FETÖ'nün Trump korkusu

FETÖ'nün Trump korkusu
26 Kasım 2016, 10:46

Sabah.com.tr / Mahmut Övür

ABD seçimlerini Donald Trump'ın kazanmasıyla dünyada nelerin, nasıl değişeceğini ocaktan sonra görmeye başlayacağız. Ama Türkiye ile ilişkilere ilişkin bazı ipuçları var. Bu konuda daha adım atılmadan anti propaganda yapılmaya başlandı bile... İçeriden ve dışarıdan Türkiye karşıtları harekete geçmiş durumda.
Özellikle Trump'ın Ulusal Güvenlik Danışmanı Mike Flynn'ın geçmişte ve seçim sürecinde Türkiye'ye ilişkin söyledikleri, hatta söylemedikleri üzerinden yazılan köşeler, yapılan haberler deyim yerindeyse tam bir algı operasyonu.
Bunun en önemli nedeni de, başını FETÖ'nün çektiği Türkiye ve Cumhurbaşkanı Erdoğankarşıtlarının yatırım yaptıkları Hillary Clinton'un seçimi kaybetmesi ve seçim günü Flynn'ın FETÖ hakkında zehir zemberek bir yazı yazmasıydı. Flynn, o yazıda Gülen'i BinLadin'e benzetmiş ve şöyle yazmıştı:
"...Pensilvanya'da oturan karanlık İslami molla Fetullah Gülen. Gerçekten bir ılımlı olsa ne sürgünde olurdu ne Recep Tayyip Erdoğan ve onun hükümetinin düşmanlığını çekerdi..."
Yazı, yeni dönemde Trump yönetiminin Türkiye'ye zarar veren darbeci FETÖ'ye nasılbaktığının ilk işaretiydi. Bu ilk işaret, seçim sonuçlarıyla FETÖ ve onun arkasında duranABD'deki güçler için sonun başlangıcıydı.
Aslında FETÖ, arkasında CIA da olsa ABD için artık riskli olmaya başlamıştı. İşte bu korkuyu hisseden FETÖ'cüler, çevrelerini de harekete geçirerek ABD ve Türkiye medyasında Flynn'a cephe açıyor, onunla ilişkili herkese yönelik algı operasyonu yürütüyordu.
Bu nedenle Flynn'ın geçmişte Türkiye için, İslam için söyledikleri cımbızlanarak yazılıyor, Türkiye ile Trump yönetimi arasında henüz başlamayan ilişkiler zehirlemek isteniyordu.
Üç gün önce Cumhuriyet gazetesinde çıkan, "Trump'tan 'Bağımsız Kürdistan' açıklaması" tam da bu tür haberlerden biriydi.
Habere göre Mike Flynn Kürdistan TV'ye konuşmuş ve şöyle demiş: "Ortadoğu'da üç veya dört yeni devletin doğacağı kanaatindeyim ve gelecekte bir bağımsız Kürdistan'ı göreceğimizi söyleyebiliriz."
Peki, bu başlıkla gelecekte kurulabilir açıklaması aynı anlamı mı taşıyor? Hayır taşımıyor. Daha önemlisi bunun eski ve seçim öncesi bir senaryo analizi olması. Bunu seçim sonrası Trump ekibinin bir tercihi olarak ima etmek ve Barzani'nin Türkiye'ye geldiği gün vermek sadece habercilik mi?
Flynn'la ilgili yazılan bir başka haber de 15 Temmuz darbe gecesiyle ilgili. O gece Flynn, bir toplantıda konuşurken özetle şöyle diyor: "Muhtemelen çoğumuzun haberi yok ama şu anda Türkiye'de bir darbe oluyor. Ben de Türk ordusuna mensup, bizimle birlikte eğitim almış bir arkadaşımla irtibat halindeyim. Türk ordusu başarılı olacak mı bilmiyorum. Ordunun söylediği 'NATO'ya ve Birleşmiş Milletler'e olan sorumluluklarımızı tanıyoruz. Dünya tarafından seküler bir ülke olarak görülmek istiyoruz' işte ordu bu..."
Flynn'a bilgi aktaran subayın "seküler" yalanı gibi neler söylediğini bilmiyoruz ama bu açıklamayı verenlerin demek istediği şu: Trump ve yönetimi de askeri darbeyi destekliyor. Yani Cumhurbaşkanı Erdoğan'a karşılar. Buradan medet uman bir siyasi akılla karşı karşıyayız.
Aslında Trump'ın seçimi kazanması Türkiye için ne "zafer"dir ne de "kâbus." Ama Trump'ın, ikinci seçenek olan Clinton'dan, en azından FETÖ ve devletlerarası ilişki tercihi nedeniyle farklı olacağı bekleniyor. Bu da yeni ve daha gerçekçi bir ilişki kurma şansı sunuyor. Trump veya Flynn gibi biraz ilişkimizin iyi olduğu bu isimleri, Türkiye ve bölgeyle ilgili doğru bilgilendirmek gerekiyor. Bunu, darbeci subaylara ya da FETÖ'cülere bırakınca neler olduğunu gördük. Bu çabaları çoğaltmalıyız. Türkiye'nin buna ihtiyacı var.