Operasyon Hürriyet’i

Operasyon Hürriyet’i
26 Ekim 2016, 12:52

Ergün Diler / Takvim.com.tr

Kendisini önemli ve büyük gazete olarak tanıtan HÜRRİYET yıllarca yaptığı operasyonlardan birine daha imza attı. Medya ile meslekdaşlarımız ile ilgili yazı kaleme almayı pek sevmem. Okuyucunun hoşuna gittiğini de pek düşünmem.
Kısır tartışmaların ülkeye bir şey kazandırmadığı da ortada. Ama şimdi konu değişik mi değişik!
HÜRRİYET eski Türkiye'nin alışkanlıklarından gitmeye devam ediyor. Sonuç alacakları yok ama HUYLU HUYUNDAN VAZGEÇMİYOR!
Açalım biraz...
Önce rotamızı belirleyelim...
TARKİM'den girip BYLOCK'tan çıkacağız. Hürriyet'te mola verip Vuslat Hanım'la ABD gezisine katılacağız...
Haydi bakalım...
FETÖ'cüler 2011'de İTALYA'nın en tanınmış KORSAN şirketi HACKING TEAM ile anlaştı. Anlaşma İtalyan şirketi ile Emniyet Genel Müdürlüğü arasındaydı. İzinsiz dinlemeler için VİRÜS'e ihtiyacı olan FETÖ, anlaşılan meblağ üzerinden akrabalık kurdu.
Bu şirketin katkısıyla HEDEFTEKİ İSİMLERE VİRÜS gönderildi.
SİBER SUÇLARLA MÜCADELE DAİRE BAŞKANLIĞI aslında yabancı ortağıyla suç işliyordu! Tabii öncesinde polis ile şirket arasında temas sağlanıyordu. DEMOLAR hazır hale getirilirken 20 Mayıs 2011'de İSTANBUL'da DATALİNK ANALİZ LİMİTED isimli bir şirket kuruluyordu.
778027 sicil No'lu şirketin sahipleri Sami Topal ve Yusuf Coşkun görülüyordu. Bundan tam bir ay sonra yine İstanbul'da başka bir şirket daha ortaya çıktı. 781934 sicil NO'lu şirketin ismi BASE BİLGİ TEKNOLOJİLERİ LİMİTED 'di! Hisselerin yüzde 90'ı ATALAY CANDELEN 'e, yüzde 10'u da Önder Yılmaz'a aitti!
İşler tıkır tıkır yürürken POLİS hedefteki isimlere virüsleri yolluyordu. Hiç pürüz yoktu. Bir süre geçiyor ve ATALAY CANDELEN , BASE 'de olduğu gibi DATALİNK'in de yüzde 90 hissesini alıyordu. Artık patron oydu!
Tabii bir de ödeme yapılması gerekiyordu. İşler karışıyordu...
Gelen-giden e-mailler trafiği altüst etti. DUBAİ'de ödeme yapılması gerekirken tabela şirketleri üzerinden adım atılması planlanırken, DATALİNK, İtalyan ortağı Hacking Team'e yaklaşık 140 bin euro ödedi!
Kim vardı karşımızda? ATALAY CANDELEN !
Peki kimdi bu isim?
Cevabı basit!
MHP'yi bitirmek için seks kasetlerini yayınlayan ve Devlet Bey tarafından suçlanan FARUK BAYINDIR'ın ortağı...
Bitmedi, devam...
HÜRRİYET gazetesi New York'a gitti. BYLOCK'un sahibini buldu!
Gazeteci arkadaşımıza bir şey söylemek istemem. İştahla kalkıp oraya gidiyor ve işini yapıyor. Buna saygı duyarım. Ama iş tamamen yanlış! Çünkü kendisinin karşısına çıkan DAVID KEYNES , yani ALPARSLAN DEMİR, bir FETÖ'cü. Kendisinden önce pek çok gazeteciyi arayıp HÜRRİYET'e yazdırdıklarını yazdırmak istedi. Kimse gitmedi. Sanırım en son HÜRRİYET MUHABİRİNE ulaştı. O da ikna oldu.
Gitti. İşini yaptı. Tabii soru sormadan dönmüş olması çok ilginç! Belli ki arkadaşımız bu ilişkilerin dışında. Yeterli bilgiye sahip değil. Ne TARKİM'i ne FARUK Bayındır'ı ne de bu izlerin gittiği yerleri biliyor! İŞTE ENSESİNDEN FOTOĞRAFINI YAYINLADIKLARI
ALPARSLAN DEMİR, polis ile suça karışan ATALAY CANDELEN 'in en has adamı! Belki de ortağı! Yani karşımızda bir kriminal isim var! Ve çizdikleri senaryoyu HÜRRİYET üzerinden yayma operasyonu var!
HÜRRİYET GAZETESİ , aldığım bilgilere göre, yayın kurulunun itirazına rağmen bu haberi MANŞETTEN YAYINLADI! Koca koca sayfalar ayırdı. İçinde soru olmayan röportajla önce MİT'e darbe vurmaya kalktı! Ama bu yapılması bambaşka bir amaca hizmet ediyordu!
Şimdi oraya gelelim...
Biraz daha açarak ilerleyelim...
HÜRRİYET'te geçtiğimiz günlerde aile içi bir operasyon yaşandı! Mehmet Ali Yalçındağ uzaktan gelmeyen bir hamle ile indirildi! Kim yaptı, neden yaptı bilemem! Ama taşın uzaklardan gelmediği izlenimi çok kuvvetli! Kim bilir belki de Mehmet Ali Bey Hürriyet'te yayın ekibini değiştirecekti. Ama bir güç buna izin vermedi.
MAİLLERDEN GİTTİ! SİBER SUÇ YİNE!
Devam...
Mehmet Ali Bey gidince direksiyona Vuslat Hanım geçti!
Ayağının tozuyla AMERİKA'ya uçtu!
Aydın Doğan Vakfı Başkan Yardımcısı ve Hürriyet Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Vuslat Doğan Sabancı, Atlantic Council'da "İslamofobi: Efsaneleri Çökertmek ve Daha İyi Bir Diyalog Kurulmasını Sağlamak" konulu panelde açılış konuşmasını yaptı. Etkili bir konuşmadan aklımda kalan şu satırlar oldu: "...Birlikte yaşama kurallarını oluşturuyorsak kendi konuşma özgürlüğümüze sahip çıktığımız kadar başkasının da 'duyulma' hakkına sahip çıkmalıyız. Hepimiz birlikte bu gemideyiz. Ve bu gemiden başka gidebilecek yerimiz yok. Barış istiyorsak birlikte yaşama yollarını bulmalıyız...
Bunun için kalıplaşmış fikirlerimizi ve önyargılarımızı bir kenara bırakarak;
'korkmadan, merakla' ötekinin sesine kulak vermeliyiz. Birbirimizi anlamaya ve dinlemeye, 'hakiki sohbete davet' etmeliyiz. Bu sözlerimin en güzel ifadelerinden biri Kur'an-ı Kerim'in Zümer Suresi'nin 18. ayetinde şöyle yer bulur; Bütün seslere kulak verin, ancak en güzeline uyun..." Vuslat Hanım'ın ABD'ye gitmesi ile HÜRRİYET'in New York'ta BYLOCK'un sahibini bulması tamamen tesadüftü! Hayat böyledir. Tesadüfler garip bir şekilde dikkat çekicidir!
Brooklyn Köprüsü altında verilen poz'un Hürriyet'te manşet olmasının da bir tesadüften öte anlamı yoktur! Hürriyet'in bu manşetle "15 TEMMUZ'un arkasında FETÖ yoktur" demesinin de VUSLAT HANIM'ın Amerika seyahati ile hiçbir ilgisi yoktur!
Devletin gazetesi olarak kendini sunan HÜRRİYET'in hangi devlet adına kendi devletine saldırdığının da cevabı yoktur!
Belki arayan bulur!
HÜRRİYET, New York'a giderek TARKİM'in içinden çıkan ve hala o ekiple birlikte çalışan ALPARSLAN DEMİR'i bulmuştur. Daha doğrusu DEMİR onları bulmuştur! Amaç "15 TEMMUZ'U FETÖ YAPMADI" demektir!
ANCAK DAHA ÖNEMLİ BİR AMAÇ VARDI!
Tayyip Erdoğan'ın BAŞKANLIK SİSTEMİ ÖNERİSİNE en büyük destek MHP lideri Devlet Bahçeli'den gelmiştir. İŞTE UZAKLARDAKİLER bundan rahatsız oldu. VUSLAT HANIM'ın oralara gidip bilmediği konularda konuşması, ense tıraşı gösterilen FETÖ'cünün manşet yapılması, 15 Temmuz ile Pensilvanya'nın birbirinden ayrı gösterilmesi tek bir amaca hizmet ediyordu!
HÜRRİYET O MANŞETLE yani BYLOCK ile BAŞKANLIK SİSTEMİNE KARŞI İSYAN BAYRAĞI AÇTI!
Bunu da FETÖ'den destek alarak başlattı...
HÜRRİYET budur!
Ansiklopediler yetmez anlatmaya...
Eski Türkiye'de yaşamadıkları halde alışkanlıklarından kurtulamıyorlar...
Hem aile içinde hem de DEVLETİN BAŞINDA operasyona kalkıyorlar...
Gidecekleri bir yer yok! Alacakları bir sonuç yok... Ama TARKİM'den Pensilvanya'ya, Emniyet'ten HÜRRİYET'e, Vuslat Hanım'dan Aydın Bey'e, Faruk Bayındır'dan Atalay Candelen'e, David Keynes'ten yani Alparslan Demir'den YALÇIN AYASLI'ya ve oradan da FETÖ avukatı Halil İbrahim Koca'ya kadar uzanan bir yol var...
DEVLETİ daha doğrusu TÜRKİYE'yi kimseye bırakmak istemeyen büyük bir güç ve ağ var!
Pensilvanya, FETÖ burada aracı.
Kullanılan! Bugün onlar, yarın bir başkası...
HÜRRİYET darbeye karşıydı! Siz öyle mi sanıyorsunuz!
Sakın yanılmayın!
Kuruldukları günden bu yana DARBENİN içinde hep onlar vardı!
Sadece kimse yazmadı...
Bunlar hakkında yazılacak çok ama çok şey var. Şimdilik ben elimi oynatmayacağım. Ama ne olur cumartesi AKŞAMI AHABER ekranlarının karşısında olun!
Bunlarla en büyük mücadeleyi yapan ASİL NADİR'i YAZBOZ'da izleyin...
İzleyin ki bunların kim olduğunu öğrenin!
Bakalım operasyon yapanların sonu ne olacak!
İZLİYORUZ!