesi değil misiniz? Partiniz de bu sorumluluğu üstlenen Meclis'te grubu olan "yasal" bir parti değil mi?
Halkın size verdiği bu görevi layıkıyla yerine getirmek, "düşmanlarımızla" işbirliği yapmamak üzerine namusunuz ve şerefiniz üzerine yemin etmediniz mi?
Evet, nasıl olacak bu iş?
Meclisimizde, ulusal güvenlik politikalarının üretilmesinde söz sahibi olanlar arasında Türk askerinin ve polisinin öldürülmesini "sorun bile" etmeyen, sivillerin öldürülmesini ise"azıcık hatalı" görenler varken bu ülke, bu halk nasıl var olacak?
Bu sorunun yanıtını daha nasıl, ne zamana kadar erteleyeceğiz?
Hukuki yaptırımdan bahsetmiyorum. Onu yargı bilir. Artık vermemiz gereken cevap bizimle ilgili. Halk, siyasetçiler, aydınlar, medya bu tartışmanın neresinde?

***

Yine oy verir misiniz?
HDP'nin yüzde 5-6 civarında bir oyu var. Bölgedeki tehditleri, sandık oyunlarını, mahalle baskısını falan çıkartırsanız yaklaşık yüzde 3 gibi bir kitle, PKK'nın terör eylemlerinin savunulması da dahil partinin politikalarını destekliyor.
Parti 7 Haziran seçimlerinde bu oyu yüzde 13'e kadar çıkarttı.
Bu yükselişte, Aydın Doğan'ın medyası başta olmak üzere yerli ve yabancı basının, yaygın pr kampanyalarının etkisi oldu.
Kampanya öylesine sistematikti ki, hiçbir şey ihmal edilmemişti. Sazlı sözlü açık oturumlara, estetik operasyonlara ve 'da Demirtaş'ı yakışıklı bulan kız profillerinin açılmasına kadar...
Demirtaş "onu başkan yaptırmayacak ideal bir bölendi."
Sonrasında yaşananları biliyorsunuz.HDP yöneticileri, kendilerinin oyuna ve ABD'nin desteğine güvenerek "Devrimci Halk Savaşı" başlatan PKK'yı sonuna kadar desteklediler.
Belediyeleriyle, söylemleriyle, gerektiğinde eylem alanına gidip teröristlerin kaçmasına yardımcı olacak koridorlar açmaya çalışırken bedenleriyle...
Şimdi merak ediyorum, kahir ekseriyeti CHP seçmeni olup, barajı anlamsız kılmak ya da HDP'ye bir şans vermek gibi gerekçelerle 7 Haziran'da HDP'ye oy veren "emanetçiler" ne düşünüyorlar?
Bence çok pişmanlar.

***

Öyleyse Twitter'dan engelimi kaldır
FETÖ'ye yönelik soruşturmada tutuklanan Meydan gazetesi yazarı Atilla Taş, mahkemede müthiş bir aydınlanma yaşamış.
Savunmasında "Bilseydim, değil gazetelerinde çalışmayı, selam dahi vermezdim" demiş.
"Büyük sanatçı" tam olarak bunu söylediğim için beni Twitter'da engellemişti.
Söyleyin de açsın. Bundan sonra atacağı tweetleri çok merak ediyorum da.